Home » Türkçe » Kuran Çalışmaları » KURANDAKİ BÜYÜK SORUN= GÖK VE GÖKLER
| KURANDAKİ BÜYÜK SORUN= GÖK VE GÖKLER [message #54986] |
Mon, 01 February 2010 19:50  |
|
Ne kadar uğraşsamda uğraşayım Kurandaki gök ile ilgili ayetleri modern bilime uygun bir hale çeviremedim.
Ayetlerde bahsedilen "Gögün ve yerin genişliğinden" kasıt nedir anlayamadım.
Ayetlerde geçen gök ve gökler ifadelerinden hangisi "atmosfer" hangisi "evren" yada hepsimi atmosfer/evren çözemedim.
Ama düz bir dünya ve üstünde bina gibi 7 katlı gök düşündüğümde herşey yerli yerine oturuyor.
EN BÜYÜK SORUNLARINDAN BİRİ GÖK İFADESİDİR. BUNDAN DAHA ÖNEMLİ BİR TUTARSIZLIK YOKTUR.
"Kurandaki her sözcük titiz ve özenle seçilmiştir" ilkesinden yola çıkarak tek tek bütün ayetleri inceledim. Ama mantıksal bir çıkarım yakalayamadım.
Bu konuyu şu ayetler üzerinde araştırmaya çalıştım ama ya ben sınıfta kaldım yada Kuran.
İlgili arapça yerleride ayetlerin üstüne yazdım.
| Quote: |
ves semâe (ve es semâe) : ve sema, gökyüzü
binâen : bina olarak (kubbe şeklinde)
ve enzele : ve indirdi
min : den
es semâi : sema, gökyüzü
mâen : su
fe : o zaman, böylece
O, yeryüzünü sizin için oturulabilir hale soktu ve göğü de bir yapı kıldı. Gökten su indirdi ve onunla rızık olarak size çeşitli ürünler çıkardı. Bile bile ALLAH'a eşler koşmayın.
2 / BAKARA 22
es semâvâti : semalar, gökle
Gökleri ve yeri yoktan var edendir. Bir işin olmasını dilerse, ona sadece 'Ol,' der ve olur.
2 / BAKARA - 117
mâ fî es semâvâti : göklerde olan şeyler
es semâvâti : semalar, gökler
ALLAH: O'ndan başka tanrı yoktur, Yaşayandır, Sonsuzdur. Kendisini ne dalgınlık ne de uyuklama tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. İzni olmadan kim O'nun katında aracılık edebilir? Onların geçmişini ve geleceğini bilir. Dilediği miktar dışında O'nun bilgisinden hiç bir şeyi kavrayamazlar. Egemenliği gökleri ve yeri kapsamıştır. Onları düzen içinde korumak onu yormaz. O Yücedir, Büyüktür.
BAKARA 255
es semâvâtu : semâlar, gökle
Rabbiniz tarafından bağışlanmaya, eni göklerle yeri kapsayan ve erdemliler için hazırlanmış olan cennete doğru koşun. (evren)
3 / ÂLİ İMRÂN - 133
es semâe : semâ, gökyüzü
Kendilerinden önce nice yurt ve medeniyeti yerle bir ettiğimizi görmediler mi? Biz o yurtlara yeryüzünde size vermediğimiz imkânları vermiş, üzerlerine gök bereketini bol bol indirmiş, nehirleri altlarından akar hale getirmiştik. Derken, onları kendi günahlarıyla helâk ettik ve arkalarından başka bir nesil oluşturduk
6 / EN'ÂM 6
yursil es semâe : sema(dan) göndersin
'Ey halkım, Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na yönelin ki gökten üzerinize bol rahmet yağdırsın, gücünüze güç katsın. Suçlular olarak yüz çevirmeyin!'
11 / HÛD - 52
refea es semavâti : gökleri yükseltti
Görebileceğiniz bir direk olmadan gökleri yükselten, sonra tüm yönetime egemen olan, güneşi ve ayı buyruk altına alan ALLAH'tır. Hepsi belli bir süre için akıp gitmektedir. Tüm işleri kontrol eder ve ayetleri detaylı olarak açıklar ki Rabbinizle kavuşma konusunda kuşkunuz kalmasın
13 / RA'D - 2
es semâvâti : semalar (gökler)
Biz, gökleri, yeri ve aralarındaki şeyleri belli bir amaç için yarattık. O saat (dünyanın sonu) elbette gelecektir, öyleyse onlara güzel ve yumuşak davran
15 / HİCR - 85
tuskıta es semâe
(sakata) : semayı düşürürsün
(düştü)
'Veya ileri sürdüğün gibi gökten üzerimize parçalar düşürmeli, yahut ALLAH'ı ve melekleri karşımıza getirmelisin.'
17 / İSRÂ 92
es semâe : sema
Göğü korunmuş bir tavan yaptık. Buna rağmen onlar ondaki işaretlere ilgisiz durmaktadırlar.
21 / ENBİYÂ - 32
enne es semâvâti : semaların olduğu
İnkar edenler, görmezler mi ki gökler ve yer bitişik durumda idi de biz onları patlattık? Ayrıca her canlıyı da sudan yarattık. Hâlâ inanmıyacaklar mı?
21 / ENBİYÂ 30
es semâe : sema
Göğü, yeri ve aralarındakileri oyun oynamak için yaratmadık.
