Downloads | Articles | Quran -=] IslamicReform.org | 19.org [=- Kuran | Makaleler | Dosyalar

Home » Türkçe » Zihinsel ve Manevi Serüvenim » Yasemin COŞKUN nam-ı diğer ycoskun
Yasemin COŞKUN nam-ı diğer ycoskun [message #38066] Fri, 14 July 2006 00:19 Go to next message
  ycoskun  is currently offline ycoskun
Messages: 796
Registered: August 2005
Location: Türkiye
Dependent
Evet sıra bana geldi galiba.

11.Nisan.1975. Laz kökenli bir ailenin ilk çocuğu, daha doğrusu koca bir sülalenin ilk torunu. Annem ve babam hala-dayı çocukları. Pek çok akrabam da böyle evlilik yapmıştır zaten. Etnik nedenlerle dışardan evlilik yapılmaması için zamanında böyle yanlış işler olmuş.

1979 - bir erkek kardeş. O şimdi asker. İyi ki varmış canım kardeşim. Bu arada kan bağım olan kardeşimin yanı sıra, kan bağım olmayıp da kardeşten öte olduğum pek çok bay bayan kardeşim vardır. Bu kardeşlerin bir kısmını da bu forum sayesinde kazandım. Selam size abilerim/ablalarım ve de küçük kardeşlerim...

Çok rahat, dertsiz tasasız ve de ilkokulda başarılı bir çocukluk geçirdikten sonra, ortaokul ve lisede özel bir okula gittim. 7 yıl İngilizce’nin yanında aynı zamanda 5 yıl da Almanca eğitimi aldım. İngilizce’yi çat pat kıvırdım da Almanca’yı maalesef geri plana attım. Keşke atmayaymışım. Şimdi ne kadar da çok işime yarardı. Mesela foruma Almanya'dan katılan kardeşlerimle Almanca makaleleri çok rahat kritik edebilirdim.

1993 lise bitti, Üniversite başladı. A.Ü. DTCF Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Sinoloji Anabilim Dalı. Bu bölümü 4 yılda bitirebilen nadir tiplerden biriyim.

Fakültenin son senesi aynı zamanda Gazi Ün. Eğitim Fak.’de 1 yıl boyunca akşamları derslere devam ederek İlöğretim Öğretmenlik Sertifikası aldım. Öğretmen olmayı da az çok hak ettim.

1997 İlkbahar. Üniversite bitti. Önce Dışişleri Bakanlığında Çince Mütercim olmak için 50 takla attım. Taklalar boşa çıktı. İşim olmadı. Eee ne de olsa Dışişleri. TRT , Büyükelçilik, Bakanlıklar, v.b gibi pek çok yere birilerinin zoruyla da olsa başvurdum. Ama bu gibi yerlerde işe girmenin doğmuş bir bebeğin ana karnına tekrar sokulmasından bir farkı yoktu.

1997 Sonbahar. Ailemin yaşadığı şehirde bir okuldan İngilizce Öğretmenliği için teklif geldi. Derslere dışarıdan giriyordum ama öğretmenler kadar maaş alıyordum, sigortam da ödeniyordu. İyi gidiyordu yani. Severek de yapıyordum işimi.

Kısa bir süre sonra arkadaşımın biri beni bir işe tavsiye etmiş. O kadar güvenmişler ki arkadaşıma, aileme ulaşıp hemen bu hafta gelsin, başlasın demişler. Eh bulunan iş ailenin yaşadığı şehirde olunca tereddütsüz okulu bırakıp Çimento Sektöründeki bu işe başladım, pardon başlatıldım. Ama yine de haftasonları 90 kişilik bir öğrenci grubuna okulda İngilizce Kursu vermeye de devam ettim. Çimento sektöründeki maceram kısa sürdü. İşten çıkarıldım. Neden? Ben de hala anlamış değilim.

Sonra, şimdilerde kapanan Etibank'ın Kambiyo Servisine girebilmek için İstanbul’da aylarca süründüm. Tam İstanbul Haznedar Şubesinde "tamamdır, buyrun bankoya” dendi ki, sürpriz!; Bir vesile ile şu anki Demir-Çelik sektöründeki işime başladım. Önceleri 3 yıl süreyle Genel Müdür Sekreterliği yaptım. Sonra Özel kalem memuriyeti, sonra da Satınalma Memuriyeti.

7 yıldır aynı işyerindeyim ve son 4 yıldır İthalat Servisinde görev yapıyorum. Buradan da devam edeceğim gibi gözüküyor. Ama arada öğretmen atamalarına da başvuruyorum. Hayırlısı bakalım.

