Downloads | Articles | Quran -=] IslamicReform.org | 19.org [=- Kuran | Makaleler | Dosyalar

Home » Türkçe » Seçme İletiler Arşivi » KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE  (4) 5 Vote(s)
KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21587] Thu, 31 March 2005 06:15 Go to next message
  Emre_1974tr  is currently offline Emre_1974tr
Messages: 1516
Registered: June 2004
Dependent
Gördüğüm kadarıyla bazı arkadaşlar bugünlerde kader ve özgür irade paradoksuna ya da paradoks olduğu zannedilen konuya kafa yoruyorlar.

Ben de nacizane bir düşünce sunmak istiyorum.Hiçbir iddiam yok sadece bir yazılı düşünme....

Ayetlerden anladığım kadarıyla herkes daha bu dünyadayken bile hakettiğini yaşamaya başlıyor.Bunun iki açılımı var.

1.Ceza ve mükafat olarak.İyiler daha bu dünyadayken nisbeten daha güzel hayat yaşamaya başlıyor,kötüler ise daha bu dünyadayken nisbeten daha sıkıntılı bir hayatla deneniyor.Bununla ilgili geniş yazımı "Kuran Çalışmaları" sayfasındaki dünya ahiret bütünlüğünü anlatan yazımda okuyabilirsiniz.

2.Kurtuluşa erişme ve sapma olarak.Burada da insan kalbine ve niyetine göre hakettiğine kavuşturuluyor.Kurtuluşu isteyen kurtarılıyor,kötülükten yana olan ise iyice saptırılıyor.

Asıl bu ikinci şık bağlamında değinmek istediğim başka bir nokta var.

Şu an yaşadığımız "sadece örnek bir imtihan hayatı" olabilir.Yani bir tür sembol imtihan.Yanlış anlaşılmasın tamamiyle gerçek bir imtihan ama bir "örnek",bütünün bir parçası olarak...

Yüce Allah trilyonlarca,katrilyonlarca,hatta sonsuz kez dünyaya veya başka gezegenlere gelip imtihan edilsek ne sonuç alacağımızı biliyor.

Bu yüzden sadece bu sonucu sembolize edecek bir örnek sunuyor olabilir bize.Yani buna göre kimileri doğuştan hain karakterli bazıları ise tam tersine iyi kalpli doğuyor olabilirler.Yine bunun sonucunda bazı insanlar kurtuluşa ulaştırılırken bazılarının azgınlıkları arttırılıyor olabilir.

Düşünsenize, insanların düşünceleri değişebiliyor.Bir müslüman bir ara dini inkar edibiliyor sonra ise tekrar dine dönebiliyor.Ve imanlıyken hayata veda ediyor.Ama birkaç yıl daha yaşasaydı yine sapacaktı belki....Kimileri imanlı anında canı alınırken kimileri ise inkarcı anında alınıyor.Kimileri paşa paşa imtihanda ilerlerken birden cinnet geçirip etrafındakileri öldürüp sonra da intihar edebiliyor.Burada asıl imtihanın sonucunu belirleyen unsur, Rabbimizin sonsuz imtihanlar dünyasında neler yapacağımızı zaten biliyor olması olmalı.Ve hakettiğimiz şekilde ya imtihanda başarılı oluyoruz(olduruluyoruz),ya da yine hakettiğimiz şekilde başarısız oluyoruz(veya başarısız olduruluyoruz).Yani sadece bir örnek hayat(imtihan) yaşattırılıyoruz diğer trilyonlarca- hatta sonsuz imtihanı sembolize edecek şekilde...Ama dediğim gibi bu örnek imtihanımız da tamamen gerçek bir imtihan.

- Yine yola koyuldular. Bir süre sünra bir oğlana rastgeldiler; tuttu onu öldürdü. Mûsa dedi: "Tertemiz bir insanı, bir cana karşılık olmaksızın öldürdün ha!? Vallahi çok kötü bir iş yaptın!" (kehf suresi 74. ayet)

"Oğlan çocuğa gelince: Onun anası-babası inanmış kişilerdi. Çocuğun onları azgınlık ve inkâra sürüklemesinden korktuk." (80. ayet)


"Diledik ki, Rableri onlara o çocuktan temizlikçe daha üstün, merhametçe daha gelişmişini versin." (81. ayet)

İşte burada çocuk daha büyüyüp günahlarını işlemeden imtihanı sonlandırılıyor.Yani bir kişinin neyi hak edip etmediği en başından belli gibi......Ayrıca çocuk yaşasaydı anne ve babası sapacakmış.Ama sapmayı haketmedikleri için onlar kurtarılıyorlar.

Yine bazı ayetlerde cehennemdeki inkarcıların dünyaya geri dönmeyi talep edecekleri ama onlara eğer tekrar tekrar imtihana gönderilmiş olsalar bile yine imtihanı kaybedenlerden olacakları söyleniyor.Yani sonsuz imtihanlarda bile neyi yapıp neyi yapmayacağımız zaten biliniyor..

Tabii bu bir düşünce...Doğrusunu Allah bilir.

Selam ve sevgiler.























Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21588 is a reply to message #21587 ] Thu, 31 March 2005 06:57 Go to previous messageGo to next message
  The Elite
Messages: 929
Registered: July 2002
Location: Istanbul
Dependent
Selam

Yeryüzünde ve aranızda oluşan hiçbir şey yoktur ki biz onu yaratmadan önce bir kitapta kayıtlı olmasın. Bu, kuşkusuz Allah için çok kolaydır.(57:22)

57:22ayetine göre, kotuluk dahil herseyin yaraticisi Allah'tir. Cehennem veya cennete gidecegimize karar verende Allah'tir. Hersey onceden belirlenmistir. Ozgur irade, cuzi irade, kulli irade vs...bunlar fasa fiso. 57:22 ayetine gore hersey Allah'in taktirine goredir. Boyle oluncada Cennet ve Cehennem buyuk bir adaletsizlik olmaz mi?



10:61 ayetini baz alirsan hangi ozgur iradeden bahsediyorsun?

"Göklerde ve yerde bulunan bir atom ağırlığı bile Rabbinin kontrolünün dışına çıkamaz."(10:61)

Herhalde senin vucudunda zerre yok. Smile

18. suredeki cocugun genetik ozelliklerini kontrol eden Allah'tir. Kisinin genetik ozelliklerinin inancli olup olmamasindaki rolu nedir acaba?

Evet, Allah 18. suredeki cocugun canini alarak ona cennet'i bahsetti. Peki buna sebep neydi? Cennet'e girmeyi haketmis miydi? Halbuki buyuyunce inkarci olacakti. Son Tsunamide olenlerin 1/3 'ü çoçukmus. Yani yaklasik 100.000. Peki bunlar neden imtihana tabi tutulmadan cennete gittiler? Allah bunlara nedne torpil geciyor? Neden sinava tabi tutulmadan cennete aliniyorlar? Cehennemlik biri "Ey Tanrim! neden benim canimi cocukken alip cennetine sokmadin?" derse haksiz mi olur?




[Updated on: Thu, 31 March 2005 07:29]


"Karanlığa söyleneceğine kalk bir mum yak"
Ynt: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21589 is a reply to message #21587 ] Thu, 31 March 2005 07:12 Go to previous messageGo to next message
  cmhr  is currently offline cmhr
Messages: 194
Registered: June 2002
Writer
selam,

uzerıne dusunulmediğinde ıradenın ozgur olduğunu kabul edıyorum

fakat

dusunduğumde iradenin ozgur olduğunu anlayamıyorum.


selamlar
cumhur
Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21592 is a reply to message #21588 ] Thu, 31 March 2005 11:28 Go to previous messageGo to next message
  Turgut  is currently offline Turgut
Messages: 339
Registered: September 2002
Location: İstanbul
Thinker
Selam The Elit,

Bence Özgür İrade olduğu için Cennet ve Cehennem vardır. Yoksa olmazdı.

Kader ise Takdirdir ki; Yaratılışa Konulan “Kurallar” ve Ölçülerdir. Başka bir şey değil.

Allahın yaptıklarımızı yaratması ve karşılığını vermesi, hem bir Kader-Takdirdir, hem de bize özgür irade vermiş olmasıdır.

Allahın bizim yapacaklarımızı önceden biliyor olması, özgür seçimimizi belirlemez.
Örneğin; takvimde belli bir tarihte güneşin tutulacağı yazar. Güneş, vakti geldiğinde takvimde öyle yazdığı için tutulmaz, güneşin O tarihte tutulacağı bilindiği için takvime yazılmıştır.

Buna Kurandan bir örnek verirsek, (geçenlerde konusu olmuştu)
Allah Nuha vahyetti “daha evvelce iman etmemiş olanlardan hiçbiri iman etmeyecek”
Öyle de oldu ve Nuhun oğlu Tufan başladığı halde iman etmedi.

Allahın bunu bilmesi ve yazması, Nuhun oğluna bunu yaptırması değil, Fakat önceden bilmesi ve yazması ve hatta vahyetmesi-bildirmesidir.

Bu kader – Takdir konusunun bu dünyaya gelmeden evvelki yaratılışımız (Adem biziz) ile alakası vardır. Önceki hayatımızdaki kazanımlarımız genlerimizde kayıtlıdır. Ve biz de öyle davranırız. Sonraki hayatta da kazanımlarımıza göre yaratılırız.
Nuhun oğlu da önceki hayatta ona inanmamıştı yine inanmadı çünkü onların kalpleri mühürlüdür. İnanmazlar.

Kuranın iç içe anlamları içinde:
Nuha vahyedilen; “daha evvelce iman etmemiş olanlardan hiçbiri iman etmeyecek”
İfadesinde, bu “daha evvelki yaratılışta iman etmeyenler yine iman etmeyecek” bilgisi de vardır.