21 / ENBİYÂ 16
natvi es semâe : semayı düreceğiz
O gün göğü dosyaları dürer gibi katlar ve yaratılışın ilk durumunu nasıl başlatmışsak ona çeviririz.
21 / ENBİYÂ - 104
es semâe : sema
ALLAH'ın yerdeki şeyleri ve emriyle denizde akıp giden gemileri hizmetinize sunduğunu ve göğü, izni olmadan yerin üzerine düşmekten alıkoyduğunu görmez misin? ALLAH insanlara karşı Şefkatlidir, Rahimdir.
22 / HACC 65
es semâvâti : semalar, gökler
Gökleri, gördüğün bir direk olmadan yaratmıştır. Ve sarsılmamanız için yeryüzüne denge sağlayıcılar atıp yerleştirdi ve orada her çeşit yaratığı yaydı. Gökten bir su yağdırdık ve orada her güzel çifti bitirdik
31 / LOKMÂN 10
es semâe : sema, gökyüzü
ed dunyâ : dünya
Biz Dünya semâsını yıldızlardan süslerle donattık.
37 / SÂFFÂT 6
es semâe : sema, gökyüzü
Göğü, yeri ve aralarındakileri boş yere yaratmadık. Bu inkar edenlerin sanısıdır. Kendilerini ateşe soktukları için inkar edenlere yazıklar olsun.
38 / SÂD - 27
ve es semâe : ve sema, gökyüzü
ALLAH yeryüzünü sizin için bir yerleşim ve göğü de bir yapı kılandır. Sizi biçimlendirip biçiminizi güzel yapan ve sizi besinli gıdalarla besleyendir. Rabbiniz olan ALLAH budur. Evrenin Rabbi olan ALLAH ne yücedir!
40 / MU'MİN 64
iles semâi : semaya
Sonra duman halindeki göğe yönelerek ona ve yere, 'İsteyerek veya istemeyerek (kaostan çıkıp) gelin,' dedi. Onlar da, 'İsteyerek geldik,' dediler.
41 / FUSSİLET 11
semâvâtin : semalar, gök katları
es semâe : sema, gök
Böylece onları iki günde yedi gök olarak tamamladı ve her göğe özel yasaları bildirdi. Ve biz en aşağıdaki göğü ise lambalarla ve koruma sistemiyle donattık. Bu, Üstün ve herşeyi Bilen'in planıdır.
41 / FUSSİLET 12
ve es semâe : ve sema, gökyüzü
Göğü gücümüzle biz kurduk ve onu biz genişletmekteyiz.
51 / ZÂRİYÂT - 47
ve es semâe : ve sema, gökyüzü
Göğü yükseltti ve ölçüyü/dengeyi koydu.
55 / RAHMÂN - 7
ardi : genişliği
es semâi : sema, gökyüzü
ve el ardı : ve arz, yer, yeryüzü
Rabbinizden bir affa ve Allah ile resulüne inananlar için hazırlanmış bulunan, eni de yerle göğün eni kadar olan bir cennete doğru yarışarak koşun. Bu, Allah'ın dilediğine vereceği bir lütuftur. Allah, o büyük lütfun sahibidir.
57 / HADÎD - 21
es semâe : sema, gökyüz
En aşağı göğü lambalarla süsledik ve onları şeytanlar için bir taşlama kıldık. Onlara alevli ateş azabını hazırladık.
67 / MULK 5
semâvâtin : semalar, gök katları
O yedi göğü kat kat yaratmıştır. Rahman'ın yaratışında her hangi bir kusur bulamazsın. Bakışlarını yönelt de bak; herhangi bir çatlak görebiliyor musun?
67 / MULK - 3
|
[Updated on: Mon, 01 February 2010 20:10] http://islamidusunce.googlepages.com/
|
|
| | | | | |
| Re: KURANDAKİ BÜYÜK SORUN= GÖK VE GÖKLER [message #55062 is a reply to message #54986] |
Wed, 03 February 2010 16:54   |
|
Ben Kurandaki gök kavramlarını günümüz bilimiyle algılayamıyorum nedense. Bu konu sürekli başıma bela olmuştur. Zaten Kurandan soğumama ve çıkmama bu vesile olmuştu. Neyse, şimdi şöyle ben gideyim;
Bir kere bütün meteorolojik olaylar atmosferin Troposfer tabasında meydana gelir. Bu tabakanın kalınlığı 6 ile 16km arasında değişir.
1) O, yeryüzünü sizin için oturulabilir hale soktu ve göğü de bir yapı kıldı. Gökten su indirdi ve onunla rızık olarak size çeşitli ürünler çıkardı. Bile bile ALLAH'a eşler koşmayın.
2 / BAKARA – 22
Burada gök atmosfer(Troposfer) olmalı. Çünkü ondan su indirdik diyor ayet.
2) Gökleri ve yeri yoktan var edendir. Bir işin olmasını dilerse, ona sadece 'Ol,' der ve olur.
2 / BAKARA - 117
İşte burada evrenden mi bahsediyor yoksa sadece atmosferden mi ? Diyelimki burada evrenden bahsetsin. (Mitolojiyi bir kenara bırakıp Kuranın doğru olduğunu kabul ediyoruz. O halde burdaki ifade samanyolunuda kapsayan EVREN olmalı)
3) Rabbiniz tarafından bağışlanmaya, eni göklerle yeri kapsayan ve erdemliler için hazırlanmış olan cennete doğru koşun.