5 yıllık evliyim. 3 yaşında sapsarı bir oğlum var. Hani deriz ya, “Allah herkesi bir şeylerle sınıyor” diye, hah işte benim sınavım da oğlumdur. 31 yaşımdayım ama 50 yaşımda gibi hissediyorum kendimi. Sanki ömrümün sonuna yaklaştım gibi geliyor bana. Oğlum o kadar hareketli, o kadar yaramaz ki ailecek toplumdan soyutlanmamıza neden oldu. Dört duvar arasına sıkıştık kaldık. Çökertti beni, çökertti. Allah ona hayırlı ömür versin de ben yine çökmeye razıyım.

Eşimle ilişkim Lise 1. sınıftayken başladı, yani 15 yaşlarımdayken. Ama evlilik ancak 2001 yılında gerçekleşti. Yani ben 26 yaşımdayken. Onca yıl uğraştık durduk. Neden? Çünkü eşim Laz değil. Zaten soyumun ilk yabancı damadı. Herneyse, neticede Allah'ın da izniyle bu saçma etnik sorunları aştık ve mutlu bir hayat sürdürmekteyiz. Yeğenler, kuzenler de benim sayemde yabancı damat/gelin getirme kapısını ardına kadar araladılar.

Gelelim benim ne zaman, nerede, ne şekilde gerçek bir Müslüman olmaya ve dinimi sadece Allah'a özgülemeye karar verdiğime.

Gelmesine gelelim de ben önce özel hayatımdan bilgi vereyim derken klavyenin dozu kaçmış, umarım fuzuli detaylarla sizi sıkmamışımdır. Herhalde bir tek adresimi yazmamışım.

Devamı en kısa zamanda burada olacak...

Sizi çok seviyorum.
Re: Yasemin COŞKUN nam-ı diğer ycoskun [message #38085 is a reply to message #38066 ] Sat, 15 July 2006 05:00 Go to previous messageGo to next message
Anonymous
Sevgili Yasemin,

Cok cok tatli bir uslub ile yazmissin. Gercekten cok hos bir hayat hikayen varmis. Allah seni daha da muvaffak eylesin ve insallah cocugun da bir an önce uslanir Wink Esinle de 15 yasindayken tanisip tam 11 sene evliligi beklemis olmanda günümüz kizlarina ve erkeklerine büyük bir örnek olsun ! Helal olsun gercekten. Yazinda en cok BU husus dikkatimi cekti.

Selametle,
Hidir
Re: Yasemin COŞKUN nam-ı diğer ycoskun [message #38122 is a reply to message #38066 ] Sat, 15 July 2006 23:18 Go to previous messageGo to next message
  Edip Yuksel  is currently offline Edip Yuksel
Messages: 3143
Registered: June 2002
Location: Arizona
Independent

Zevkle okutturdun bana kısa hayat hikayeni, Yasemin. Gerisini merakla bekliyorum.

Selam,
Edip


Edip Yuksel; J.D.
www.yuksel.org
www.19.org
www.islamicreform.org
19@19.org
Yasemin COŞKUN nam-ı diğer ycoskun [message #38390 is a reply to message #38066 ] Wed, 26 July 2006 07:07 Go to previous messageGo to next message
  ycoskun  is currently offline ycoskun
Messages: 796
Registered: August 2005
Location: Türkiye
Dependent
Dedim ya Karadenizli bir ailenin kızıyım daha doğrusu Laz kızıyım diye. Lazları iyi tanıyanlar bilecektir bizde dini kuralların nasıl da esnek olduğunu.

Bizim aile öyle sünnet, hadis madis bilmez. Ama çoğunlukla klasik ritüelci, kimi zaman da hurafeci olan bir ailenin evladıyım. Bizde bir Allah vardır onun da Lazcadaki adı "Ella" dır. Ama asla bizzat ona seslenirken "Ella" denmez, Türkçedeki gibi "Ellaçkmi"(Allah'ım) denir.

Ailem doğumumdan bugüne kadar bana kendi bakış açılarından İslami kuralları öğretmeye gayret ettiler. Ama kendilerinin de hiçbir şey bilmediklerinin farkında değiller.

Koskoca sülalemde Babaannem hariç vakit namazlarını kılan yoktur. Babam hayatında hiç bir Cuma’ya gitmediği gibi Camileri de ancak cenaze namazlarında görmüş. Onun babası da hiç görmemiş zaten. Kuran da okumamışlar. Sadece bizim ailede mecburi gibi görülerek oruç tutulmuş, kurban kesilmiş, zekat verilmiş. İşte bu kadar.

Tek bir hadis bile bilmemeleri ve ilgi göstermemeleri güzel gibi gözükebilir, ama sor bir ayet bakalım, çıt çıkmaz. Bir tanecik bile dökülmez dudaktan. "İyilik" yap der babam "ölümüne iyilik yap, gerisi boş".