Selam


1:5
Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21593 is a reply to message #21592 ] Thu, 31 March 2005 11:30 Go to previous messageGo to next message
  Turgut  is currently offline Turgut
Messages: 339
Registered: September 2002
Location: İstanbul
Thinker
Bu konunun temelinde “Varlık-Yokluk” kavramları vardır. Kısaca Varlık: iyi ve Var,
Yokluk ise Varlığın O mahalde olmaması durumudur. Yani aslı yoktur. Kendisi bir varlık değildir. Mesela karanlık bir varlık değildir. Işığın “Olmaması” durumudur.
Allah mutlak varlıktır. Zıttı “Yok” tur. “Yokluk” tur. Yokluk, varlığa bağlıdır. Kendi başına bir şey değildir.

Varlık, iyilik, güzellik, nimet, Allahtandır.
Tersi olan kötülük, çirkinlik ise bizdendir. Bizim yokluk tarafımızdandır. Varlığın bozulması, çarpıtılması, kökünden ayrılmasıdır. Bizi Yaratan Allahtır. Dolayısı ile iyi de kötü de ondan oluyor.

Varlık hakkında üç durum söz konusudur.
1- Mutlak, Sonsuz, Kadim Varlık (onun var olmaması mümkün değildir.)

2- Yokluk. Yokluk yoktur, varlığa bağlıdır. Aksi halde lafı bile olmazdı.

3- Mümkünler – Mevcutlar. Yani Varlık “Verilenler”. Bunlar Var olabilirde veya Olmayabilirde. Bunlar yaratılanlardır. İki yönü vardır. Biri Varlıktan gelen olumlu yönü. Diğeri sonradan olmakla yokluk – olumsuz tarafıdır. Varlık tarafı güzellik, yokluk tarafı zulümdür.
Bu mahlukların “varlığı” gibi, “davranışları” da iki yönlüdür. Varlığa yönelirse varlık bulur, kendi yokluğuna yönelirse aslı yokluk olan kötülüğü çirkinliği bulur.
Bunlara özgür irade verildiğinde eğer sonuçlarını da yüklenecek kadar gerçekten “özgür irade” verilmişse, olumsuza da yönelebilir ve maalesef öylede olmuştur.

Selam.


1:5
Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21595 is a reply to message #21593 ] Thu, 31 March 2005 12:35 Go to previous messageGo to next message
  Turgut  is currently offline Turgut
Messages: 339
Registered: September 2002
Location: İstanbul
Thinker
18:80. "Erkek çocuğa gelince, onun ana-babası, mümin kimselerdi. Bunun için (çocuğun) onları azgınlık ve nankörlüğe boğmasından korktuk."

Burada Erkek çocuğun ileride kafir olup cehennemi hak edeceğine dair bilgi bulunmuyor lakin anne-babası için bir olumsuzluk olacaktı. Bu da kafir olacak demek değildir.

Benzer şekilde çocuk iken ölenler, kendilerine şans –seçim hakkı, yahut aklı başında bir irade beyanı şansı verilmeden öldüklerinden, cehennemi hak edecek bir suçları bulunmuyor. Belki önceki hayatta da cehennemi hak edecek bir işleri olmamıştı. Her şeyi tüm boyutları ile Allah bilir biz bilmeyiz. Belki Bunlar ne oraya ne buraya ait değil. Belki kalkış gününde Araf’takiler bunlar. Rabbimizin Ata’en vermesinde bir mahzur yok.

Rabbimizin İradesine göre, Cehennemde Kalıcı olmak veya yok edilmekten başka seçenekler olabilir. Hiçbir şey, kendi sözü dahil, Rabbimizin “iradesini” bağlayamaz. O Emri üzerine galiptir. Burada iş Ona kalmıştır. Ne dilerse yapar. (Burada konu bizi ve sınırlarımızı aşıyor, çünkü "ilahi irade" devreye giriyor)

11:l07. Rabbinin “istediği” hariç, gökler ve yer durdukça orada kalacaklardır. Çünkü Rabbin, “istediğini yapandır”.

11:108. Mutlu olanlara gelince, onlar da cennettedirler. Rabbinin dilediği hariç, gökler ve yer durdukça onlar da orada kalacaklardır. Bu (nimetler) “Karşılıksız” verilenlerdir.

Selam ve Sevgiyle,

[Updated on: Thu, 31 March 2005 12:37]


1:5
Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21601 is a reply to message #21595 ] Thu, 31 March 2005 13:39 Go to previous messageGo to next message
  Turgut  is currently offline Turgut
Messages: 339
Registered: September 2002
Location: İstanbul
Thinker
Kardeşler,

Şunu da eklemek isterim ki; Özgür irade, kişinin içinde bulunduğu şartlarda “Yönelim” inden başka bir şey değildir. (bakınız Leyl Suresi (ve özellikle sonu))

Selam.


1:5
Ynt: Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21604 is a reply to message #21601 ] Thu, 31 March 2005 14:15 Go to previous messageGo to next message
  cicona  is currently offline cicona
Messages: 73
Registered: December 2004
Location: istanbul
Beginner
Merhaba,
Yukarıdaki konuları ve ilave olarak aşağıdaki ayetleri de anlamakta zorluk çekiyorum.

57/22 Yeryüzünde ve aranızda oluşan hiç bir şey yoktur ki biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazılı olmasın.Bu,kuşkusuz Allah için çok kolaydır.
57/23 Bu,yitirdiğiniz bir şay için üzülmemeniz ve O'nun size verdiği nimetlerle de sımarmamanız içindir.Allah kendini beğenip övünenleri sevmez.

Bu ayetleri düşünüp hayatımı ona göre düzenlemeye çalıştığımda nasıl bir ruh hali içerisinde olmam gerektiğini anlayamıyorum.
"Sevinç yok,hüzün yok" olarak mı algılamalıyım?
Başıma gelenleri dışardan gözleme soğukkanlılığını gösterip,herşey zaten önceden yazılmıştı deyip, devam mı etmeliyim?
Veya başkalarının acı veya sevinçlerini paylaştığımda böyle bir duygu durumu içinde mi olmalıyım?


10.62
ALLAH'ın dostları için ne bir korku vardır, ne de üzülürler.
sevgili emre halen ayni ultra vizyondasin... [message #21608 is a reply to message #21587 ] Thu, 31 March 2005 16:18 Go to previous messageGo to next message
  ZazaX  is currently offline ZazaX
Messages: 1207
Registered: August 2002
Location: Frankfurt am Main
Dependent

bir tutturmussun...Ceza ve mükafat olarak.İyiler daha bu dünyadayken nisbeten daha güzel hayat yaşamaya başlıyor,kötüler ise daha bu dünyadayken nisbeten daha sıkıntılı bir hayatla deneniyor.Bununla ilgili geniş yazımı "Kuran Çalışmaları" sayfasındaki dünya ahiret bütünlüğünü anlatan yazımda okuyabilirsiniz.[/I]
ceza nedir arkadasim ..tanimla
mükafat nedir arkadasim tanimla...
ceza ve mükafat aslinda kisiye göre farkli degilmidir arkadasim...
sen bir tarikat seyhinin muzunu mükafat diye dualar esliginde tutarken baska biri icin bu ceza olamazmi arkadasim ?
dünyanin yarisindan fazlasi maddi manevi sikinti cekip minumumlarda yasarken karinini doyuramezken cok kücük bir kitle dogru zamanda dogru yerde olup dünyanin kaymagini yemekde... kötüler sikintili hayatla deneniyormus halla halla gazla gazla ipe diz... ? budistlere nisbet mi yapiyorsun yoksa kötünün kötü olduguna ne zaman karar verdinde böyle bir teoriyi aciklama cüretinde bulunuyorsun...böyle sacmaliklari utanmadan kuran kelimesiyle ayni cümle icinde yazmaktan haya duymuyrmusun..biraz vizyonunu düzelt..kendine gel Smile
bak bill gate gibi dogru zamanda dogru yerde dogru seyi yapda otomatikmen iyiler arasinda sayil ve gece yataginda ne iyiyim ben allaha hamd olsun diye kaide kaideli gazla..



]
Ynt: Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21612 is a reply to message #21588 ] Thu, 31 March 2005 23:07 Go to previous messageGo to next message
  hoara  is currently offline hoara
Messages: 157
Registered: July 2004
Writer
Yeryüzünde ve aranızda oluşan hiçbir şey yoktur ki biz onu yaratmadan önce bir kitapta kayıtlı olmasın. Bu, kuşkusuz Allah için çok kolaydır.(57:22)

selam
Allah'ın kurduğu etki-tepki sistemine göre:
a hareketini yaparsan x tepkisini alırsın
b hareketini yaparsan y tepkisini alırsın diye sistem kurması ve bu sistemin kurallarını daha önceden yazması-kayıt etmesini düşünmek neden bu kadar zor?

saygılarımla


Ozgur irade masali [message #21616 is a reply to message #21612 ] Fri, 01 April 2005 01:11 Go to previous messageGo to next message
  The Elite
Messages: 929
Registered: July 2002
Location: Istanbul
Dependent
Selam,

Ozgur irade diye birsey yoktur. Hersey Allah'in kontrolundedir.
Kendi genetik sifremiz/kitabimizda buna delil oldugu gibi, vahyin 57:22-23. bolumleride bunun boyle oldugunu gostermektedir. Ozgur irademiz var diyen hem Allah'in ayetlerine, hem de bilimsel ayetlere/delillere karsi cikmaktadir.

"Yeryüzünde ve aranızda oluşan hiç bir şey yoktur ki biz onu yaratmadan önce bir kitapta yazılı olmasın. Bu,kuşkusuz Allah için çok kolaydır.

Bu, yitirdiğiniz bir şey için üzülmemeniz ve O'nun size verdiği nimetlerle de sımarmamanız içindir. Allah kendini beğenip övünenleri sevmez."(57:22-23)

Turgut'un cikarimi hatalidir. Hersey Allah'in kozmik bilgisayarda/kitapta yazdigi programa gore islemektedir. Ozgur
irade diye birsey yoktur. Ozgur irade-caza kavramlari paradoksdur.