3 / ÂLİ İMRÂN - 133
En önemli ayet. Eğer göklerden kasıt "atmosfer" ise, cennetin eni sadece 10bin km yada maksat Troposfer ise cennetin eni 16kmden ibaret olacaktır ve bu küçük bir alandır. Cennettin büyük olduğunu düşünürsek, buradaki gökler kavramı "evren" olmalıdır. ( 2. madde ile uyuştuğunu görüyoruz. )
4) Kendilerinden önce nice yurt ve medeniyeti yerle bir ettiğimizi görmediler mi? Biz o yurtlara yeryüzünde size vermediğimiz imkânları vermiş, üzerlerine gök bereketini bol bol indirmiş, nehirleri altlarından akar hale getirmiştik. Derken, onları kendi günahlarıyla helâk ettik ve arkalarından başka bir nesil oluşturduk.
6 / EN'ÂM – 6
Yine buradaki tekil GÖK (es semâe) ifadesi atmosfer(Troposfer) olarak alınmış.
Şimdi ne kabul ettik:
GÖK=ATMOSFER yada TROPOSFER
GÖKLER=EVREN
Bundan sonra vereceğim ayetlerde "gök" yerine "atmosfer", "gökler" yerine "evren" koyacağım.
Bakalım;
Görebileceğiniz bir direk olmadan EVRENİ yükselten, sonra tüm yönetime egemen olan, güneşi ve ayı buyruk altına alan ALLAH'tır.
13 / RA'D - 2
(ŞİMDİ BU OLDU MU SİZCE ? "EVRENİ YÜKSELTEN?")
devam edelim;
Biz, EVRENİ, yeri ve aralarındaki şeyleri belli bir amaç için yarattık.
15 / HİCR - 85
(BUNDA SORUN YOK)
ATMOSFERİ, yeri ve aralarındakileri oyun oynamak için yaratmadık. 21 / ENBİYÂ – 16
Biz, EVREN, yer ve aralarındakileri oyun eğlence için yaratmadık. 44 / DUHÂN - 38
Bu son iki ayet tıpa tıp aynı olmasına rağmen nedense birinde gök tekil, diğerinde çoğul olarak kullanılmıştır.
ATMOSFERİ gücümüzle biz kurduk ve onu biz genişletmekteyiz.
51 / ZÂRİYÂT - 47
(OLMADI)
O, yeryüzünü sizin için oturulabilir hale soktu ve ATMOSFERİ de bir bina kıldı. ATMOSFERDEN su indirdi ve onunla rızık olarak size çeşitli ürünler çıkardı.
2 / BAKARA – 22
(FENA SAYILMAZ)
Sonra duman halindeki ATMOSFERE yönelerek ona ve yere, 'İsteyerek veya istemeyerek (kaostan çıkıp) gelin,' dedi. Onlar da, 'İsteyerek geldik,' dediler.
41 / FUSSİLET – 11
(OLDU)
Böylece onları iki günde EVREN olarak tamamladı ve her ATMOSFERE özel yasaları bildirdi. Ve biz dünya ATMOSFERİNİ ise lambalarla ve koruma sistemiyle donattık. Bu, Üstün ve herşeyi Bilen'in planıdır.
(KARMAN ÇORBAN)
Gördüğünüz gibi işler iyice karıştı. Hangi ayet neden bahsediyor anlayamıyorsunuz.
AMA EVRENİ UNUTUP, 1400 YIL ÖNCEKİ İNSANLAR GİBİ DÜŞÜNÜRSEK;
EVREN YOK, GÖK SADECE DÜNYANIN ÜSTÜNDE BULUNAN 7 KATTAN OLUŞUYOR. BİRDE AYETLERE BU ŞEKİLDE BAKALIM. TEKRAR AYETLERİ VERİP KALABALIK YAPMIYORUM. BAKIN NASIL AYETLER YERLERİNE OTURACAK!
selam.
http://islamidusunce.googlepages.com/
|
|
|
| Re: KURANDAKİ BÜYÜK SORUN= GÖK VE GÖKLER [message #55068 is a reply to message #54986] |
Wed, 03 February 2010 18:52   |
 |
ThirdMillenniuM Messages: 323 Registered: October 2009 Location: MilkyWay = SamanYolu |
Thinker |
|
|
Selam AntiAteist,
Burada, sanirim, en oncelikle sunu iyice belirtmeliyim ki, benim buradaki en temel bakis acima gore, elbette bu Ayetleri 1400 yil once okuyan o Araplar bu anlatilanlari aynen gozlerinin onunde basitce ve rahatca gorup hic yadirgamadan kendi kapasitelerine gore netce degerlendirebilmeliydiler, aksi takdirde Kuran onlara hitap etmeyen sacma ve yersiz ve itibar edilemeyecek bir Kitap konumunda kalirdi onlarin gozlerinde.
