| Benim Hikayem 1 [message #26449] |
Fri, 29 July 2005 13:35  |
|
Merhaba
Ben Yasin... Ben de hikayemi anlatayim 
Lise yillarina kadar din/diyanet konulariyla hic alakam yoktu. Sonra, lisedeki derslerimize bir Nurcu hoca gelmeye basladi. Daha sonra Said Nursi'den aldigini farkettigim bilgilerle susledigi din dersleri hosuma gitmeye baslamisti. Kuzu kuzu dinlerdim derslerini.
Lise 3'de her Turk genci gibi dersaneye gitmeye basladim. Sol goruslu bir dersaneydi ve en sevilen hocalarimiz (Turkceci ve felsefeci) dinsizdi. Bize caktirmadan ateizm propagandasi yaparlardi. (Allah kaldiramayacagi tasi yaratabilir mi, Allah yaratmadan durabilir mi, Neden kotuluk var vs)
O yillarda cok bilmis biriydim ve okuldaki Nurcu hocamdan ogrendigim "hikmetli" bilgilerle her ateist soruya cevap verebilecegimi dusunuyordum. Felsefe hocamla kendimden gayet emin bir sekilde girdigim dinsel tartismalarda fena halde cuvalliyordum. Adam Kur-an'i benden daha iyi biliyordu ve hep beni morartiyordu (Daha dogrusu ben o gune kadar hic Kur-an okumamistim Turkce olarak)
Kendi kendime "madem bu adam dine inanmadigi halde, dini benden iyi biliyor; o halde ben de dinsizligi ogrenecem" dedim ve yumuldum Turan Dursun'un kitaplarina.
Felaket bir durum... İslam konusunda hic bir sey bilmiyorum ve en azili İslam karsitinin kitaplarini okuyorum. Kurdun karsisinda savunmasiz bi kuzu gibiyim ve imanim gidip geliyor... gidip geliyor.
İnat ettim hepsini okudum Din Bu serisinin. Aklimda binlerce soru ve celiski, koseye sıkısmısım ama inatciyim. Turan Dursun biter bitmez basladim İlhan Arsel'i okumaya... Tek kelimeyle teolojik intihar
Şeriat ve Kadin'i okudum once. Butun bunlari okurken "Yasinim sakin ol, bir suru din alimi var, bu kitaplari bitirince onlari okursun ve gerekli cevaplari bulursun" diyordum kendi kendime. Son olarak İlhan Arsel'in "Toplumsal Geriliklerimizin Nedenleri: Din Adamlari" kitabini da okuyunca din alimlerinin sefaletini de gormus oldum. Onlar da en az Turan Dursun ve İlhan Arsel kadar tehlikeliymis!
Durum şairin dedigi gibi:
Uçurumun kenarindayim Hizir
Bir gamzelik ruzgar yetecek
Ha itti beni ha itecek
Suleyman Ates'in Turan Dursun'a cevap olan kitaplari oldugunu ogrendim. Son bir umutla onlara sarildim. Hamd olsun, Kutub-u Sitte'deki her hadisin hadis olmayabilecegini nihayet ogrenmistim.
Yasar Nuri'nin en populer oldugu yillardi. Onun kitaplarini da okuyunca "Bu hadis Kur-an'a uymuyar, peygamber Kur-an'a uymayan bisey demez" diyip isime gelmeyen hadisleri reddetmeyi de ogrenmistim.
Suleyman, Yasar Nuri, Huseyin Atay, Huseyin Hatemi falan derken universitenin 1. sinifi bitmeden imanimi kurtarmistim. Hatta, Nurcu ve Sunni arkadaslarla tartisip kavga bile ediyordum.
O zamanki dusuncem ozetle: Kur-an+Sunnet+Kur-an'a uyan hadisler seklindeydi.
Yil 1996
Edip Yuksel,Ceviz Kabugu programinda.
(Yoruldum, devamini baska zaman yazarim)
Selam
|
|
|
|
| Re: Benim Hikayem 1 [message #32286 is a reply to message #30461 ] |
Sat, 21 January 2006 22:39   |
|
Sanırım Sn.Edip YÜKSEL'le yolculuğu uzun sürecek
Selam
|
|
|
| Benim Hikayem 2 [message #54925 is a reply to message #26449 ] |
Sat, 30 January 2010 05:06  |
 |
Yasinc Messages: 5 Registered: January 2010 |
Beginner |
|
|
Yil 1996
Edip Yuksel,Ceviz Kabugu programinda.
(Yoruldum, devamini baska zaman yazarim)
Selam
Evet... Yeterince dinlendiğimi düşünüyorum, neredeyse beş yıl olmuş:) Neyse, devam edeyim hikayeme...