57:23 ayetine gore biz ne boburlenmeli nede uzulmeliyiz.
Yani yazgimiz boyleymis deyip kicimizin ustune oturmaliyiz Sad

[Updated on: Fri, 01 April 2005 01:14]


"Karanlığa söyleneceğine kalk bir mum yak"
Ynt: Ozgur irade masali [message #21617 is a reply to message #21616 ] Fri, 01 April 2005 01:39 Go to previous messageGo to next message
  hoara  is currently offline hoara
Messages: 157
Registered: July 2004
Writer
selam

bu mantık 76/3 ve diğer benzer ayetlerle çelişmektedir. olayın tek taraflı mantığını işaret eden ayetleri dikkate almamalı diğer ayetlerde gözönünde bulundurulmalı. elbette düşünmüşsündür ancak kuranda çelişki olmadına göre tekrar düşünmen dileği ile

76/3-şüphesiz ona doğru yolu gösterdik. İSTER şükredici olur, İSTER nankör.

saygılarımla
Re: Ynt: Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21619 is a reply to message #21604 ] Fri, 01 April 2005 02:23 Go to previous messageGo to next message
  Turgut  is currently offline Turgut
Messages: 339
Registered: September 2002
Location: İstanbul
Thinker
Selam Sibel,

Bu mesajdan (57:22-23) aldığım bilgi şudur: Sevincimizin yada üzüntümüzün “dayanağı”
şu dünyada bize verilen yada alınan şeyler olmamalıdır. Bunlar sevince veya hüzüne “esas” olacak şeyler değildir.

Sevinç veya hüzün kalıcı “Sonuç”lardadır. Kalıcı olarak verilen yada alınanlardadır.

Örneğin lise giriş sınavlarına hazırlanan bir kızım var, her hafta test sınavlarına giriyor.
Bir hafta yarıştığı arkadaşını geçiyor, bir hafta geride kalıyor ve geçildiğinde hüngür hüngür ağlıyor. Onu Geçtiğinde ise zıplayarak seviniyor. Arkadaşı da öyle, ailesi söylüyor.

Üzüldüğünde Ona diyorumki bak bu üzüntün yanlıştır, haftaya sen ileri geçtiğinde bu üzüntünün ne kadar asılsız ve anlamsız olduğunu anlayacaksın. Fakat şimdi bilmiyorsun.

Sevindiğinde de boşuna sevinme çünkü haftaya geride kaldığında bu sevincin aynı şekilde asılsız ve anlamsız olacaktır. Kendi kendine boşuna sevinip boşuna ağlıyorsun. Esasen sonuca bakmalısın.

Ona hep şu sözü söylüyorum: “The last laugh is the best laugh”
“Son gülen iyi güler”

Güzel sonuç, Yalnız Allaha dayanıp - Ona güvenenlerindir.

Selam


1:5
Re: sevgili emre halen ayni ultra vizyondasin... [message #21620 is a reply to message #21608 ] Fri, 01 April 2005 02:44 Go to previous messageGo to next message
  Emre_1974tr  is currently offline Emre_1974tr
Messages: 1516
Registered: June 2004
Dependent
Sevgili Zazax;

Senin hastalıklı düşüncelerin ve çıkarımların beni en ufak bir şekilde enterese etmiyor.

Hem mantık olarak tamamiyle hastalıklı çıkarımlarda bulunuyorsun hem de kendi teorine ayetlerden kanıt getiremiyorsun.Zaten getirmene de imkan yok.Tek yapacağın ağzından köpükler saçarak kendi adalet anlayışını Kuran'a yamamaya çalışacaksın.Senin düşüncelerini kabul etmeyenleri de aşağılayacak ve tehditler savuracaksın.

Ben ayetlerden ispatlarımı sunuyorum.

Gel sen de öyle yap.

Yoksa burada kimse senin sapmış düşüncelerini iplemez .

Buradakiler Rabbin sözlerini ve gerçek mantığı yol gösterici ışık olarak kabul ediyorlar.Senin gibi şaşkınların Tanrılığını kimse kabul etmez boşuna ümitlenme.

Selamlar.
Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21622 is a reply to message #21588 ] Fri, 01 April 2005 03:06 Go to previous messageGo to next message
  Emre_1974tr  is currently offline Emre_1974tr
Messages: 1516
Registered: June 2004
Dependent
Sevgili The Elite,

Ben çocuk cennete gitti diye birşey söylemedim.Kuran'da anne ve babanın kurtarıldığı belirtiliyor.Çocuğun ahiretteki durumunu bilemeyiz ayetlerde söylenmediği için.

Kuran ayetleri açıkça iyilerin daha bu dünyadayken güzellikleri,kötülerin ise sıkıntıları yaşamaya başlıyacağını söylüyor.Burası apaçık ve tartışmasız bir şekilde birçok ayette belirtiliyor.Benim bu yazımda ilave olarak öne sürdüğüm sav ise Rabbimizin sonsuz imtihanlarda ne sonuç alacağımızı bildiği için bize sadece örnek(sembol) bir imtihan hayatı yaşattığıdır.bu yüzden cenneti hakediyorsak, iyi bir insan ve sağlıklı bir beyin yapısına(inançlı,merhametli,adaletten yana vb...) sahip olarak doğuyor olabiliriz.Yok eğer sonsuz imtihanlarda kaybedecek bir kişiysek bu sembolik-örnek imtihan hayatında kötü karakterli olarak yaratılıyor olabiliriz diyorum.

Yani aslında özgür irademiz cennete mi yoksa cehenneme mi gideceğimizi belirliyor geniş kapsamda.Ama bu örnek(ama tabii ki gerçek) imtihan hayatımızda hakettiğimiz şekilde yaratılıp yönlendiriliyor olabiliriz.Başka bir deyişle sonsuz imtihanları temsilen, bir imtihanda kazananlardan veya kaybedenlerden olarak hayata veda ediyoruz.Eğer sonsuza dek değişik şekillerde imtihan edilseydik;örneğin bir akıllı,bir akılsız,bir sağlıklı,bir sağlıksız,bir zengin,bir fakir,bir orta halli.......sonuçta artımızın mı yoksa eksimizin mi ortaya çıkacağını,ağır basacağını yüce Rabbimiz gayet iyi biliyor.Bu yüzden bu tek imtihandan bu gerçekte hakettiğimiz şekilde kazandırılıp,kaybettiriliyor olabiliriz diyorum.Bütünün küçük bir parçası,örneği olarak.Özgür irademizin seçtiği sonucu yaşıyoruz böylelikle...

Ama tekrar söylüyorum bu kader ve özgür irade üzerindeki iddiam tamamen bir savdır.Bu kesin böyle olmalı falan demiyorum.Doğrusunu Rabbimiz biliyor.

Selam ve sevgiler.









Ynt: Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21623 is a reply to message #21622 ] Fri, 01 April 2005 03:31 Go to previous messageGo to next message
  lacosta
Messages: 1064
Registered: November 2002
Dependent
Selamlar Emre,

Aktarım:

Ayetlerden anladığım kadarıyla herkes daha bu dünyadayken bile hakettiğini yaşamaya başlıyor


Aktarım:

Şu an yaşadığımız "sadece örnek bir imtihan hayatı" olabilir.Yani bir tür sembol imtihan.Yanlış anlaşılmasın tamamiyle gerçek bir imtihan ama bir "örnek",bütünün bir parçası olarak...


Herseyden once bize ayni gibi gorunen olaylarin birbirinden cok farkli gerekceleri olabilir.

Herseyi bildigimizi ya da en azindan cok sey bildigimizi zannediyoruz ama gercekte bizler henuz hicbir sey bilmedigimiz icin bu gerekceleri tam olarak algilayamiyoruz.

Dunyada sikintili bir hayat yasamanin yegane sebebinin "hakedis" oldugunu soyleyemeyiz. Aksi takdirde bu tesbitimizi mealen "Isteyene dunya hayatinin guzelligi verilir, ancak ahiret daha hayirlidir." ayetiyle nasil bagdastiracagiz? Bu dunyada fakirlik, sikinti ve cile ile zamanlarini dolduranlarin pekala diger dunyada cenneti hakediyor olabilirler. Hem de belki de bu onlarin bilincli secimleri de olabilir.

Aktarım:

Bu yüzden bu tek imtihandan bu gerçekte hakettiğimiz şekilde kazandırılıp,kaybettiriliyor olabiliriz diyorum.Bütünün küçük bir parçası,örneği olarak.


Burada neyden bahsediyorsun, birden fazla dunyaya gelisten mi bahsediyorsun anlayamdim.

Saygi ile,

[Updated on: Fri, 01 April 2005 03:35]


16:24. Kendilerine, "Rabbiniz ne indirdi," denildiğinde, "Geçmişlerin efsanelerini...," diye yanıtlarlar.
Re: Ynt: Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21624 is a reply to message #21623 ] Fri, 01 April 2005 03:41 Go to previous messageGo to next message
  Emre_1974tr  is currently offline Emre_1974tr
Messages: 1516
Registered: June 2004
Dependent
Sevgili Lacosta,ben bu dünyada sıkıntı çeken gümbürdemiştir demiyorum.Bu sıkıntıların hayra alemet olmadığını,durup duruken Allah'ın kimseye sıkıntı vermediğini söylüyorum.Daha doğrusu bunu açıkça ayetler söylüyor.Bu sıkıntılar ceza olduğu gibi aynı zamanda bir "uyarı" görevi de görebiliyor.Şimdi ilgili yazımı tekrar aşağıya asıyorum:

Kuran kötülerin daha bu dünyada cehennemi yaşamaya başlayacağını,iyilerin ise cenneti daha bu dünyadayken yaşamaya başlayacağını söylüyor:

-Allah'ın mescitlerinde, Allah'ın isminin anılmasını engelleyen ve onların harap olmasına çalışan kimselerden daha zalim kim olabilir? Bunların oralara korka korka girmekten başka çareleri yoktur. Bunlara dünyada zillet, ahirette de büyük bir azap vardır.