Ornegin:
=====
O inkarcilar gormediler mi, Gokler ve Yer bitisik/yapisik iken biz onlari ayirdik, ve her canli seyi sudan yaptik; oyleyse hala inanmayacaklar mi? (21/30)
=====
1400 yil oncesine, Muhammed Peygamber zamanina gore dusunursek, o donemdeki inkarcilar o vakit bu Gokler ve Yerin ilkin bitisik/yapisik olup sonrasinda bu Goklerin bir tavan gibi ve yerin bir zemin gibi ayirildigina inaniyor, ve ardindan da tum canlilarin basit bir su olarak tarif edilen meniden yapildigini gayet iyi "gorup" biliyor olmali idiler, yukaridaki Ayetin basinda zaten boylece isaret edilip vurgulandigi uzere. (Enbiya 30 = Murselat 20) Ve akabinde, buna binaen benzersiz bir "Edebi Yapi" icerdigi vurgulanan bu Kurana inanmalari emrediliyor olmaliydi bunun ardindan. (Enbiya 30 = Bakara 23-25 = Tur 30-34)
Simdiki Caga, (Muhammed Peygamberin haber verdigi ve kendi ismini ve temelde bu Kuran ahlakini tasiyacagini Kuranda ve bazi ozgun Hadiste mucizevi olarak bildirdigi; Ali Imran 81 = Ahzap 7)
o Misak Elcisinin bu zamanina gore dusunursek, bu donemdeki inkarcilar bu vakit bu Gokler ve Yerin ilkin bir bitisik/yapisik tekillikten --Big bang ile-- baslayip sonrasinda bu Goklerin ve Yerin boylece ayirilip hala da bu Evrenin buyuk bir hizla genisletildigini (51/47), ve ardindan da tum canli organizmalarin baslangicta yine --yukaridaki Big bang mantiginda oldugu gibi, en basta en basitten-- sudan baslatilip gelistirilerek yaratildigini artik gayet iyi gorup algilayabilmis olmalilar. Ve akabinde, buna binaen benzersiz bir "Matematiksel Yapi" icerdigi vurgulanan bu Kurana inanmalari emrediliyor olmali simdi bunun ardindan. (21/30 = 2/23-26 = 74/26-31)
Bu konuda benim icin bir hayli kritik olan bu en temel perspektifi boylelikle kisaca belirttikten sonra, simdi bakalim beraberce o verdigin diger Ayetlere:
2) Gökleri ve yeri yoktan var edendir. Bir işin olmasını dilerse, ona sadece 'Ol,' der ve olur.
2 / BAKARA - 117
İşte burada evrenden mi bahsediyor yoksa sadece atmosferden mi ? Diyelimki burada evrenden bahsetsin. (Mitolojiyi bir kenara bırakıp Kuranın doğru olduğunu kabul ediyoruz. O halde burdaki ifade samanyolunuda kapsayan EVREN olmalı)
=Evet, cunki ne zaman "Elsemavat" (=Gokler) ifadesi kullanilmis olsa, ben bunu derhal rahatlikla "Evren" olarak algilayabiliyorum her defasinda, celiskisiz ve kusursuzca.
3) Rabbiniz tarafından bağışlanmaya, eni göklerle yeri kapsayan ve erdemliler için hazırlanmış olan cennete doğru koşun.
3 / ÂLİ İMRÂN - 133
En önemli ayet. Eğer göklerden kasıt "atmosfer" ise, cennetin eni sadece 10bin km yada maksat Troposfer ise cennetin eni 16kmden ibaret olacaktır ve bu küçük bir alandır. Cennettin büyük olduğunu düşünürsek, buradaki gökler kavramı "evren" olmalıdır. ( 2. madde ile uyuştuğunu görüyoruz. )
=Elbette, yine "Elsemavat" (=Gokler) ifadesi kullanildigi icin, bence de bu hic suphesiz Evreni kastediyor olmali yine.
Görebileceğiniz bir direk olmadan EVRENİ yükselten, sonra tüm yönetime egemen olan, güneşi ve ayı buyruk altına alan ALLAH'tır.
13 / RA'D - 2
(ŞİMDİ BU OLDU MU SİZCE ? "EVRENİ YÜKSELTEN?")
=Elbette, hem de harika sekilde; cunki Evren hala da hizla genislemekte ve dolayisiyla yukselmekte olmali Bilimsel verilere gore; ve de hizi artarak devam eden bu genisletilme ve yukseltilme isinde yukarida yuce Al-lahin ozellikle vurguladigi gibi insanlarin su an asla goremedikleri ve belki de hicbir zaman goremeyecekleri bir yukseltici-destek (=amedin) yani o "Kara Madde & Kara Enerji" yukseltici-gucu sorumlu olmali bircok BilimAdamlarina gore de. (51/47 = 13/2)
ATMOSFERİ, yeri ve aralarındakileri oyun oynamak için yaratmadık. 21 / ENBİYÂ – 16
Biz, EVREN, yer ve aralarındakileri oyun eğlence için yaratmadık. 44 / DUHÂN - 38
Bu son iki ayet tıpa tıp aynı olmasına rağmen nedense birinde gök tekil, diğerinde çoğul olarak kullanılmıştır.
=Bir onceki yazida belirttigim gerekce ve delilden oturu, ben burada bu her iki ifadeyi de Evren olarak algiliyorum. Burada Gok (=Elsemau) ifadesinin Atmosferi kastetmedigi acik olmali, aynen 51/47 ayetindeki gibi.
Sonra duman halindeki ATMOSFERE yönelerek ona ve yere, 'İsteyerek veya istemeyerek (kaostan çıkıp) gelin,' dedi. Onlar da, 'İsteyerek geldik,' dediler.
