Downloads | Articles | Quran -=] IslamicReform.org | 19.org [=- Kuran | Makaleler | Dosyalar

Home » Türkçe » Genel Tartışmalar » Carpıtmadan Gizlemeden, ama Koşulları Hesaba Katarak
Carpıtmadan Gizlemeden, ama Koşulları Hesaba Katarak [message #41756] Wed, 15 November 2006 01:22 Go to next message
  Edip Yuksel  is currently offline Edip Yuksel
Messages: 3143
Registered: June 2002
Location: Arizona
Independent

Selam dostlar:

Bu tartışma önemli bir tartışma. Keşke şahsi kırgınlığa yol açmayacak bir dil ve uslupla ifade etsek görüşlerimizi. Bence tebliğ yöntemi üzerinde daha çok araştırmalı, düşünmeli ve tartışmalıyız. Dini, sosyal veya politik birçok örgütün, önünde sonunda karşılaştığı önemli bir sorundur bu.

Bir yandan, Firavun gibi bir müstekbire bile yumuşak sözle tebliğ etmemiz (20:44), Allah'ın yoluna bilgelikle ve güzel bir aydınlatma ile çağırmamız (16:125), cahili bağnazlıklarını ve düşmanlıklarını arttırmamak için cahillerin putlarına sövmememiz (6:108), bir zamanlar bizim de onlar gibi olduğumuz anımsatılarak bize selam veren kişileri "Sen müslüman değilsin" diye reddetmemiz isteniyor (4:94). Öte yandan, insanlarla iletişimde bulunurken uymamız istenen bu öğütlere ek olarak, mesajımızın içeriği bakımından tavizsiz bir tavır takınmamız gerektiği önemle vurgulanıyor (2:120; 2:145; 4:113; 5:48-49; 6:56; 6:111; 6:116; 6:150; 13:37; 42:15; 47:14; 45:3). Nitekim, islam'ın yani barış içinde sadece Allah'a teslim olma sisteminin ana mesajı olan "LA ilahe illallah" ifadesi LA ile başlayarak geleneksel ve yerleşmiş putları ve doğmaları protesto ediyor onlara isyan ediyor. Bu protestoyu kavga ve savaşlar yoluyla değil, barış içinde gerçekleştirilen entellektüel tartışmalar ile gerçekleştirmeyi seçiyor. Şeytan'ın çeşitli yollarla aldattığı milyarlarca kardeşimizin yaşadığı bu dünyada LA'yı gizleyerek başlatılacak hiçbir tebliğ hareketi Rahmani olamaz..

Nitekim, bu LA yüzünden, tüm alçak gönüllülükleri, erdemli ve barışçı tavırlarına rağmen, hemen hemen tüm elçiler ve onları destekleyen cesur kişiler daha ilk başta cahil çoğunluğun ya alaycı tavırlarına veya politik, sosyal ve hatta askeri yönden tepkilerine muhatap oluyor.

Mesajın nasıl veya hangi sırayla hangi insanlara ne biçimde iletileceği konusu bence tartışılması ve üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Bu konuda her kişiyi, grubu veya durumu kapsayacak detayda formüller üretebileceğimize inanmıyorum. Öyle durumlarla karşılaşacaksınız ki, bazan alfabenin ortasından başlamanız gerekecek, bazan bağırmanız bazan da susmanız gerekecek. Bu konuda asıl kararı bir lider veya bir örgüt veremez; bu kararı tebliğ anını bizzat yaşayan muvahhit, koşulları değerlendirdikten sonra zekası, bilgisi ve tecrübesi ile verir.

Örneğin, Kuran'daki mucizelerin hepsini sembolik ifadeler olarak yorumlamaya çalışan bir kişiyle mucizelerle ilgili ayetler üzerinde tek tek tartışmak yerine onu bu yönteme yönelten ana sebebi araştırmak hem vakit kaybedilmesini önler hem de daha sağlıklı ve etkili bir tartışmanın yapılmasını sağlamış olur. Bazan bu tür insanların "Allah'ın sünnetinde bir değişilik bulamazsın" ayetini yanlış anladıkları için bu yönteme başvurduklarını, yahut Kuran'a inanma konusunda ilan edilmeyen felsefi problemlere sahip olduklarını öğrenebiliriz. Eğer o kişinin Kuran'a güvenme konusunda problemleri varsa, ona geçmiş mucizelerin Kurandaki rivayetlerini aktarmanın hiçbir yararı olmaz. Böyle bir kişiye, onu suçlamamaya çalışarak, bir yolunu bularak Kuran'ın gerçekten Allah kelamı olduğunun delillendirilmesi gerekir...