-O inkar edenleri, dünya ve ahirette şiddetli bir azaba çarptıracağım, onların hiçbir yardımcıları da olmayacak! (Al-i İmran suresi 56. ayet)

-Allah da onlara hem dünya nimetini verdi hem de ahiretin güzel sevabını verdi; öyle ya Allah güzel iş yapanları sever. (Ali İmran suresi 148. ayet) (Bu ayette hem dünyada hem de ahirette cennet yaşamına,güzelliklere,nimetlere kavuşan insanlardan bahsediliyor.)




- Bizi,doğru yola yönelt.nimet verdiklerinin yoluna ilet.(fatiha 5-6)

)

-Onlardan kimileri de "rabbimiz,bize dünyada da,ahirette de en hayırlısını,en güzelini ver,bizi ateşin azabından koru"der.işte bunlar kazandıkları şeylerden paylarını alırlar.(bakara) (Bu ayette de hem dünyada hem de ahirette güzellikleri isteyenlerin doğru yolda olduğu belirtiliyor)

-şeytan sizi kötülüğe çağırır,fakirlikle korkutur ve cimriliği emreder.Allah ise bolluk vericidir.Allah'ın ihsanı boldur,her şeyi O bilir.dilediğine Allah zenginlik ve bolluk verir.şüphesiz ki böyleleri büyük bir hayra ermiştir.aklı erenler bundan ibret alırlar(bakara)



-De ki "Allah'ın kulları için verdiği süslenecek şeylerle rızık olarak verdiklerinin temiz olanlarını kim yasak edebilir?"yine de ki "bunlar dünyadaki inançlı kişilerindir.ahirette ise yalnız onlarındır".ayetlerimizi anlayanlara bu şekilde açıklamaktayız.(araf süresi 32.ayet) (Bu ayette dünyadaki güzelliklerin aslında müminler için hazırlandığı söyleniyor.Ama bilindiği üzere bu dünyadaki nimetlerden inkarcılar da yararlanabiliyor.Ahirette ise yalnızca müminlerin yararlanacağı söyleniyor.)

-Ey inananlar!Allah'a ortak koşanlar pis insanlardır.bu yıldan sonra onları mescid-i haram'a yaklaştırmayın,yoksulluktan çekinirseniz bilin ki Allah,yakında sizi bol nimetleriyle zengin edecektir.Allah bilendir,hüküm ve hikmet sahibidir.(tövbe suresi 28. ayet)

-O Allah ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yaratmıştır.(bakara 29)

-Ey insanlar!yeryüzünde bulunan rızıklardan helal ve hoş olarak yiyin(bakara 167)

-Allah seni öksüz bulup barındırmadı mı?yine seni şaşırmış bulup da doğru yola iletmedi mi?seni yoksul bulup zengin etmedi miduha suresi 6-7-8. Ayetler)(Burada dikkat edilirse önce istenmeyen,kötü durum,sonra da istenen güzel durumlar belirtiliyor.Öksüzlükten barınmışlığa terfi,şaşırmışlıktan doğru yola giriş ve en son olarak da fakirlikten zenginliğe yükselmek.)

-süleyman dua etti"ya Rabbim,beni bağışla.bana bundan sonra kimsenin erişemiyeceği saltanat ver.şüphesiz bütün muradları ihsan eden sensin."(sad süresi 35. ayet)(Ayrıca Süleyman peygamberin mal sevgisini Allah'ı anmak için istediği ve kimsenin erişemiyeceği bir saltanatın kendisine verildiği söyleniyor başka ayetlerde.)



"Allah,hiçbir şeye gücü yetmeyen,başkasının malı olmuş bir köle ile ,katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan bir kimseyi örnek verir.bunlar hiç bir olurlar mıNahl 75)

Evet burda da kimseye faydası dokunmayan fakir ve özgür olmayan bir kimseyle etrafına hayır işleyen ve zekat veren zengin ve özgür bir kimse kıyaslanıyor ve zenginlik üstün tutuluyor.



- Allah size kolaylık diliyor zorluk dilemiyor (Bakara 185. ayetten) (bu ve benzeri pek çok ayete göre Allah'ın kullarında görmek istediği;mümkün mertebe sıkıntısız ,kolaylık ve güzelliklerle dolu hayattır.)

Taha Suresi 124. Ayet: Kim benim zikrimden/Kur'anımdan yüz çevirirse onun için zor, sıkıcı bir hayat şekli/dar bir geçim vardır; kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz. ( ayette günahkarların bu dünyada sıkıntı dolu bir hayat yaşayacağı, ahirette de kaybedenlerden olacağı belirtiliyor.)

Allah'ın yeryüzünde cezalandırma yöntemlerinden biri fakirlik verme ve nimetlerden kısmadır:

Enam Suresi 146. Ayet: Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram ettik. Bir de bunlara sığır ve koyunun, sırtlarında, barsakları üzerinde veya kemiklere yapışık kuyruk kısmının dışındaki yağlarını da haram ettik. Bunu onlara azgınlıkları yüzünden bir ceza yaptık. Şüphesiz Biz, her hususta doğru söyleriz. (Bu ayette ceza olarak, normalde haram olmayan şeylerin yasaklandığı görülüyor.)

- Ve üzerlerine zillet, eziklik ve yoksulluk damgası vuruldu, Allah'tan bir gazaba çarpıldılar.(Bakara suresi 61. Ayetten...) (Yine Allah'ın bu dünyada azap etme yöntemi olarak yoksullaştırmayı yani dünya nimetlerinden kısmayı görüyoruz.)

Nisa Suresi 160. Ayet: Yahudilerin zalimlikleri ve Allah yolundan çevirmeleri sebebiyle onlara helal edilmiş olan bir çok temiz ve hoş nimetleri kendilerine yasakladık. (Yine günahkarlığın sonucu olarak dünyadaki güzelliklerin yasaklanmasını görüyoruz.)

DÜNYADAKİ SIKINTILARIN SEBEBİ İŞLEDİĞİMİZ GÜNAHLARDIR

-Bunun nedeni şudur: Allah, bir kez bir kavme verdiği bir nimeti, onlar kendilerindeki bu nimete erme sebebini değiştirmedikçe değiştirecek değildir ve Allah, işiten ve bilendir. (Enfal suresi 53. ayet) (Eğer bir insanın veya kavmin başına bir felaket geliyorsa veya yaşadığı güzellikler kaybolmaya başlıyorsa mutlaka birşeyler yolunda gitmiyor,uyarılıyor demektir.Ayrıca idam,el kesme ve hapis cezaları da günahkarların daha bu dünyada ızdırabı yaşamaya başlamaları için istenmektedir.Eğer pişman olup tövbe etmezlerse ahirette de ızdırapları büyüyerek artacaktır.Kısacası bu dünyada yaşanan hiçbir musibet hayra alamet değildir.)

Buna karşılık iyilik yapanlar güzellikleri bu dünyada da yaşamaya başlıyorlar.Yani güzelliklerle imtihan ediliyorlar çoğu kez:

Enfal Suresi 17. Ayet: Sonra onları siz öldürmediniz, fakat onları Allah öldürdü; attığın zaman da sen atmadın, lakin Allah attı. Bu da mü'minlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Gerçekten Allah işitendir, bilendir!

Cinn Suresi 16.-17. ayet Ayet: Onlar gerçekten o yol üzere dosdoğru gitselerdi, elbette kendilerini bol bir su ile suvarırdık. Ki onları, onun içinde imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden/Kur'an'dan yüz çevirirse Rabbi onu, gittikçe yükselen bir azaba sokar.

Yani doğru yolda gidenler daha çok bu dünyanın güzellikleriyle denenip, mükafatlandırılmaya başlanıyorlar.Yanlış yolda gidenler ise daha çok sıkıntı ve zorlukla imtihan ediliyorlar.Bu sıkıntılar günahkarlara aynı zamanda bir ceza ve uyarı da oluyor.

Ayrıca Kuran maddi,teknolojik ve askeri açıdan güçlü olmamazı emrediyor:

Enfal Suresi 60. Ayet: Sizler de onlara karşı gücünüzün yettiği her çeşit kuvvetten savaş için beslenen atlardan hazırlayın; onunla hem Allah'ın düşmanı hem sizin düşmanınızı, hem de sizin bilmediğinizi fakat Allah'ın bildiği diğer düşmanlarınızı korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız mükafatı size tamamen ödenir ve hiç zarara uğramazsınız. (Bu da maddi güç ve zenginlikle olur.Özellikle günümüzde teknolojik ve maddi güç olmadan bu emri yerine getirmenin imkanı yoktur.)

Enam Suresi 140. Ayet: Bilgisizlik ve düşüncesizlikle çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği nimetleri, Allah'a iftira ederek yasaklayanlar, kesinlikle zarar ettiler. Şüphesiz onlar, yanlış gittiler ve hiçbir zaman muvaffak olamadılar. (Dünya güzelliklerini günah olarak görmek ve onlara sırt çevirmek sapkınlık olarak gösteriliyor)

*******

Sevgili Lacosta gelelim ikinci soruna.Hayır reenkarnasyondan bahsetmiyorum.Diyorum ki sonsuza dek imtihan edilseydik bile sonucun ne olacağını Allah biliyor.Bu yüzden bu tek hayattan oluşan imtihanda bu göz önüne alınarak kaybedenlerden veya kazananlardan kılınıyor "olabiliriz" diyorum.Yine söylüyorum bu kader konusunda kesin bir iddiam yok sadece fikir -düşünce belirtiyorum.