Programın olduğu tarihte yaz tatili için Rize'deyim. Ceviz Kabuğu programını ailemle birlikte dikkatle izliyoruz. Babam, tüm program boyunca ve sürekli "vayy beeee Kur-an ne gizemli bi kitap, yüzyıllar geçmiş yine de bu kadar insan üzerinde tartışıyor" şeklinde ve başka tuhaf yorumlarla dikkatimi dağıtıyor, annem elinde şişleriyle kazak örüyor TV'de tartışılan konuya pek aldırış etmeden, "Adamcağıza bir bardak su verseler, stüdyonun sıcağından sürekli terliyor, yazıkk" diyip duruyor. Erkek kardeşim "Değiştir şu kanalı yaa Fener'in maçlarına bakalım" şeklindeki dirsek darbeleriyle karnıma vuruyor, kızkardeşim Edip'in her yorumundan sonra "Doğru mu söyledikleri abi, sen bilirsin" diye canımı sıkıyor...
Edip'in anlattıkları genel olarak yabancısı olduğu fikirler değil ama hadis ve sünneti kategorik olarak reddetmesi -o tarihteki düşüncelerim itibariyle- yanlış. Elbette Tövbe suresiyle ilgili yaklaşımına da şiddetle karşı çıkıyorum. Yalnız, bu iki ayetin Kur-an'dan olmadığına dair yaptığı tartışmada kullandığı argümanlara o gün için verebilecek tatminkar ve kesin yanıtlarım yok.(Laf aramızda şimdi de pek yok)
Program bittiğinde oldukça etkilenmiştim. Ertesi gün, ilk işim otobüs terminaline gidip Ankara'ya bir bilet almak oldu. Yaz tatilimi yarıda kesecektim çünkü Tv'de izlediğim bu adamın kitaplarını bulup okumam gerekiyordu. O tarihte Edip'in kitaplarının yeni baskıları yok, kitapçıları talan ediyorum yine yok...
Yok, yok, yok...
Bir kaç gün sonra eski radikallerin Ankara'nın en işlek yerinde yeni açtıkları büyük kitapçıda Gösterge Yayınları'ndan çıkan Kur-an Çevirilerindeki Hatalar ve Müslüman Din Adamlarına 19 soru (hala saklarım, antika sayılır ) adlı kitapların ilk baskılarına rastladım. Nereden bulmuşlarsa! Tabii, Emine Şenlikoğlu'nun reddiyesi, "İnsanlar da Kayar"la yanyana. Öğrencilik zor Bu seferde cepte para yok...
Yok, yok, yok...
Neyse, bir şekilde para bulundu ve kitaplar alınıp Müslüman Din Adamlarına 19 soru iki kez ve Yaşar Nuri'nin meali eşliğinde okunup, diğer kitapla birlikte hatim edildi 
Hüseyin Hatemi'nin ve Turan Dursun'un kitaplarının dışında hiçbir kitapta ve hiçbir yerde Edip Yüksel'in ismine raslanılmadı, 1999? yılında "Üzerinde 19 Var" adlı kitap piyasaya çıkıncaya kadar Edip Yüksel'le iletişim kurulamadı. Söz konusu kitap piyasaya çıktıktan sonra oradaki e-mail adresi aracılığıyla Edip Yüksel'le irtibata geçme denendiyse de herhangi bir sonuç alınamadı. Tıpkı daha önce kitabın arkasındaki anket formu doldurulup bir mektupla beraber Amerika'ya postalandıktan sonra cevap alınamaması gibi...
Nihayetinde, Üzerinde 19 Var adlı kitapta adresi verilen bir tartışma grubuna belki yazıyordur Edip diye üye olunana kadar... Gruba üye olup Edip'in oraya yazmasını beklemekten yorulduğum ve İngilizce yapılan tartışmaları büyük ölçüde anlamıyor olmaktan bulanıma girelen bir zamanda "Yaa Edip Yüksel eğer bu grubu takip ediyorsan benimle iletişime geç, mail adresim yasin@senibulacagimdiyekafayiyedim.net, lüften bu adrese yaz" diye gruba atılan bir mail orayı takip eden birisi tarafından Edip'e "This mail is written in Turkish" diye forward edilip hazret tarafından şahsıma "Sayın Yasin, bu gruba çok ender uğruyorum, tartışmalarımızı genellikle 19.org sitesinde yapıyoruz, sizi oraya davet ediyorum" diye bir cevap gelene kadar...
...ve 19.org sitesindeyim. Tarih 2000'li yılların başı.
19.org'deki 5 yıla yakın süren tartışmalarım ve bu tartışmalarda "Kur-an+Kur-an'a uygun hadisler ve sünnetler" anlayışıyla yaptığım müthiş savunmalar...
Bütün bunları ve sonunda "Kur-an tek kaynaktır" noktasına gelişimi bir sonraki mailde anlatacağım inşallah.
Selam ve dua ile...
Yasin
|
|
|