Örneğin, 19 sistemini sadece eleştirilerden, kulaktan doyma bir biçimde işitmiş olan bir Sunniyle tartışırken belki 9:128-129 konusunu en sona bırakmayı tercih edebiliriz. Tabi o kişi çok israr ederse ve hayat riski yoksa o konudaki inancımızı apaçık bir biçimde ifade edebilmeliyiz.

Bazı arkadaşların mesajın içeriği konusundaki kagyılarına ve duyarlılıklarına katılıyorum. Ancak, mesajın eğilip bükülmeden, çarpıtılmadan, kime nasıl iletileceği konusunda soruları olan ve bu konudaki sorunları gören arkadaşlara da saygı duyarım.

Umarım bu konudaki tartışmalarımızı yaparken birbirimizi kırmadan ve birbirimizi anlamaya çalışarak, birbirimiz hakkında mümkün mertebe hüsnüniyet besleyerek yapacağız.

Şahsen, çoğunluğun tarih boyunca ilahi gerçekleri bulma konusunda pek becerikli davrandığına inanmıyorum. Ama, yaşadığımız çağın tarihin değişim noktalarından birine gebe olduğunu hissediyorum. Çoğunluğun içeriğine göstereceği muhtemel tepkiler üzerinde spekülasyonlar yapmadan ve onlara aldırış etmeden bildiğimiz doğruları ifade etmemizin acil bir görev olduğuna inanıyorum.

Dünya müslümanlarının acil bir uyarıya, açık ve kapsamlı bir çözüm yoluna, ve radikal bir paradigma değişimine ihtiyaçları var. İslam alemi büyük bir değişime gebe. Bence eskilerin iflas etmiş hurafelerden kaynaklanan kaygılarını ve duyarlılıklarını yolumuz için pusula olarak saymak hem prensip hem de pratik başarı açısından uygun değil. Resim ve kadın sesini dinleme yasağından, sakal bırakmanın gereğine kadar Sunnilerin çoğunluğunun bile artık kişisel hayatlarında bile uygula(ya)madığı mezheplerin müteassıp savunucularını ürkütmemek uğruna, dinlerini ve hatta Allah'a olan inançlarını bile sorgulamaya başlayan milyonlarca genç insanı unutmamalıyız.

Türkçe'yi pek güzel konuşamıyan, hitabet yeteneği olmayan, serveti olmayan, köylülüğüyle şehirlilere kaba görünen, hatta yirmi yıldır Pasifik Okyanusunun ötesinde yaşayan bir kişi olarak eğer Mesaj'ı milyonlarca kişiye ulaştırabilmişsem ve binlerce kişinin onu takdir etmesine vesile olmuşsam bu benim politik hesaplarımla gerçekleşmiş bir şey değil. Aranızda benden çok daha iyi Türkçe konuşan, hatta en az benim kadar iyi yazan arkadaşlar, benden daha sempatik kişiliğe sahip arkadaşlar var. Düşünün ki "emredildiğin gibi dosdoğru ol" karşısında tüyleri ürperen oniki, kırk, veya yetmiş kişi ilahi mesajı tebliğ için güç ve gönül birliği etmeye karar verdi...