Selam ve sevgiler.

[Updated on: Fri, 01 April 2005 03:42]

Re: Ynt: Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21625 is a reply to message #21624 ] Fri, 01 April 2005 04:39 Go to previous messageGo to next message
  The Elite
Messages: 929
Registered: July 2002
Location: Istanbul
Dependent
Selam,

Quote:

Diyorum ki sonsuza dek imtihan edilseydik bile sonucun ne olacağını Allah biliyor


Suphesiz bu tezin gecersizdir. Allah bu dunya hayatinin oncesini ve sonrasini biliyordu. O halde dunyayi neden yaratti?

Emre kardesim, Ozgur irade mumkun degildir. Senin inanclarin dogdugun aile, cevre, dusunsel, mantiksal ve duygusal zekan vs. tarafindan belirlenir. Soyler misin bana hangisini sen ozgur iradenle sectin. Cocuklar ve gerizekalilar imtihandan sorumlu tutulmayacak. Peki bu onlarin ozgur iradeleri ile mi oldu. Yoksa kader mi?

57:22-23 ayetleri apaciktir. Hersey Tanri'nin yazgisi ile sekillenmektedir. Eger bizim ozgur irademizle olsaydi 57:23 ayetinin aksine boburlenir veya uzulurduk. Allah diyor ki uzulmeyin ve boburlenmeyin, cunku olaylar sizin iradeniz disinda benim mudehalemle gerceklesiyor.

Ozgur iradeden bahsetmen icin bu dunya hayatini herseyi ile senin planlaman lazım. Bak yine geldik uzakdogu mistizmine Smile

Selam


[Updated on: Fri, 01 April 2005 04:40]


"Karanlığa söyleneceğine kalk bir mum yak"
Re: Ynt: Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21626 is a reply to message #21625 ] Fri, 01 April 2005 04:52 Go to previous messageGo to next message
  Emre_1974tr  is currently offline Emre_1974tr
Messages: 1516
Registered: June 2004
Dependent
Sevgili The Elite;

Allah sonucu bildiği halde bu dünyayı yaratıyor ve bize bir örnek yaşattırıyor.Ahirette bir itirazımız kalamıyor.Niye bunu yapmasın ki?Bir engel mi var?Boşa giden birşey mi var?Kesinlikle hayır.

Özgür irade konusunda söylediğime biraz daha dikkat et lütfen.Diyorum ki yüce Allah özgür irademiz sayesinde neyi seçtiğimizi biliyor.Sonsuza dek bizi değişik şekillerde denese sonucun ne olduğunu biliyor ve bu yüzden "kendi dilediği bir sembol imtihan hayatı sunuyor" "olabilir" diyorum.

Yani bu tek örnek imtihanda hakettiğimiz şekilde yönlendiriliyor olabiliriz diyorum.Yani nasıl bir kalp(beyin) ile doğacağımız buna göre belirleniyor "olabilir" diyorum.

Sonsuz imtihanlarda ne yapacağımız bilindiğine göre bu "örnek" imtihanda hakettiğimiz şekilde "programlanıp hayatımız yönlendiriliyor" "olabilir" diyorum.sonsuz değişik formatlarda yaratılıp denenince sonucun ne olacağı bilindiğinden bu tek örnek imtihanda bu sonucu temsilen hakettiğimiz şekilde kazanıp kaybediyor "olabiliriz" diyorum

Ve yine tekrarlıyorum sadece ama sadece "olabilir diyorum ve bu özgür irade-kader ilişkisinde bir iddiam yok ...sadece düşünce üretiyorum.

Selam ve sevgiler.



Re: Ynt: Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21627 is a reply to message #21626 ] Fri, 01 April 2005 05:04 Go to previous messageGo to next message
  Emre_1974tr  is currently offline Emre_1974tr
Messages: 1516
Registered: June 2004
Dependent
Konuyla ilgili olrak Allah'ın dilemesi ve müdahale ile ilgili bazı ayetleri sunmak istiyorum.Bu konudaki düşüncelerinize ışık tutabilir ...

Bakara Suresi 20. Ayet Şimşek neredeyse gözlerini kapıverecek; önlerini aydınlatınca ışığında yürüyorlar, karanlıklar üzerlerine çökünce de dikilip kalıyorlar. Allah dileseydi işitme ve görmelerini alıverirdi. Şüphe yok ki, Allah her şeye gücü yetendir.

Bakara Suresi 220. Ayet O ayetler, dünya ve ahiret hakkındadır. Bir de sana öksüzlerden soruyorlar. De ki: "Onların işlerini düzene koymak, karışmamaktan daha hayırlıdır. Kendilerine karışırsanız kardeşlerinizdirler. Allah, yararlı iş yapanı bozguncudan ayırır. Eğer Allah dileseydi sizi kesinkes sarpa sarardı. Şüphesiz ki, Allah çok güçlü ve hikmet sahibidir.

Bakara Suresi 253. Ayet Biz, o işaret edilen peygamberlerden kimini kiminden üstün kıldık. İçlerinden kimi ile Allah konuştu, kimini de daha yüksek derecelere çıkardı. Meryem oğlu İsa'ya da o açık delilleri ve mucizeleri verdik ve kendisini Cebrail ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, onlardan sonraki milletler kendilerine o açık deliller geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat anlaşmazlığa düştüler, kimi inandı, kimi inkar etti. Yine Allah dileseydi, birbirlerinin kanına girmezlerdi. Ne varki Allah, dilediğini yapar.

Nisa Suresi 90. Ayet Ancak aranızda antlaşma bulunan bir kavme varıp sığınmış bulunanlara veya ne sizinle savaşmayı, ne de kendi kavimleriyle savaşmayı havsalalarına sığdıramayarak size gelmiş olanlara dokunmayın! Allah dileseydi onları size musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. O halde onlar sizi bırakıp bir tarafa çekildikleri ve sizinle savaşmayıp barışa yanaştıkları takdirde de Allah onlara dokunmanıza izin vermemiştir.

Maide Suresi 48. Ayet Sana da önünde bulunan kitapları doğrulayıcı ve onlara bir şahit olmak üzere bu hak kitabı indirdik; onun için sen de aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet, sana gelen gerçekten ayrılıp da onların arzuları arkasından gitme! Her biriniz için bir kanun ve bir yol tayin ettik. Allah dileseydi, hepinizi bir tek ümmet yapardı, fakat sizi, her birinize verdiği şeylerde imtihan edecek. O halde durmayın, hayırlı işlerde yarışın. Nihayet dönüşünüz hep Allah'adır. O zaman O, hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir.

Enam Suresi 35. Ayet Eğer onların omuz dönmeleri sana ağır geliyorsa, haydi kendi kendine yerin dibine inecek bir baca veya göklere çıkacak bir merdiven arayıp da onlara bambaşka bir mucize getirmeye gücün yettiği takdirde hiç durma, bunu yap! Allah dileseydi, elbette onları hidayet üzere toplardı. O halde sakın cahillerden olma!

Enam Suresi 107. Ayet Allah dileseydi onlar Allah'a ortak koşmazlardı. Biz seni onların üzerine gözcü göndermedik, sen onlara vekil de değilsin!

Enam Suresi 112. Ayet Böylece Biz, her peygambere insanların ve cinlerin şeytanlarını düşman etmişizdir; bunlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Eğer Rabbin dileseydi bunları yapmazlardı. O halde onları iftiraları ile başbaşa bırak!

Enam Suresi 137. Ayet Yine bunun gibi, Allah'a ortak koşanlardan çoğuna çocuklarını öldürmeyi de o taptıkları ortaklar, hem onları helak etmek hem de dinlerini karma karışık etmek için iyi birşeymiş gibi gösterdiler. Allah dileseydi, bunu yapmazlardı. O halde onları uydurdukları kanunlarla başbaşa bırak ne halleri varsa görsünler.

Enam Suresi 148. Ayet Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Allah dileseydi ne biz, ne de babalarımız O'na ortak koşardık; hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Bunlardan öncekiler de Bizim azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanlamışlardı. Onlara de ki: "İlim denilecek birşeyiniz var mı ki, bize çıkara-sınız? Siz sadece bir zannın ardından gidiyorsunuz ve siz yalnızca atıp tutuyorsunuz."

Enam Suresi 149. Ayet De ki: "Kesin ve açık delil ancak Allah'ındır. O, dileseydi, sizi hep birden doğru yola iletirdi."

Araf Suresi 155. Ayet Bir de Musa tayin ettiğimiz vakitte huzurumuzda bulunmak üzere kavminden yetmiş er seçmişti. Ne zaman ki bunları o sarsıntı yakaladı. Musa dedi ki: "Rabbim, dileseydin bunları ve beni daha önce helak ederdin. Şimdi bizi ,içimizdeki o beyinsizlerin yaptıkları yüzünden helak mı edeceksin? O da sırf Senin imtihanın; Sen bununla dilediğini sapıklığa bırakır, dilediğine hidayet kılarsın! Bizim velimiz Sensin; artık bizi bağışla, bize merhamet eyle; bağışlayanların en hayırlısı Sensin!

Araf Suresi 176. Ayet Eğer dileseydik Biz onu ayetlerle yükseltirdik, fakat o, yere alçaklığa saplandı ve hevasının ardına düştü. Artık onun hali, o köpeğin haline benzer ki, üzerine varsan dilini sarkıtıp solur! İşte böyledir ayetlerimizi inkar eden o kimselerin durumu; kıssayı kendilerine bir naklet, belki biraz düşünürler.

Yunus Suresi 16. Ayet De ki: "Eğer Allah dileseydi ben onu size okumazdım, hiçbir şekilde de size onu bildirmezdi. Bilirsiniz ki, ben sizin içinizde bundan önce bir ömür boyu durdum. Artık bir kere olsun aklınıza baş vurmaz mısınız?"