41 / FUSSİLET – 11
(OLDU)
=Bence bu oncelikle gaz ve toz bulutlari (=duhanun) icinde olan tum o Evreni kastediyor olmali burada aslen, ve sonra burada tum bu Dunyanin ve Evrenin --yani icindeki tum objelerin--
"tav'en" (=birbirlerini isteyerek, yani cekim gucu ile cekerek) geldiklerini, ve asla "kerhen" (=birbirlerini kovarak, yani cekim gucleri olmadan iterek) gelmediklerini anlatan harika bir sembolik & bilimsel anlatim olmali burada ayni zamanda. Tabi daha sonra Evrendeki tum bu objeler arasindaki bu cekim gucune ragmen, yuce Al-lahin nasil hala bunlari hizla ve bizim goremeyecegimiz bir etkenle birbirlerinden ayirip uzaklastirabildigini ayrica ogrenebiliyor olmaliyiz Kitapta. (41/11 XX 51/47 & 13/2)
Böylece onları iki günde EVREN olarak tamamladı ve her ATMOSFERE özel yasaları bildirdi. Ve biz dünya ATMOSFERİNİ ise lambalarla ve koruma sistemiyle donattık. Bu, Üstün ve herşeyi Bilen'in planıdır.
(KARMAN ÇORBAN)
=Elbette buradaki toplam 6 Gunde yaratildigi burada ve bircok baska Ayetlerde de vurgulanan bu 7 bolgeli Gokleri (=Elsemavat) (41/9-12 & 10/3 & ...) bastan Atmosfer olarak almak kokten yanlis bir yaklasim olmali bence burada. Ancak burada belirtilen bu 7 bolgeli Gokleri (=Elsemavat) yine her zamanki gibi tum Evren olarak algiladigimizda, ve sonraki o "en alt/yakin Gok" (=Elsemae Eldunya) ifadesini (41/12) simdi temelde Samanyolu Galaksisi ve civari olarak algiladigimizda, bence yine hersey kusursuz ve celiskisiz bir sekilde oturuyor olmali yerli yerine. Selamlar, Esenlikler.
[Updated on: Wed, 03 February 2010 19:21]
|
|
| |
| Re: KURANDAKİ BÜYÜK SORUN= GÖK VE GÖKLER [message #55070 is a reply to message #54986] |
Wed, 03 February 2010 21:23   |
 |
ThirdMillenniuM Messages: 323 Registered: October 2009 Location: MilkyWay = SamanYolu |
Thinker |
|
|
selam AntiAteist,
Diyorsun ki:
Anladığım kadarıyla sen ayetlerin yerine göre "atmosfer" yerine göre "evren" olarak kabul ediyorsun.
Fakat bu yöntem mantıklı mı? Hayır.
=Neden, sevgili arkadasim? Kuran'da "Yer" (=Elard) ifadesi de bazen sadece bir karislik tarlayi/topragi (16/65 & 5/21 & ...), bazen tum koca gezegeni (10/3 & 25/59 & ...) kastedecek sekilde kullanilmis olmali zaten acikca, bundan evvel!
Ve mâ halaknes semâe vel arda ve mâ beynehumâ lâıbîn(lâıbîne).21/16
Ve mâ halaknes semâvâti vel arda ve mâ beynehumâ lâibîn(lâibîne).44/38
Biz, göğü/(diğerinde:gökleri) yeri ve ikisi arasındaki şeyleri oyuncak olarak yaratmadık.
İki aynı ayet. Birinde "gök" derken diğerinde "gökler" diyor. Neden bu ayrım ?
=Boylelikle yuce Rab burada oncelikle bize "Gokler" (=Elsemavat) yerine bazen "Gok" (=Elsema) ifadesini de yine tum Evreni kastedecek sekilde aynen boylece rahatlikla kullanabilecegini
acikca ogretmis oluyor olmali ilkin burada, benim buradaki temel bakis acima gore. (21/16 = 44/38)
Cunki daha once de O'nun bize yine acikca isaret etmis oldugu uzere, tum bu yedi bolgeli Gokleri (=Elsemavat) daha bu 7 bolgeye ayirip da dolayisiyla sonra boylece yedi Gokler (=Seb'a Semavatin) veya bazen de sadece Gokler (=Semavatin) diye anmadan once, ilk olarak ve tumuyle yine bu "Gok" (=Sema) ifadesiyle de anabilmis idi zaten bastan beri. (41/11-12) O halde,
bunun ardindan da bazen yine tumuyle bu Evrene yine ilkin yaptigi gibi --simdi de bu 7 bolgeyi goz onune almayarak-- toptan sadece "Gok" (=Sema) diye atifta bulunabilmis olmasi
bu acidan makul, ve hatta bir sekilde gayet iliskili & anlamli geliyor bana.
Hani sanki öylesine üzerinde durulmadan kafadan yazılmış gibi duruyor.
=Bilakis, bunlarin uzerinde bizim biraz daha dikkatle durup ilk bakista celiski gibi gozukebilecek ama aslinda biraz derin dusunuldugunde (=yetedebberune) gayet anlamli ve makul bircok
--metinsel ve matematiksel-- incelikler barindirabiliyor olabilecek hususlari iyi tespit edebilmemiz gerekiyor olmali bastan, Onun da zaten acik emri geregi. (4/82 & 2/121 & 74/30)
Ayrıca "yer ile gök arasındakiler" ne demek oluyor.
Yani şöle düşündüğümüzde: yer düz ve üzerine direksiz 7 kat gök dizilmiş. Böyle bakarsak yukarıdaki ifade cuk oturuyor.
Fakat bunda oturuyor mu aynı ifade ?