Amacımız, birçok dini tarikat ve cemaat gibi idare-i maslahatçılık ve takiyye yaparak kişiliksiz taraftarlar ve servet toplamak değilse (5:100); amacımız emredildiğimiz gibi dosdoğru olmaksa (15:94), amacımız sadece Allah'ın hidayetini, rızasını ve desteğini kazanmaksa (4:45; 4:81; 4:125; 4:132; 25:31; 29:52; 30:38; 31:22; 33:3; 33:39; 48:28; 92:20), Allah'ın ayetlerine tanık olma lutfuna ulaştıktan sonra onları başkalarına eğip bükmeden ve gizlemeden iletmekse (2:143; 3:187; 22:78; 57:19), ve amacımız mesaja göre kendimizi değiştirdikten sonra onu bilgelikle ve en güzel bir yöntemle insanlarla paylaşmaksa (6:108; 16:125; 20:44; 41:33); o zaman ne mesajı politik hesaplar uğruna kurban edebiliriz, ne de muhatabının niyetini, durumunu, sorularını, sorunlarını, ihtiyaçlarını veya zaaflarını bilmeden insanları gıcık edecek bir edayla ayetleri sadece balyoz gibi kullanarak nefsimizi tatmin edebiliriz.

Cahilleri ve müşrikleri kızdırmak için putları kırmadı İbrahim; onları ve bizleri düşündürmek için kırdı. En etkin yol, belki de o koşullarda onlara tevhid mesajını ulaştırmanın tek yolu buydu. İbrahim, "putları kırarsam kaç kişi bana inanır, bana ne yaparlar?" diye misyonuyla çelişen politik hesaplar da yapmadı. O halde biz de koşullara ve kişelere göre değişebilecek en etkin, en güzel, en uygun tebliğ yöntemlerini bulma konusunda sürekli bir arayış ve tartışma içinde olacağız. Kısacası mesajın içeriği ve vurgusundan taviz vermeden, takiyye suistimaline girmeden ve erdemli tavrı bırakmadan gerektiğinde Nuh gibi haykırarak veya fısıldayarak (71:8), gerektiğinde büyük mucizeler göstererek veya barış ile ayrılarak (79:20 & 74:37; 43:89 & 109:6), gerektiğinde müjde vererek veya uyararak (4:165), ... en uygun yöntemlerle insanları gerçeğe ve erdemli işlere davet edeceğiz, inşallah.

[Updated on: Wed, 15 November 2006 08:19]


Edip Yuksel; J.D.
www.yuksel.org
www.19.org
www.islamicreform.org
19@19.org
Ynt: Carpıtmadan Gizlemeden, ama Koşulları Hesaba Katarak [message #41757 is a reply to message #41756 ] Wed, 15 November 2006 01:42 Go to previous messageGo to next message
  monoteist  is currently offline monoteist
Messages: 281
Registered: June 2002
Location: istanbul
Writer

Çok güzel olmuş.

Altına imzamı atıyorum.

39:18,
Selam


Not: 4:94'deki "reddetmemiz" kelimesi "reddetMEmemiz" olmalı.


selam...
Re: Carpıtmadan Gizlemeden, ama Koşulları Hesaba Katarak [message #41764 is a reply to message #41756 ] Wed, 15 November 2006 04:40 Go to previous messageGo to next message
  muddesir  is currently offline muddesir
Messages: 6
Registered: November 2004
Beginner
selam.........

Zaten bu işin tarih boyunca başarılı örneklerinin bir kaç taneyi geçemesinin nedeni de bu . Bu sürecin ve misyonun dengesini ayarlayabilmek oldukca zor ve yıpratıcı tuzaklarla dolu............

Edip ; dikkat edilmesi gereken noktaları çok etkili bir şekilde anlatmışsın , dün biz arkadaşlarla bu noktaları farkedip bu yönde karşılaşabileceğimiz insan tiplemelerine göre çeşitli dialoglar yaptık. tabiyki eksikliklerimiz var veya göremediklerimiz ama iyi olacak işallah..........

Bu konuda ufak bir kaygım var oluşturacağımız belirli bir metodolojide seninde üstüne düşen çok görevler var. Anlatması zor ama Smile sen de çok önemli bir denge unsurusun...........

Bu oluşumun çekirdeğinde olan kişilerin çoğu; yıllardır çevremize çeşitli teblig metodlarıyla Kuran ın mesajını anlatma yönünde çeşitli tecrübeler elde etti. şimdi bu tecrübelerden yola çıkarak hep beraber hareket edecek ve Kuran Sadece Kuran diyeceğiz hiç yılmadan ve önemlisi tüm insanlığı kuşatma ülküsünden ayrılmadan..............