Yunus Suresi 99. Ayet Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde kim varsa hepsi toptan iman ederlerdi. O halde insanları hep mü'min olsunlar diye sen mi zorlayacaksın?

Hud Suresi 118. Ayet Rabbin dileseydi, kesinlikle bütün insanları bir tek ümmet yapardı. Oysa ihtilaf edip duracaklardır.

Rad Suresi 31. Ayet Kendisiyle dağların yürütüldüğü veya yerin parçalandığı yahut kendisiyle ölülerin konuşturulduğu bir Kur'an olsaydı... Fakat bütün emir Allah'ındır! İman edenler, kafirlerden ümidi kesip daha anlamadılar mı ki, Allah dileseydi elbette insanlara hep birden hidayet buyururdu; o küfredenler, onların kendi sanatları yüzünden başlarına musibet inip duracak ya da yurtlarının yakınma konacak. Nihayet Allah'ın va'di gelecek! Şüphesiz ki Allah va'dinden şaşırmaz!

Nahl Suresi 9. Ayet Yolu doğrultmak Allah'a aittir. Ondan sapan da vardır.Allah dileseydi hepinizi doğru yola erdirildi.

Nahl Suresi 35. Ayet Bir de müşrikler Allah dileseydi, ne biz, ne de atalarımız, O'ndan başka hiçbir şeye tapmazdık ve O'nun emri olmadan hiçbir şeyi yasaklamazdık! dediler. Bunlardan öncekiler de böyle yaptılar. Buna karşı peygamberin görevi, açık bir tebliğden başka birşey değildir.

Nahl Suresi 93. Ayet Allah dileseydi mutlaka hepinizi bir tek ümmet yapardı, fakat O, dilediğim saptırır, dilediğini doğru yola eriştirir ve herhalde hepiniz, bütün yaptıklarınızdan sorumlu olacaksınız.

Muminun Suresi 24. Ayet Bunun üzerine kavminden küfreden kodaman güruh: "Bu, sizin gibi bir insandan başka birşey değildir, üstünüze geçmek istiyor. Eğer Allah dileseydi, elbette bir takım melekler gönderirdi. Biz eski atalarımız içinde bunu işitmedik.

Furkan Suresi 45. Ayet Rabbinin gölgeyi nasıl uzatmakta olduğunu görmedin mi? dileseydi elbette onu hareketsiz de kılardı. Sonra Biz güneşi ona nasıl delil kılmışız?

Furkan Suresi 51. Ayet dileseydik elbette her köye bir uyarıcı gönderirdik.

Yasin Suresi 47. Ayet Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın" denildiği zaman, o kafirler, iman edenler için şöyle dediler: "Allah'ın, dileseydi yiyecek verebileceği kimseyi biz hiç yedirir miyiz, siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?"

Yasin Suresi 66. Ayet Hem dileseydik gözlerini üzerinden silme kör ediverirdik de yola dökülürlerdi. Fakat nereden görecek- ler.

Fussilet Suresi 14. Ayet Onlara:" Allah'tan başkasına tapmayın!" diye önlerinden ve arkalarından peygamberler geldiği zaman "Rabbimiz dileseydi. melekler gönderildi. Onun için biz sizin gönderildiğiniz şeylere inanmayız!" dediler. Sureyi Oku
Sura Suresi 8. Ayet Allah dileseydi elbette (insanların) hepsini bir tek ümmet de yapardı. Fakat dilediğini rahmetinin içine koyuyor. Zalimlere gelince onlara ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.

Zuhruf Suresi 20. Ayet Bir de dediler ki: "Rahman dileseydi biz onlara tapmazdık." Bu hususta onların bir bilgileri yoktur, sadece atıyorlar.

***

Özellikle bu son ayette inkarcılar eğer Allah dileseydi biz böyle sapmazdık diyorlar ve kaderci bir şekilde mesuliyeti kendilerinden atmak istiyorlar gibi bir tablo canlanıyor gözümde.Ama ayet, o inkarcıları yalanlıyor ve bu tezlerinin yanlış olduğunu söylüyor...Ne dersiniz?

Selam ve sevgiler.
Ynt: Re: Ynt: Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21629 is a reply to message #21619 ] Fri, 01 April 2005 06:22 Go to previous messageGo to next message
  cicona  is currently offline cicona
Messages: 73
Registered: December 2004
Location: istanbul
Beginner
Selam Turgut,

Cevabın ve yazdığın diğer yazılar için çok teşekkür ederim.
Anlayamadığım bir çok konuda oldukça faydalanıyorum.


Sevinç veya hüzün kalıcı “Sonuç”lardadır. Kalıcı olarak verilen yada alınanlardadır.

Bu dünyada kalıcı olarak verilen bir şey varmıdır?

Örneğin lise giriş sınavlarına hazırlanan bir kızım var, her hafta test sınavlarına giriyor.

Umarım allah onun için hayırlı olacak okula girebilmesi için ona yardım eder.

Sevindiğinde de boşuna sevinme çünkü haftaya geride kaldığında bu sevincin aynı şekilde asılsız ve anlamsız olacaktır. Kendi kendine boşuna sevinip boşuna ağlıyorsun. Esasen sonuca bakmalısın.

Anlayamadığım buydu işte ,bize göre sevinç verecek bir sonuç ile karşılaşsak ta sevinmemek lazım çünkü bu zaten daha önce belirlenmiş idi.Belki sadece elimizden gelenin en iyisini yapmış olduğumuzu düşünerek bu sonuç için içimizi rahat mı hissetmeliyiz?
Gururlanmadan ,kibirlenmeden...

Sevinç veya hüzün yerine huzuru mu yakalamak lazım?


Selam
[/quote][/COLOR]


10.62
ALLAH'ın dostları için ne bir korku vardır, ne de üzülürler.
Ynt: Re: sevgili emre halen ayni ultra vizyondasin... [message #21630 is a reply to message #21620 ] Fri, 01 April 2005 06:23 Go to previous messageGo to next message
  ZazaX  is currently offline ZazaX
Messages: 1207
Registered: August 2002
Location: Frankfurt am Main
Dependent

at terli yemiyor degilmi emre kardesim
senin kuraninda 2x2=5 mi ettigini iddia ediyorsun yoksa senmi yanlis anliyorsun..simdi gördüklerimize yasadiklarimizami inanalim yoksa senin ikina ikina kuran budur diye cikardigin felsefeleremi inanalim..
yani öyle birsey iddia etki o iddianin ayaklari yere bassin..
öyle birsey iddia etki kafamiza yatsin


]
Kaderim Kederim Oldu. [message #21637 is a reply to message #21587 ] Fri, 01 April 2005 12:16 Go to previous messageGo to next message
  dabbe  is currently offline dabbe
Messages: 1111
Registered: March 2004
Dependent
Selam,

Kaderde buda varmis. Ne varmis? Kaderin ne oldugunu düsünmek ! Kaderim kederim olmus.


Her sey levh-i mahvuzda nasil yazildiysa öyle olmaktadir. Agaclardan düsen tek bir yapragin bile ne zaman, nereye, nasil, neden, düsecegi yazilmistir. iste bu sekilde yazildigi icin o yaprak o zamanda , o yere, o sekilde, o sebepten, düsmüstür. Ve yaprak düsmüstür, cünkü düsmesi yazilmistir. Sonuc olarak olmasi gereken olmustur. Düsmesine düsmüstür ama o yapragin baska zaman, baska yere, baska sekilde, baska sebepten dolayida düsebilirliligide o kitapta yazilmistir. Yani o kitapta yazan olasilik o yapragin ömrünün ne kadar olduguna, bu ömrünün her aninda düsebilecegi yerin kordinatlarindaki olasiliklara,ömrüne, düsme olasilklarina ve agirligina genisligine, tersine düzüne her ne sekilde ise o sekilde, her ne nedense o nedenden, yagmurdan rüzgardan bir sebepten dolayi düsmüsse o düsüs o kitapta yazilmistir. Bu kadar cok olasiligin oldugu bir kitapta tutupta sadece sonucu ele alarak iste düsecegi yazilmisti ve düstü, iste buda kaderdir demek eksiksiz bir paradogsdur. Paradogsun ilaci Paranoyadir.

Sadece bir yapragin ecelinde o kadar cok olasilik yazan kim bilir insan icin ne cok versiyonlu olasiliklar yazmistir. Zaten o yüzden degilmidir ki o kitabi yazmak icin ne agaclar dayanir nede denizler.

Hayatimizin her ani ileriye dogru kendi kapsadigi alan icerisinde olabilirligi kadar secenege sahibdir ve bunlar yazilmistir. Bu sürec icinde ilerledikce olusan yeni an beraberinde kapsadigi kadar yeni olasiliklarla beraber karsimiza cikar. Her anin kendi icinde olusturdugu olgu diger olusmamis secenekleri olumsuz kilsa bile aslinda o olusmamis olasiliklar bile sanki olusmus gibi var sayilarak son noktaya kadar olusturulmustur. Her sey yazilmistir. Bu yazilim öyle bir yazilim ki her olusum kendisi disinda olusan etkenlerin olusmasiylada yeni olasiliklara gebedir.vs......

Iyi ve kötüyü secme diye bir sey yoktur. Bunun delili ise; Hic bir kimse kötüyü secmez. Sadece olusturdugunun sonucu kötü olur. Saglamasini yapmak isteyen kendi üzerinde deneyebilir. Bir kisi cikipta ben sunu kötü olsun diye sectim desin. Kendi hayati icin !


Selam.


"Insanlarin bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadiklarini onlara söyler" Neml 82
Re: Ynt: Re: Ynt: Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21639 is a reply to message #21629 ] Fri, 01 April 2005 14:02 Go to previous messageGo to next message
  Turgut  is currently offline Turgut
Messages: 339
Registered: September 2002
Location: İstanbul
Thinker
Selam Sibel,
Paylaşıma sunduğumuz düşüncelere ilginiz ve bilgilendirmeniz için teşekkür ederim.