=ElSemavat ve Elard ve ma beynehuma (=Gokler ve Yer ve bunlarin arasindakiler) (25/59)
Burada
Gokler: Gezegenler & Yildizlar vs.
Yer: Dunya Gezegeni
Bunlarin arasindakiler: Bunlarin arasinda Uzay boslugunda mevcut tum diger gok cisimleri & gaz toz bulutlari & parcaciklar vs.
Yine hersey kusursuzca ve acikca oturuyor olmali yerli yerine bence boylelikle simdi yine! Selamlar, Esenlikler.
[Updated on: Wed, 03 February 2010 21:52]
|
|
|
| Re: KURANDAKİ BÜYÜK SORUN= GÖK VE GÖKLER [message #55093 is a reply to message #54986] |
Thu, 04 February 2010 09:49   |
|
Selam ThirdMillenniuM,
7 gökleri evren olarak nitelendiriyorsun, tamam.
Gök ifadesini de yerine göre atmosfer yada evren diyorsun. Peki.
Fakat şurada;
Orda (yerde) onun üstünde sarsılmaz dağlar var etti, onda bereketler yarattı ve isteyip-arayanlar için eşit olmak üzere ordaki rızıkları dört günde takdir etti. Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: “İsteyerek veya istemeyerek gelin.” İkisi de: “İsteyerek (İtaat ederek) geldik” dediler. Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti. Biz dünya göğünü de kandillerle süsleyip-donattık ve bir koruma (altına aldık). İşte bu, üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)’ın takdiridir. (41 Fussilet Suresi, 9-12)
Peki bu ayetlere bakarak, dünya oluştuktan sonra mı KOCA EVREN 7 katman olarak düzenleniyor diyorsun ? (yaratma demiyorum,düzenleme)
Bu ayetleri günümüz bilime ile yorumlayabilirmisin bana.
[Updated on: Thu, 04 February 2010 09:50] http://islamidusunce.googlepages.com/
|
|
|
| Re: KURANDAKİ BÜYÜK SORUN= GÖK VE GÖKLER [message #55098 is a reply to message #54986] |
Thu, 04 February 2010 15:39   |
 |
ThirdMillenniuM Messages: 323 Registered: October 2009 Location: MilkyWay = SamanYolu |
Thinker |
|
|
selam AntiAteist,
O halde, bu Ayetlere beraberce yakindan bir bakalim, ve burada temelde nasil dusundugumu kisaca anlatmaya calisayim akabinde:
===
9- De ki: Siz mi yeri (=elard) 2 Gunde yaratani simdi inkar ediyorsunuz, ve Ona denkler kiliyorsunuz? Halbuki O alemlerin (tek) Rabbidir!
10- Ve onun icinde koklesmis-daglar yapti onun uzerine, ve onu bereketli kildi; ve onun icinde onun tum gidalarini 4 Gunde boylece olcup takdir etti; tum bunlari arayip soracak olanlara, dengeli sekilde.
11- Sonra goge (=elsema) yoneldi ve o henuz toz-duman (=duhanun) idi. Ve ona ve yere dedi: Haydi cekerek veya iterek gelin! Dediler: Cekenler olarak geldik!
12- Ve onlari 2 Gunde yedi gokler (=seba semavatin) olarak duzenleyip-bitirdi. Ve sonra herbir goge (=semain) emrini vahyetti. Ve en yakin/alcak gogu (=elsemae eldunya: samanyolu kusagi) isiklarla donattik ve koruma altina aldik. Iste, ustun ve bilen (yuce Al-lahin) takdiri boyle (idi)! (41/9-12)
===
Burada herseyden once, ben tum bu anlatiyi daha o aktif yaratis --Big bang ile-- baslatilmadan evvel, yuce Al-lahin boylelikle toplam 6 Gun icinde boylece Kendi zihninde gerceklestirdigi detayli "planlayip-bitirme" asamasi olarak goruyorum temelde, ilkin.
===
117- O goklerin ve yerin (=elsemavati ve elardi) ortaya cikaranidir. Cunki O bir isi --yukaridaki Ayetlerde gordugumuz gibi, ustun ve bilen bir tarzda oncelikle-- planlayip-bitirdiginde (=qada emren), sonra ona sadece "Ol" der, ve o da derhal (Onun daha onceden detaylica planlayip-bitirdigi bir tarzda ve takdir ettigi belirli surede gerceklesmek uzere) olmaya baslar/olur! (2/117)
===
Dolayisiyla, yukaridaki Ayetlerden bilimsel baglamda cikarabildigim bazi onemli noktalar temelde simdilik kisaca sunlar:
1) yuce Al-lah gokleri ve yeri --daha Big bangten once-- Kendi katinda toplam 6 Gunluk (Onun katinda 1 Gun bizim simdiki algimiza gore nasil olabilir? bkz. 22/47) bir surecte en ince ayrintisina kadar Kendi zihninde boylelikle ustun ve bilen bir tarzda planlayip-bitirmis olmalidir evvela. (41/9-12)
2) yuce Al-lah burada yere (=elard) bunun icin oncel olarak ilk 2 Gununu, ve sonra tum daglari, nehirleri, gidalari vs. ile tam olarak ilk 4 Gununu ayirip, akabinde goklerin (=elsemavat) yaratilip duzenlenmesi olayina son 2 Gununu ayirmis olmalidir. (41/9-12) --Burada boylelikle yerin (=elard) evrendeki diger tum gezegenler & yildizlara gore mukemmelliginin & kompleksliginin
goreceli olarak sonucta ne kadar fazla olacagina dair iyi bir ipucu da edinebiliyor olmaliyiz boylelikle.--
3) Tum bu ustun ve bilen bir tarzda gerceklestirilmis planlayip-bitirme asamasindan sonra, yuce Al-lah "ol" emrini kullanarak Big bang ile tum bu gokleri ve yeri bir tekillikten baslangicta ortaya cikarmis, ve daha sonra hizla genisletmis ve genisletiyor olmalidir, o andan itibaren. (21/30 = 51/47) Tum bu Big bangsel yaratma surecinin baslangicta Onun "ol" emri ve ardindan mutlak vahyi ve gozetimi altinda nasil baslayip ve halen de devam ettigi ve burada tum goklerin ve yerin bu surecte nasil ortaya ciktiklari konusunun bilimsel acidan arastirilip tespit edilmesini ise bunun akabinde temelde insanlara, bilim adamlarina emretmis olmalidir. (29/20 = 21/30)
Bu konuya yaklasimim su an temelde iste kisaca boyle, AntiAteist arkadasim. Ancak elbette, bu konu henuz her yonuyle iyice tartisilip sonunda en dogruya ulasilabilmesi gayet gerekli ve onemli bir konu olmalidir. Selamlar, Esenlikler.