Zaman a and olsun..............


Re: Ynt: Carpıtmadan Gizlemeden, ama Koşulları Hesaba Katarak [message #41767 is a reply to message #41757 ] Wed, 15 November 2006 05:18 Go to previous messageGo to next message
  Emre_1974tr  is currently offline Emre_1974tr
Messages: 1472
Registered: June 2004
Dependent
Evet gerçekten de güzel bir yazı. Ama ben bir eklemek yapmak istiyorum.

Karşınıza sizin gibi yalnızca Kuran diyen biri çıkabilir. Ama bir bakmışsınız ahiret tasvirleri hoşuna gitmediği için ona sembolik anlamlar yükleyerek kendini rahatlatma yolunu seçmiş olabilir. Bu durumda ona tüm ayetlerin apaçık Allah'ın sözü olduğu hatırlatılır ve hoşuna giden yere iman edip, gitmeyen yerlere ise sembolik anlamlar yükleyerek gizli inkarı benimsemesinin doğru olmadığı güzellikle, yeri geldiğinde yumuşak bir üslupla yeri geldiğinde değişik tekniklerle anlatılabilir.

Ayrıca Kuran'daki 19 mucizesinin "sadece bir delil" olduğunu göremiyerek Kuran'ı koruduğunu zanneden arkadaşlar çıkabilir hatta Kuran'dan sure atma çılgınlığına kadar işi götürenler olabilir. Bu durumda 19'un koruyucu bir işlevi olmadığını eğer olsaydı ayet silinmeye karşı da etkili olması gerektiği ama silinen ayetleri geri getiremiyeceğinden bu kod sisteminin hiçbir koruyuculuğu olmadığı delillerle sunulmalıdır.Kuran'ın Allah tarafından tamamiyle korunduğu gerçeğine o arkadaş ikna edilmeli, kafasındaki şüpheleri dağıtarak onlara yardım elimizi uzatmalyız. 19 sadece bir delildir o kadar. Ne ayet çıkarmaya karşı birşey yapabilir ne de koruyabilir. Tüm ayetler Allah'tandır tövbe 128-129 da dahil olmak üzere.

Ayrıca bazı yalnızca kuran diyen arkadaşlarınız namazı,orucu,haccı kabul etmeyerek kendi öğretilerini,sembolik anlamlar yükleyerek benimsemiş olabilir. Burada da öfkelenmeden , sabır ve tevazu içinde onların yaptığı yanlışlık anlatılmalı ve gerçek islam tebliğ edilmelidir.

Kimi yerde sakin bir tavır,kimi yerde yüksek tansiyon içeren ifadeler,, yeri geldiğinde bunların karışımı, yeri geldiğinde de sakinlikle kaosun peşpeşe geldiği sürklasyon tekniğiyle arkadışımız doğruya davet edilir.

Rabbim yardımcımız olsun.

Selam ve sevgiler.

Re: Ynt: Carpıtmadan Gizlemeden, ama Koşulları Hesaba Katarak [message #41769 is a reply to message #41767 ] Wed, 15 November 2006 06:22 Go to previous messageGo to next message
  hakan  is currently offline hakan
Messages: 347
Registered: June 2002
Location: Belcika
Thinker
Selam;

Senelerdir Kuran mesajini etrafima yaymaya calisan, anlatan birisiyim. En koyu sarikli sakalli sunnilerden tutun, en sosyetik ortamlarda dahi anlattim. Bazen hakaretlere ugradim, bazen olum tehditleri aldim. Takdir edildigim, dusuncelerime hak verip "yalniz kuran" diyenlerde oldu. Bazen de icinde bulundugum ortami terk edip ufak capli bir hicret etmem de gerekti. Dostlarim ve arkadaslarim ise genellikle dilimi tutmadigim icin beni sucladilar.

Sunu soylemek gerekir ki bu yol gercekten cile ve aci dolu bir yoldur. Ancak yolun Allah'in yolu oldugunu bilirsek, mukafatinin ise Allah katinda oldugunu dusunursek, butun zorluklar kolaylasmakta.