Aktarım:
Bu dünyada kalıcı olarak verilen bir şey varmıdır?


Düşünceme göre bu dünyada verilen (bize yaptırılan Salih eylemlerden başka) kalıcı bir şey olamaz çünkü zaten bu dünya bu haliyle kalıcı değildir. Kalıcı sonuç olarak verilen veya alınanlardan kastım, kesinlikle ve tamamen Ahirete yönelik olarak verilenlerdir.

Kalıcı olan, Salih işlerdir.
Bu konuda bir Ayeti kendi düşünceme dayanak alıyorum:

19:76. Allah, doğru yola gidenlerin hidayetini artırır. Sürekli kalan Salih işler, Rabbinin nezdinde hem mükâfat bakımından daha hayırlı, hem de âkıbetçe daha iyidir.

(bu ayet ile ilgili olarak dikkatimi çeken bir dip not düşeyim: bu sure başında zikredilen beş harfin beşide bu surede sadece bu ayet içinde vardır: Kef, Ha, Ya, Ayn, Sad.)

Aktarım:
Belki sadece elimizden gelenin en iyisini yapmış olduğumuzu düşünerek bu sonuç için içimizi rahat mı hissetmeliyiz?
Gururlanmadan ,kibirlenmeden...
Sevinç veya hüzün yerine huzuru mu yakalamak lazım?


Bana hiçbir zaman yapmış olduğumuzdan dolayı içimizi rahat hissetmek doğru gelmiyor. Çünkü "Yaradana yönelimden" başka yaptığımız bir şey yoktur. Kendimize ait zannettiğimiz bütün erdemler aslında birer melekedir ve yapan aslında bu melekelerdir bizim erdemimiz sadece O melekeye uymaktır. Yani yine yönelimdir başka bir şey değil.

Evet herhalde huzuru yakalamak lazım. Bu da bence sadece Allaha güvenmek, “Allahın ayetleri ile kalplerin tatmin olabilmesi” huzur bulabilmesidir. Allahın zikri ile kalbi huzur bulamayanın huzuru bence sahte ve geçicidir. Yani benim kızın sevinmesi gibi, veya ilaçla veya hipnozla kendini huzurlu hissetmek gibi. Ne yazıkki bu sahte huzurların sahteliği sonradan anlaşılır ve anlaşıldığında iş işten geçmiş olabilir.

Saygı ve Selam ile,


1:5
Re: Kaderim Kederim Oldu. [message #21640 is a reply to message #21637 ] Fri, 01 April 2005 14:05 Go to previous messageGo to next message
  Turgut  is currently offline Turgut
Messages: 339
Registered: September 2002
Location: İstanbul
Thinker
Selam Dabbe,

Düşünceme göre, bizzat kainat kitabının kendisi Allahın yazdıklarıdır. Olanlar / olacaklar tüm kuralları ve ihtimalleri ile birlikte, bizzat bu kitabın “kendisi” ile ve kendisinde yazılı ve zamanı gelince olmaktadır. Kainat kitabının bizzat kendisi “ilmi ilahidir” “levhi mahfuzdur” Anladığım kadarı ile senin de dediğin buna yakın bir ifadedir.

Birde Şöyle düşünüyorum: Sanki Rulo halinde bir film var Yaratana göre bu film baştan sona bilinmektedir. Fakat biz henüz bu filmin içinde bir yerde kendi rolümüzü sonucu bilmeden kendimize göre yaşıyoruz.

Yalnız kimse kötüyü seçmez demişsin orda biraz tereddüt ettim, yani buna göre Ebu cehilde kötüyü seçmedi, dünya servetinin yüzde doksan beşinin üzerinde oturup nimeti paylaşmadan ve diğer insanların sefaletini bilerek yaşayanlar da kötüyü seçmiyor.

Allahın isminin yanında ebu bilmem neye çağıranlar bu yoldan dünyalık yapanlar vs. vs. kötüyü seçmiyor.

Bu düşüncenin hangi dayanaktan geldiğini önce pek anlayamadım. Fakat Ademin yanılgısını hatırladığımda, O da iblise kötüyü seçmek için uymadı gibi, ama bunu yapmakla Rabbinin sözüne muhalefet etmiş oldu, ahdine uymadı, yani Ona dayanmayı terk ile, takvasını kaybetti sonucu da kötü oldu. Demek istiyorsun.

Saygı ve Selam ile,


1:5
Ynt: Re: Ynt: Re: KADER VE ÖZGÜR İRADE ÜZERİNE BİR DÜŞÜNCE [message #21643 is a reply to message #21624 ] Fri, 01 April 2005 17:51 Go to previous messageGo to next message
  lacosta
Messages: 1064
Registered: November 2002
Dependent
Yanlis anlamiyorsam, "Iyi insanlar bu dunyada da ahirette de bu iyiliklerinin karsiligi olarak refah, mutluluk ve sevinc icinde yasayacaklar, ahirette de yerleri cennet olacaktir. Allah'in cizdigi sinirlara uymayip, nefislerinin esiri olup, vicdanlarini dinlemeyen kisiler de hem bu dunyada elim, azap, fakirlik, hastalik, vb. ile muhatap olacaklar hem de obur dunyada kaybedenlerden olacaklar." diyorsunuz degil mi? Once tezinizi dogru anlayip anlamadigimi kontrol etmek istiyorum.

Simdi sundugunuz ayetlere goz atmak istiyorum, cunku aklima takilan celiskiler, eksiklikler var:

Aktarım:

Sevgili Lacosta,ben bu dünyada sıkıntı çeken gümbürdemiştir demiyorum.Bu sıkıntıların hayra alemet olmadığını,durup duruken Allah'ın kimseye sıkıntı vermediğini söylüyorum.Daha doğrusu bunu açıkça ayetler söylüyor.Bu sıkıntılar ceza olduğu gibi aynı zamanda bir "uyarı" görevi de görebiliyor.Şimdi ilgili yazımı tekrar aşağıya asıyorum:


Ama bu dunya hayatinda maruz kilinan imtihani bir butunun parcasi olarak degerlendirmistin ilk yazinda:

Aktarım:

Şu an yaşadığımız "sadece örnek bir imtihan hayatı" olabilir.Yani bir tür sembol imtihan.Yanlış anlaşılmasın tamamiyle gerçek bir imtihan ama bir "örnek",bütünün bir parçası olarak...


Ben de diyorum ki, zaten sen de hissetmissin, hicbir seyi genelleyemeyiz. Maruz kalinan sikintilarin bizim bildigimiz veya algilayamadigimiz cok farkli gerekceleri olabilir. Hatta ayni anda icice gecmis birden fazla misyonu da olabulir. O zaman her sikinti ceken bunu yaptiklarinin ceremesi olarak cekiyor, diyemeyiz. Fakirligi ve azabi yuceltip, muslumanlarin yuzyillardir dustukleri arabesk hatayi dogrulamak istemiyorum. Ama, bilemeyiz, fakirlik bir kisinin ozgur iradesi ile secimi de olabilir. Kimbilir belki de vaadedilen bir seye karsilik olarak...

Aktarım:

Kuran kötülerin daha bu dünyada cehennemi yaşamaya başlayacağını,iyilerin ise cenneti daha bu dünyadayken yaşamaya başlayacağını söylüyor:

-Allah'ın mescitlerinde, Allah'ın isminin anılmasını engelleyen ve onların harap olmasına çalışan kimselerden daha zalim kim olabilir? Bunların oralara korka korka girmekten başka çareleri yoktur. Bunlara dünyada zillet, ahirette de büyük bir azap vardır.


Evet, bu suc onemli bir suc oldugu icin cezasi da hem dunyaya hem de ahirete yayilmis. Ama o mescitlerde Allah'in isminin anilmasini engelleyenler ve harap edenler arasinda donemin en zengin, en guclu, en nufuzlu kimseleri de vardi. Ve bu hallerine bakip cesaret buluyorlardi. Bu durumu nasil aciklayacagiz?

Aktarım:

-O inkar edenleri, dünya ve ahirette şiddetli bir azaba çarptıracağım, onların hiçbir yardımcıları da olmayacak! (Al-i İmran suresi 56. ayet)


Dunyadaki azabin ne oldugu aciklanmadigi icin, bilemiyoruz.

-
Aktarım:

Allah da onlara hem dünya nimetini verdi hem de ahiretin güzel sevabını verdi; öyle ya Allah güzel iş yapanları sever. (Ali İmran suresi 148. ayet) (Bu ayette hem dünyada hem de ahirette cennet yaşamına,güzelliklere,nimetlere kavuşan insanlardan bahsediliyor.)


Burada zikredilen dunya nimetlerinden neyin kastedildigini de tam olarak bilemiyoruz. Cok zengin, malinin mulkunun hesabini bilmeyen bir insanin tedavisi mumkun olmayan bir hastaliga yakalanmis cocugunu dunyanin butun alaninda uzman doktorlarina gostermesi aslinda azap, ama bizim bakis acimiza gore sans olabilir. Bilemeyiz.


-
Aktarım:

Bizi,doğru yola yönelt.nimet verdiklerinin yoluna ilet.(fatiha 5-6)
)

Burada talep edilen nimetin ne oldugu kisiden kisiye degisir. Cunku nimetten ne kastedildigi tamamen dua edenin yorumuna birakilmis. Kimisi mal, mulk, saglik, basari vb. seyler dilerken, kimisi varligin arkasindaki gerceklerin desifresini isteyebilir ve bu onun icin bu dunyanin butun maddi nimetleriyle karsilastirilamayacak bir deger ve onem de tasiyabilir.