[Updated on: Thu, 04 February 2010 15:55]
|
|
| | |
| Re: KURANDAKİ BÜYÜK SORUN= GÖK VE GÖKLER [message #55144 is a reply to message #54986] |
Fri, 05 February 2010 14:41   |
 |
ThirdMillenniuM Messages: 323 Registered: October 2009 Location: MilkyWay = SamanYolu |
Thinker |
|
|
selam AntiAteist,
evet, arkadasim, cunki benim bu olaya temel bakis acim her daim bu Ayette belirtildigi sekilde temellenip ilerliyor, en bastan:
===
117- O goklerin ve yerin (=elsemavati ve elardi) ortaya cikaranidir. Cunki O bir isi "planlayip-bitirdiginde" (=qada emren), sonra ona sadece "Ol" der, ve o da derhal (Onun daha onceden detaylica planlayip-bitirdigi bir tarzda ve takdir ettigi belirli surede gerceklesmek uzere) olmaya baslar/olur! (2/117)
===
Dolayisiyla, yuce Al-lah diger bazi Ayetlerde sunlari dediginde:
===
Suphesiz, Rabbiniz Al-lahtir, gokleri ve yeri 6 Gunde yaratmis olan, sonra --bu isini boylelikle komple bitirip-- tahtinin uzerinde dikelmis olan... (10/3)
Al-lah gokleri gorebileceginiz bir destek olmadan yukseltmis olan, sonra --bu isini boylelikle komple bitirip-- tahtinin uzerinde dikelmis olandir... (13/2)
===
Burada da ben bu toplam 6 Gunde (yuce Al-lahin katinda 1 Gun bizim simdi buradaki algimiza gore 1000 yila denk geliyor olmali; 22/47) tamamladigini bildirdigi bu yaratma ve yukseltme isini her zaman Onun daha Big bangten once Kendi zihninde en ince ayrintisina kadar boylelikle "planlayip-bitirdigi" (=qada emren) Kendi zihnindeki bu 6 Gunluk yaratma ve yukseltme isi olarak goruyorum, evvela. (10/3 & 13/2 & ...)
Daha sonra yuce Al-lah bu Kendi katindaki 6 Gunluk zihinsel yaratma ve yukseltme isini bitirdikten sonra, aktif yaratma ve yukseltme isine bu kez "ol" emri ile (Big bang ile) baslayacak ve bu aktif yaratma ve yukseltme isi ise yaklasik 14 milyar yildan bu yana gerceklesmekte olup hala da tum hiziyla devam ediyor, edecek olmalidir --ortada henuz bitmis birsey yoktur bu acidan, yaratma ve yukseltme tum hiziyla devam ediyor olmali su an evrensel capta-- Onun daha onceki bu Kendi katinda 6 Gunluk detayli, ustun ve bilen tarzda, zihinsel yaratma ve yukseltme planina gore! (10/3 & 2/117 = 21/30 & 51/47)
Bu olaylara buna binaen temelde boyle baktigimizda, herseyi bu cagda yine dinsel ve bilimsel baglamda gayet uyumlu ve yerli yerince gorebiliyor olmaliyiz simdi yine!
===
Onlar hala bu Kurani simdi iyice dusunmuyorlar mi? Eger o Al-lahtan baskasinin katindan olsaydi, icinde --dinsel & bilimsel acidan-- bircok ihtilaflar-celiskiler bulacaklardi! (4/82)
===
Dolayisiyla, simdi oncelikle bu konuda yuce Al-lahin sozlerini Kuranin butunlugu icinde iyi dusunup anlamali, ve sonra Onu bu cagda boylelikle yine hakkiyla anlayip layikiyla takdir edebilecek olmaliyiz, umarim, bu baglamda da. Selamlar, Esenlikler.
[Updated on: Fri, 05 February 2010 14:44]
|
|
|
| Re: KURANDAKİ BÜYÜK SORUN= GÖK VE GÖKLER [message #55149 is a reply to message #54986] |
Fri, 05 February 2010 16:21   |
|
selamlar,
Olaylara bu yönden yaklaşınca Kuran'ın, evrenin yaratılışı ile ilgili bilimsel bir veri sunmadığı ortaya çıkıyor. Hal böyle oluncada olası bilimsel çelişkilerden kurtulunmuş oluyor.