Bir senesi eşimle bizim memlekete eniştemin cenazesine gitmiştik. Eşim şok olmuştu. Çünkü cenazede nameli ağıtlar söylendiği gibi ayrıca cenaze namazında kimse camiye girmemiş, cenaze namazı öncesi imamdan başka kimse vakit namazı kılmamış. Herkes oturmuş avluda imamın gelmesini beklemiş. O zaman dedim eşime "anladın mı şimdi neden yabancı damat istemediklerini". O da "bu kadarını ummuyordum" demekle yetindi. Artık siz de az çok anlamışsınızdır kültür farkını.

Her yerde olduğu gibi bizimkilerin Kuran’ı da kılıfında bekler. Ramazan'dan Ramazan'a cüz takibi için tozu alınır. O kadar.

Ben dini açıdan hiç mi hiç baskı görmeden, sadece Allah’ın varlığını bilerek büyütüldüm. Allah’ın var olduğunun yanı sıra ailem bana tek bir İslami kural öğretmiştir. O da boy abdestinin nasıl alınacağıdır. Aha bu kadar, başka da bir şey öğretilmemiştir bana. Bunu da neden öğrettiler hala anlamış değilim. Gerçi onu da doğru öğretmemişler ya sonradan anladık.

Ben bugün aileme dönüp “Merhaba, ben bugün Hristiyan, ateist, Yahudi, Budist v.s. oldum” desem. İlk şokun ardından başta babam olmak üzere “hayırlısı olsun Allah bir dedikten sonra ne fark eder” der, geçer.

İşte böyle bir ortamda Üniversite yaşına geldikten sonra, kanka tabir ettiğim adaşımla aynı şehirdeki iki farklı Üniversiteyi kazandık.

Tam tesettürlüdür kan kardeşim. Nakşibendi tarikatına mensup kalıplı bir ailenin kızıdır. Hala da dostluğumuz devam etmektedir.

Okuldan birine hayran kalmış. Geldi yurdun önüne “hadi” dedi “Kocatepe Camisindeki Dini Yayınlar fuarına, benim okuldan beğendiğim çocuk da orada kitap satışı yapıyormuş”. Meğer o gün benim değişimin başlangıç günüymüş de sonradan öğreniyorum.

Biz 3 gün üst üste gittik o fuara, sabahtan akşama gezdik. Ve ben hiçbir kitap almadım. Boş boş gezdim. Arkadaş kitapları yığdı durdu.

Ama beğendiği çocuğa bir türlü açılamıyor onun durduğu standtan bir türlü cesaret edip de alışveriş yapamıyordu. Tam yorgunluğumun had safhaya, sinirlerimin de tepeme çıktığı bir andı ki birden o standa yöneldim ve bizim artiste “ver bakalım şurdan bir meal” dedim.

İşte o cümlem bugüne varmamım tetikçisidir. Dedi ki “size en uygun olarak elimde Süleyman Ateş Meali var”. “bana neyin uygun olduğunu bilmem, sen ver ordan bi tane kardeşim” dedim “ver bir an önce de gidelim artık”

O arada bizim kızı da çağırdım yalandan, “ben anlamam bu işlerden ama bak bu kız dini bütündür, anlar dinden kitaptan” falan filan derken hem onları bir bahaneyle konuşturdum hem de ilk mealimi almış oldum. Onların mesafeli ilişkisi de başlamış oldu. Hmm mesafeli ilişki, malum dindarlar ya!!! Hiç birbirine değmeden aylarca süren ilişki!

Başladım aldığım meali sabah akşam okumaya. İşte o zaman değişim başladı. Baktım ki Kuran olmadık şeylerden bahsediyor. Gerçi sonradan Süleyman Ateş’in de gelenekçi olduğunu anladım ya neyse, gene de çok faydası oldu bana. Kafamdaki şimşeklerin bir anda çakmasına neden oldu.

O arada tabi ki Kuran’a ilgim arttı ve Yaşar Nuri’yi de TV’den tanıma fırsatım oldu. Kısa zamanda fanatiği oldum. Bilmediğimi öğretiyor, modern yaklaşımlar getiriyordu. Bir basamak daha atlamıştım. İyi gidiyordum. Adamın tüm meallerinin yanı sıra tüm kitaplarını aldım. Tüm programlarını izledim. Internet sitesinin müdavimi oldum. Sordukça sordum. Bunalttıkça bunalttım. Sitesini çökertecek hale geldim. Partisine bile kayıt oldum. Zaten onun yüzünden hiç bir işe yaramaz CHP’ye bile oy vermiştim.