Aktarım:

-Onlardan kimileri de "rabbimiz,bize dünyada da,ahirette de en hayırlısını,en güzelini ver,bizi ateşin azabından koru"der.işte bunlar kazandıkları şeylerden paylarını alırlar.(bakara) (Bu ayette de hem dünyada hem de ahirette güzellikleri isteyenlerin doğru yolda olduğu belirtiliyor)


Bu dunyanin guzellikleri bize gore maddi guzelliklerden ibaret. Bu maddi dunyada goremedigimiz, algilayamadigimiz baskaca guzellikler de olabilir. Ayni ornegi verecegim, cok zengin insan-hasta cocugu-sinirsiz tedavi arama imkani.

Aktarım:

-şeytan sizi kötülüğe çağırır,fakirlikle korkutur ve cimriliği emreder.Allah ise bolluk vericidir.Allah'ın ihsanı boldur,her şeyi O bilir.dilediğine Allah zenginlik ve bolluk verir.şüphesiz ki böyleleri büyük bir hayra ermiştir.aklı erenler bundan ibret alırlar(bakara)


Evet, burada dogrudan maddi refah kastediliyor. Ama bu ayetten bolluk ve zenginligin ahirette de devam edecegi sonucunu cikaramayiz. Sadece bir deneme de olabilir ve ayni kisi ahirette kaybedenlerde olabilir pekala. Dunyada maddi nimetlerle donanmis bir kisinin pesinen cenneti de haketmis bir kisi oldugunun bence garantisi olamaz. O nimeti nasil kullnacagi da cok onemli cunku.

Aktarım:

-De ki "Allah'ın kulları için verdiği süslenecek şeylerle rızık olarak verdiklerinin temiz olanlarını kim yasak edebilir?"yine de ki "bunlar dünyadaki inançlı kişilerindir.ahirette ise yalnız onlarındır".ayetlerimizi anlayanlara bu şekilde açıklamaktayız.(araf süresi 32.ayet) (Bu ayette dünyadaki güzelliklerin aslında müminler için hazırlandığı söyleniyor.Ama bilindiği üzere bu dünyadaki nimetlerden inkarcılar da yararlanabiliyor.Ahirette ise yalnızca müminlerin yararlanacağı söyleniyor.)


Tamam ama, genellemeyiz diye dusunuyorum.

Aktarım:

-Ey inananlar!Allah'a ortak koşanlar pis insanlardır.bu yıldan sonra onları mescid-i haram'a yaklaştırmayın, yoksulluktan çekinirseniz bilin ki Allah, yakında sizi bol nimetleriyle zengin edecektir.Allah bilendir,hüküm ve hikmet sahibidir.(tövbe suresi 28. ayet)


Butun inananlar istisnasiz bol nimetlere kavusamadigina ve kavusamayacagina gore, bunu nasil aciklayacagiz?

Aktarım:

-O Allah ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yaratmıştır.(bakara 29)

-Ey insanlar!yeryüzünde bulunan rızıklardan helal ve hoş olarak yiyin(bakara 167)


Bunlara kavusanlarin cehenneme ugratilmayacagi garantisi yine yok bu ayetlerde.

Aktarım:

-Allah seni öksüz bulup barındırmadı mı?yine seni şaşırmış bulup da doğru yola iletmedi mi?seni yoksul bulup zengin etmedi miduha suresi 6-7-8. Ayetler)(Burada dikkat edilirse önce istenmeyen,kötü durum,sonra da istenen güzel durumlar belirtiliyor.Öksüzlükten barınmışlığa terfi, şaşırmışlıktan doğru yola giriş ve en son olarak da fakirlikten zenginliğe yükselmek.)


Evet, ama Muhammed Peygamber kendisine verilen bu nimetlere nankorluk etmedi, suketmeyi bildi ve Allah'in sevgi ve korkusunu kalbinden eksik etmedi. Bunlarin hic mi onemi yok?


Aktarım:

-süleyman dua etti"ya Rabbim,beni bağışla.bana bundan sonra kimsenin erişemiyeceği saltanat ver.şüphesiz bütün muradları ihsan eden sensin."(sad süresi 35. ayet)(Ayrıca Süleyman peygamberin mal sevgisini Allah'ı anmak için istediği ve kimsenin erişemiyeceği bir saltanatın kendisine verildiği söyleniyor başka ayetlerde.)


Tam hatirlamiyorum ama, Suleyman'in cennet ehli olduguna dair bir ifade geciyor mu Kur'an'da? Gecmiyorsa ondan da emin olamayiz.


Aktarım:

"Allah,hiçbir şeye gücü yetmeyen,başkasının malı olmuş bir köle ile ,katımızdan kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak harcayan bir kimseyi örnek verir.bunlar hiç bir olurlar mıNahl 75)

Evet burda da kimseye faydası dokunmayan fakir ve özgür olmayan bir kimseyle etrafına hayır işleyen ve zekat veren zengin ve özgür bir kimse kıyaslanıyor ve zenginlik üstün tutuluyor.


Bu orneklemeyi hem dogrudan anlaminda yani hem kelimelerin gunluk hayatta tasidigi manalarda ve hem de mecazi anlamda da anlayabiliriz. Eger kelimelerin bizim sinirli bilincimizde yarattiklari manada alirsak haklisin, parasal zenginlik ovuluyor. Ama burada kastedilen kolelik, fakirlik, zenginlik ve ozgur olmak farkli manalarda da anlasilabilir. Hatta dunyanin maddi yanindan bilincini ozgur kilmak manasinda bile algilanabilir. O zaman bu ayeti nasil degerlendirecegiz?

Aktarım:

- Allah size kolaylık diliyor zorluk dilemiyor (Bakara 185. ayetten) (bu ve benzeri pek çok ayete göre Allah'ın kullarında görmek istediği;mümkün mertebe sıkıntısız ,kolaylık ve güzelliklerle dolu hayattır.)


Yani diyorsun ki, eger bir kimse bu dunyada zorluklarla karsi karsiya kaliyorsa, bu onun ahirette de ayni sekilde yasayacagina delalettir.Ben de diyorum ki, bu ayetten de bu cikmiyor.

Aktarım:

Taha Suresi 124. Ayet: Kim benim zikrimden/Kur'anımdan yüz çevirirse onun için zor, sıkıcı bir hayat şekli/dar bir geçim vardır; kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz. ( ayette günahkarların bu dünyada sıkıntı dolu bir hayat yaşayacağı, ahirette de kaybedenlerden olacağı belirtiliyor.)


Allah'in zikrinden yuz cevirmek en buyuk gunahlardan birisi. Boyle bir insanin bu dunyada ve ahirette de kaybedenlerden olmasi anlasilabilir. Ama bu ayetteki ceza bu sucun cezalandirilma yontemlerinden yalnizca biri de olabilir. Yuz cevirdigi halde zenginlik, mal mulk, nimet icinde bogulanlari hangi kategoriye sokacagiz? Sonra her turlu gunahin karsiliginin bu oldugu sonucuna nasil varabiliriz? Hala genelleyemeyiz, diye dusunuyorum.


Aktarım:

Allah'ın yeryüzünde cezalandırma yöntemlerinden biri fakirlik verme ve nimetlerden kısmadır:

Enam Suresi 146. Ayet: Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram ettik. Bir de bunlara sığır ve koyunun, sırtlarında, barsakları üzerinde veya kemiklere yapışık kuyruk kısmının dışındaki yağlarını da haram ettik. Bunu onlara azgınlıkları yüzünden bir ceza yaptık. Şüphesiz Biz, her hususta doğru söyleriz. (Bu ayette ceza olarak, normalde haram olmayan şeylerin yasaklandığı görülüyor.)


Buradaki yasak cok farkli bir yasak diye dusunuyorum: Onlara yasaklar yani sinirlar arttitildi. Sinirlarin arttirilmasi demek, cok daha fazla yasak, cok daha fazla imtihan demek. Yani onlara verilen cezanin maksadi nimetten kismaktan ziyade, sinirlara uyulup uyulmayacagina dair niyetin tesbiti, diye anliyorum.

Aktarım:

- Ve üzerlerine zillet, eziklik ve yoksulluk damgası vuruldu, Allah'tan bir gazaba çarpıldılar.(Bakara suresi 61. Ayetten...) (Yine Allah'ın bu dünyada azap etme yöntemi olarak yoksullaştırmayı yani dünya nimetlerinden kısmayı görüyoruz.)


Tamam da, bunlarin ahiretlerinin de ayni olacagina nasil kanaat getirebiliyoruz? Iste bunu anlayamiyorum.

Aktarım:

Nisa Suresi 160. Ayet: Yahudilerin zalimlikleri ve Allah yolundan çevirmeleri sebebiyle onlara helal edilmiş olan bir çok temiz ve hoş nimetleri kendilerine yasakladık. (Yine günahkarlığın sonucu olarak dünyadaki güzelliklerin yasaklanmasını görüyoruz.)


dedigim gibi, nimetten mahrumiyet maksadiyla oldugu gibi, yasak cercevesinin daraltilarak imtihan sorularinin arttirilmasi maksadi da tasiyor.

Aktarım:

DÜNYADAKİ SIKINTILARIN SEBEBİ İŞLEDİĞİMİZ GÜNAHLARDIR


Yalnizca gunahlar da degil, kendimize guven eksikligimiz varsa bunu tamamlamamiz icin, Allah'in zikri konusunda yeterince aklimizi calistirmiyorsak, kafamizi yormuyorsak, papagan gibi o hoca, o seyh ya da obur hazret ne diyorsa kayitsiz sartsiz kabul ediyorsak, ibadetlerimizde samimi degilsek, namazda Allah'a ettigimiz nidalarin manasindan bihabersek, yemek orucu tutup fazilet orucunu es geciyorsak, vb. vb. gibi eksikliklerimiz varsa da sikintiyla uyariliyor olabiliriz.

Aktarım:

-Bunun nedeni şudur: Allah, bir kez bir kavme verdiği bir nime