Fakat verdiğin ayetleri inceledim ama senin mealin çok farklı.
117- O goklerin ve yerin (=elsemavati ve elardi) ortaya cikaranidir. Cunki O bir isi "planlayip-bitirdiginde" (=qada emren), sonra ona sadece "Ol" der, ve o da derhal (Onun daha onceden detaylica planlayip-bitirdigi bir tarzda ve takdir ettigi belirli surede gerceklesmek uzere) olmaya baslar/olur! (2/117)
Bu verdiğin ayete bakıyorum mesala. Fakat hiç birinde "planlayıp bitirdiğinde" şeklinde meal edilmiş bir ayet göremedim.
http://islamidusunce.googlepages.com/
|
|
|
| Re: KURANDAKİ BÜYÜK SORUN= GÖK VE GÖKLER [message #55152 is a reply to message #54986] |
Fri, 05 February 2010 18:02   |
 |
ThirdMillenniuM Messages: 323 Registered: October 2009 Location: MilkyWay = SamanYolu |
Thinker |
|
|
selam AntiAteist,
diyorsun ki:
Olaylara bu yönden yaklaşınca Kuran'ın, evrenin yaratılışı ile ilgili bilimsel bir veri sunmadığı ortaya çıkıyor. Hal böyle oluncada olası bilimsel çelişkilerden kurtulunmuş oluyor.
=Bilakis, arkadasim, yukaridaki yazilarda yer yer vurgulamaya calistigim gibi, Kuran oncelikle yuce Al-lahin bu 6 Gunluk zihinsel yaratma eyleminde (41/9-12) --yukarida maddeler halinde kisaca deginmeye calistigim gibi-- bircok harika Bilimsel ipuclari da vermis olmali orada halihazirda bize bu konuda; ve bunun akabinde "ol" emriyle (Big bangden itibaren) gerceklestirilen aktif yaratma eyleminde de yine bircok harika Bilimsel ipuclari veriyor olmali halihazirda bize burada --yukarida yer yer bunlarin bazilarina da kisaca deginmeye calismistim-- (21/30 & 13/2 & ...) Fakat bundan otesini ve olayin detaylarinin bilimsel olarak genisce arastirilip cozulmesini temelde insana, bilim adamlarina emrediyor olmali, akabinde. (29/20)
Fakat verdiğin ayetleri inceledim ama senin mealin çok farklı.
117- O goklerin ve yerin (=elsemavati ve elardi) ortaya cikaranidir. Cunki O bir isi "planlayip-bitirdiginde" (=qada emren), sonra ona sadece "Ol" der, ve o da derhal (Onun daha onceden detaylica planlayip-bitirdigi bir tarzda ve takdir ettigi belirli surede gerceklesmek uzere) olmaya baslar/olur! (2/117)
Bu verdiğin ayete bakıyorum mesala. Fakat hiç birinde "planlayıp bitirdiğinde" şeklinde meal edilmiş bir ayet göremedim.
=Burada kullanilan "qada" fiilinin
yuce Al-lah tarafindan her insan icin --bunlarin burada aktif omurleri henuz baslatilmadan evvel-- onceden "planlanip takdir edilmis" (=qada) bir belirli omur suresi (=ecelen) icin de yukaridakine bir anlamda benzer tarzda kullanilabildigini bu Ayette netce idrak edebilecek olmaliyiz ilkin (6/2);
Elbette, Kuran --bilhassa aslina, orjinaline hic veya pek sadik olmayan-- meallerden okunup saglikli sonuclara varilabilecek bir Kitap degildir, sanirim; bilakis yuce Al-lahin ozellikle vurguladigi gibi, en azindan biraz Arapcasini bilip buna gore butunlugu icinde Ayetleri iyice dusunulerek ve karsilastirilarak ve incelenerek saglikli sonuclara ulasilabilecek bir Kitap olmalidir, evvela. (43/3 = 2/242 = 4/82)
Bir de burada mutlaka yukaridaki o ilk yazilardan birinde ozellikle vurgulamaya calistigim o ozgun hususu --bu Kuranin oncelikle Muhammed Peygamber zamanindaki o insanlara onlarin o donemde kendi bilimsel seviye ve perspektiflerine asla ters gelmeyecek sekilde, ve benzersiz bir "Edebi Yapi" ile dile getirilip; bir yandan da Muhammed Peygamber tarafindan onceden haber verilen o Misak Elcisinin bu zamaninda tum insanlara bu donemde ulasacaklari bilimsel seviye ve perspektiflerine hitap edebilecek sekilde, ve bu kez benzersiz bir "Matematiksel Yapi" ile gayet ustun ve hikmetlice yuce Al-lah tarafindan onceden boylelikle planlanip duzenlenmis olmasi geregi-- hic unutmamaliyiz burada. (Bu konuda daha evvelden bu yonde verilen mucizevi Peygamber haberlerini de zaten bu konuyla ilgili actigim cesitli basliklar altinda daha yakindan ele alip netce gostermeye calismistim, dilersen onlara da bir goz atabilirsin bu baglamda ilkin daha sonra.)
Selamlar, Esenlikler.
[Updated on: Fri, 05 February 2010 18:09]
|
|
| |
Goto Forum:
Current Time: Thu Mar 11 11:45:26 MST 2010
|