Edip'in dedigi gibi, herseyden once teblig metodunu iyi belirlememiz gerekmekte. Muhatabimizin inanclari, hayat gorusu onemli. Bazi yerlede susmamiz, bazi yerlerde konusmamiz gerekli. Ama hic bir zaman sirke taviz vermemeli. Her soyledigimiz dogru olmali. Insanlara en basta anlatmamiz gereken sey, Allah'a sirk kosmadan ibadet edebilme yontemi olmali.

Bu arada Edip, cok mutevazisin. Bence sen ne koylu, ne de kaba saba bir insansin. Cesaretinle, sivri dilinle, dogrulari cekinmeden soylemenle, Allah yolunda her turlu fedakarliga katlanmanla, adaletsizlik karsisinda hic susmamanla, benim ornek aldigim kisilerden birisin.

selam ile
Hakan
Re: Carpıtmadan Gizlemeden, ama Koşulları Hesaba Katarak [message #41779 is a reply to message #41756 ] Wed, 15 November 2006 10:01 Go to previous messageGo to next message
  teom@ni@  is currently offline teom@ni@
Messages: 278
Registered: February 2004
Location: istanbul
Writer

selam
kırdığım herkesten özür dilerim,
ayrıca benim kaygılarımı çok güzel dile getiren Edip'e de çok teşekkür ederim, kendini anlatamamak çok kötü birşey bunu bir kez daha yaşadım, inşallah duyuru yaparken ise şeytanın şerrinden Allah'a sığınırım...

saygılar ve sevgiler...


x/sonsuz
Ynt: Re: Carpıtmadan Gizlemeden, ama Koşulları Hesaba Katarak [message #41792 is a reply to message #41779 ] Wed, 15 November 2006 13:50 Go to previous messageGo to next message
  Herakles  is currently offline Herakles
Messages: 744
Registered: December 2005
Location: tapınak
Dependent
Sevgili Edip Yüksel,

Bu yazının makaleler bölümüne asılmasını talep ediyorum Very Happy

Not:Mahmut'un 4:94 le ilgili uyarısını dikkate alarak tabi ki.

Sevgiler...

[Updated on: Wed, 15 November 2006 14:48]


O,İNSANA BİLMEDİĞİNİ ÖĞRETTİ!
Ynt: Carpıtmadan Gizlemeden, ama Koşulları Hesaba Katarak [message #42193 is a reply to message #41756 ] Sat, 25 November 2006 05:47 Go to previous messageGo to next message
  cmhr  is currently offline cmhr
Messages: 194
Registered: June 2002
Writer
selam edip,

beynine sağlık, katılıyorum yazılanlara.

selamlar
cumhur
Re: Carpıtmadan Gizlemeden, ama Koşulları Hesaba Katarak [message #42241 is a reply to message #41756 ] Sun, 26 November 2006 08:39 Go to previous messageGo to next message
  Zaf-Ad  is currently offline Zaf-Ad
Messages: 108
Registered: January 2006
Location: Switzerland
Reader

Selamlar!

Edip'in yazdiklarina aynen katiliyorum!

Ve selam!


Truth, of course, must of necessity be stranger than fiction, for we have made fiction to suit ourselves. - www.alrahman.de
Ynt: Re: Carpıtmadan Gizlemeden, ama Koşulları Hesaba Katarak [message #42505 is a reply to message #42241 ] Sun, 03 December 2006 14:22 Go to previous messageGo to next message
  ideist  is currently offline ideist
Messages: 435
Registered: February 2005
Location: İstanbul
Thinker
Ben de bu güzel yazıya birşey eklemek istiyorum.

Abese Suresi (80:1-17) yöntem konusunda bize çok önemli bir hatırlatmada bulunuyor. İnsanları sosyal sınıflarına, meslek gruplarına, kültürlerine, dünya görüşlerine göre her ne kadar sınıflandırsak da hiçbirini tebliğden mahrum etme lüksümüz yok.

Tebliğ yönteminde, kitleleri sınıflandırmaya evet, herhangi bir insanı dahi dışlamaya hayır.

Selamlar...


Kırılan putların yerine yenilerini koyan kim?
Ynt: Re: Carpıtmadan Gizlemeden, ama Koşulları Hesaba Katarak [message #44771 is a reply to message #42505 ] Fri, 23 February 2007 07:54 Go to previous messageGo to next message
  ahmet_  is currently offline ahmet_
Messages: 66
Registered: February 2007
Location: istanbul
Beginner

Biraz geriden geliyorum ama kabul ederseniz ben de aranızdayım.

Edip Hocam
Sen ne büyük bir insansın. Seni okurken kendim konuşuyormuş gibi hissediyorum. Bu güne kadar hiç kimseyi kendimle bu kadar mantıkdaş bulmamıştım.

Şunu sorguluyorum:
Diğer insanlarla benim mantık yapım arasındaki fark nedir? Bana mantıklı gelen şey neden başka birilerine mantıksız gelmektedir. Kendini çok mantıklı zanneden birisi aslında son derece aptal bir mantığa sahip olabiliyor. Acaba ben de mi öyleyim? Acaba biz de mi öyleyiz? DOğru mantık üzerinde olduğumuzdan nasıl emin olacağız?
Beni çok etkileyen bir sinema filminin Dünya genelinde çok sevilmiş olması, kendi mantığımla çoğunluk mantığının örtüştüğünün kendime bir kanıtıdır. Aynı şekilde çok sevdiğim bir kitabın, dünya genelinde veya Türk yazara aitse Türkiye içinde çok ilgi görmesi de aynı şeyin delildir. Aynı zamanda çoğunluğun mantığının da doğru olduğunun kanıtıdır. Yani insanlar aslında mantıksız değil. Kendimi bu şekilde ölçmeye ve doğru yolda mıyım sorusuna cevap bulmak için objektif sorgulamalarda bulunmaya hep dikkat ederim. Kendini koşulsuz çok akıllı ve mantıklı zannedenler eğer bu sorgulamayı yapmıyorlarsa kendileri ile karşıtlarının arasında bir fark yok gibi geliyor bana. Normal zekalı bir insana sorsanız en akıllı ve mantıklı kendisinin olduğunu söyleyecektir. Böyle demese bile kendisinin akılsız ve mantıksız olduğunu kabul etmeyecektir.

Sizin söyledikleriniz bana hep mantıklı geliyor. Ama bunları başka birilerine anlatınca tepki gösteriliyor veya üzerinde durulmuyor. İnsanlar genellikle bildiğini okumaya devam ediyor. Çok az kişi durup düşünüyor. En başında ben de durup düşünmüştüm. Aslında bu kişiler için durup düşünmek bile lafın devamını dinleyeceklerinin bir göstegesidir. Ben şimdilik bunu başarsam yeter diye düşünüyorum.

Şimdi ne diyoruz. Tebliğ mi yapacağız? Tamam. Ben başladım bile. Bunu bir vazife olarak görüyorum ve onların iyiliği için olduğunu düşünüyorum. İnsanların mantık yapılarına göre denemelerde bulunuyorum. Her yeni kişi, bir sonraki kişi için bana tecrübe kazandırıyor. Her defasında daha tecrübeli olarak yeni kişi ile konuya giriyorum. Bazıları içinse "buna değmez" deyip pas geçiyorum. Anlatılanı algılayamayacağı çok belli oluyor.

19 Mucizesi şart mı? Bu konuya hiç girmesek olmaz mı?Öncelikle "Kurana göre ne doğrudur ne yanlıştır"ı anlatsak??? Sadece Kuran demeyi öğretsek. Kuran da 19 mucizesi mi var? Tamam, var veya yok ne farkeder? Ya böyle bir mucize olmasaydı??? Bizim inancımızda ve düşüncelerimizde bir zayıflık mı olacaktı? Hayır!! O zaman bu konu üzerinde çok israr etmeye de gerek yok bence. 19 Mucizesi varsa ne güzel. Yoksa? Farketmez, bizim için Kuran yine aynı Kuran'dır.......

Namaz ve hac için yoktur diyen arkadaşların konularına bir açıklık getirmek gerekiyor. Edip Beyin düşüncelerini tam öğrenmemiz ve anlamamız gerekiyor? Edip Bey bu arkadaşlara katılıyor mu? Katılıyorsa neden, katılmıyorsa neden? Bu konudaki düşücelerini başka bir ortamda söyledi mi bilmiyorum ama ben kaçırmış durumdayım. Bunu öğrenmeyi de çok istiyorum. Çünkü gerçekten bu konuda liderliğine ihtiyaç duyuyorum.

Bir vazifem var. Çevremde buna değer olduğunu ve anlatılanı anlayacak kapasitede olduğunu düşündüğüm insanlara elimden geldiğince bir şeyler anlatmaya çalışıyorum.
Selamlar
Re: Ynt: Re: Carpıtmadan Gizlemeden, ama Koşulları Hesaba Katarak [message #44775 is a reply to message #44771 ] Fri, 23 February 2007 09:23 Go to previous messageGo to next message
  Edip Yuksel  is currently offline Edip Yuksel
Messages: 3143
Registered: June 2002
Location: Arizona
Independent

Quote:

Diğer insanlarla benim mantık yapım arasındaki fark nedir? Bana mantıklı gelen şey neden başka birilerine mantıksız gelmektedir. Kendini çok mantıklı zanneden birisi aslında son derece aptal bir mantığa sahip olabiliyor. Acaba ben de mi öyleyim? Acaba biz de mi öyleyiz? DOğru mantık üzerinde olduğumuzdan nasıl emin olacağız?


Merhaba sevgili Ahmet:

Yukarıdaki sözlerin seni halkın çoğunluğundan ayıran kaliteyi ilan ediyor. Sen bu soruyla toplumu, inançlarını, kendini ve hatta kullandığın mantığı bile sorgulayabilen bir cesarete ve gerçeğe saygı gösteren bir tavra sahip olduğunu gösteriyorsun. Maşallah.

Bir çok sorunun cevabını bulamayabilirsin; hatta hiçbir sorunun cevabını bile bulamayabilirsin; ama senin herhangi bir konuda gerçeği bulma şansın gerçeği bildiklerini sanan rivayetkolik cahillerin şansından çok daha büyüktür.

Sana, Plato'nun yazdığı veya Sokrat'tan rivayet ettiğini iddia ettiği The Apology (Savunma) okumanı öneririm.

Selam ve sevgilerimle,
Edip


Edip Yuksel; J.D.
www.yuksel.org
www.19.org
www.islamicreform.org
19@19.org
Re: Carpıtmadan Gizlemeden, ama Koşulları Hesaba Katarak [message #46452 is a reply to message #41756 ] Mon, 26 November 2007 16:05 Go to previous message
  Gandalf  is currently offline Gandalf
Messages: 462
Registered: December 2002
Thinker
Selam,

19 sistemi, durumu gerektiği gibi kavrayan bireye, hayatının tümüne, daha doğrusu, varoluşunun sebeplerine yönelik herşeyi silip süpüren, ortada hiçbirşey bırakmayan yeni bir görüş (yeni vizyon, ekran) sunuyor.

Samimi olarak, iç dünyasında kendisini Rabbine kavuşturacak bir çıkış yolu bulmaya çalışan bireyi, 19 sistemiyle daha büyük çıkmazlara da sürükleyebilme ihtimali de bulunmaktadır.

19 sisteminin "İslam" dininin propagandası için kullanılması gibi.

Bu nedenle, kendine misyon biçen kişilerin kendi durumlarını, Kuran'daki mesajı, temeline inerek dış etmenlerden bağımsız olarak çok iyi değerlendirme sürecinden geçirmeden böyle bir işe girişmeleri, ne kadar iyi niyetle yapılmış olursa olsun, üstesinden gelemiyecekleri ağır bir sorumluluğun altında kalmalarına sebep olabilir.


Selametle.


FREE KURDISTAN
Previous Topic:Lütfen bu haberi İnglizce forumlara asınız
Next Topic:19.org'a Türk Telekom bağlantısı mahkeme kararıyla durdurulmuş
Goto Forum:
  


Current Time: Sat Jul 5 05:38:09 MST 2008
.:: Contact :: Home ::.

Powered by: FUDforum 2.7.4.
Copyright ©2001-2006 FUD Forum Bulletin Board Software