Bir yandan da aileme bir sorular soruyorum ki dut yemiş bül bül gibi kalıyorlardı. “Karıştırma oraları sen, işine bak” deyip kıvırıyorlardı. İlk günden bu güne hiç bir kere fikirlerimi dünya görüşümü saklamadım. Halen daha rahatça “bence bu iş yanlış, doğrusu budur” diyebiliyorum. İnsanlar üzerinde inanılmaz bir hoşgörü kredim vardır. Katliam yapsam yine beni affederler. Bunun neden böyle olduğunu bilmiyorum ama fikirlerime katılmayanlar çoğunlukta olsa da beni hiç dışlamadılar. Seviyorum ben insanları arkadaşlar, karşılıksız seviyorum.

Bir gün bir basamak daha atladım. O da Edip Yüksel sayesinde oldu. Yanılmıyorsam 2000 yılıydı. İşte benim Big Bang’im bu adam oldu.

“Adam” dedim “nasıl da mücadele ediyor”. Bir de mantıklı geliyordu ki söylemleri.

Ama bir cümle etti ki yıllar yılı alnına yapıştı kaldı maalesef. “Çöpe at” dedi. Demez olaydı. Ama ben hiç şaşırmamıştım öyle demesine. Çünkü ben biliyordum ki sadece aptal insanlar fikir değiştirmez. Dedim “bu akıllı biri, fikirlerine tamamen katılmasam da bu adamı araştıracağım, takip edeceğim”.

Dediğimi de yaptım. Yıllarca Edip’i gölge gibi takip ettim. Ama o bilmez, nerden bilecek. Nerde ne yapar, hangi kitapları yazmıştır, hangi söylemleri vardır, net’te nerelere takılır, v.s. derken en son olarak 19.org’yi buldum. 1 yıl dışardan tüm arşivi okudum. Sonra da kayıt oldum ve son 1 yıldır da mümkün olduğunca hoşgörülü yazılar yazmaya gayret ediyorum.

Arapçam yok ama kendi çabamla ve kıymetli kardeşlerim sayesinde biraz biraz öğrenmeye başladım. Bu arada hepiniz gibi ben de Kuran’ı günde bin kere okuyorum. Ama bazen 10 yıldır her gün gördüğüm bir ayetin ne demek istediğini şimdi anlıyorum.

Süleyman Ateş, Yaşar Nuri, Edip Yüksel, Esed, Reşad, PM, Elmalılı, Mevdudi v.s. derken bir de baktım ki baya aşama kaydetmişim.

Hayatımda hurafelere, hadislere , sünnet veya Kuran karşıtı geleneklere yer vermemek için müthiş bir çaba sarf ediyorum. "Çaba sarf ediyorum" diyorum, çünkü eşimin ve eşimin ailesinin de kendi ailemden hiçbir farkı yok. Yani aslında kalabalık bir çevrem olmasına rağmen bu konuda ben bir başımayım.

Kuran neslinden bir Müslüman, gerçek bir Müslüman gibi yaşamaya gayret ediyorum. Hiçbir ibadetimi ritüele kurban etmeden Kuran çizgisinde gerçekleştirmeye gayret ediyorum. Anlamadığımı bilmediğimi soruyor araştırıyor, kendimi yanlış gördüğüm yerde de hemen doğru bulduğuma dönebiliyorum. Çünkü ben henüz gelişimimi tamamlamadım.

Ben diyorum ki:
Allah'tan başka tanrı yoktur ve Kuran da ondan gelen bir hikmettir. Ben Allah’a teslim olmuşlardanım ve Allah benim canımı Müslüman olarak teslim etmemi nasip etsin.

Görüldüğü gibi her ne kadar 3/41 gibi bir anlık dönüş maceram olmasa da ben bu duruma basamak basamak geldim. Ve hala basamakları çıkmaktayım. Daha merdivenin ortalarındayım. Sonuna varabilmek ümidiyle uğraşıp duruyorum.

Allah’a bakış açıma ve dünyevi hayatıma katkıda bulunan siz tüm kardeşlerime teşekkür ederim. Ben daha sizin öğrencinizim, sakın beni bildiklerinizden mahrum etmeyiniz.

Allah’ın hepimizi doğru yola iletmesi dileğiyle…
Yasemin COŞKUN nam-ı diğer ycoskun [message #38396 is a reply to message #38390 ] Wed, 26 July 2006 23:24 Go to previous messageGo to next message
  ycoskun  is currently offline ycoskun
Messages: 796
Registered: August 2005
Location: Türkiye
Dependent
Bu arada benim kanka'nın ilişkisine ne olduğunu belirtmemişim.

Arkadaşlıkları aylarca sürdü. Ailelere konu açıldı. Aileler onayladı. Evlenme kararı alındı.

Ama birinin daha onayı gerekiyordu.

Adıyaman'a, şeyh hazretlerini de bir güzel razı etmeye gittiler.

Ama o da ne, şeyh hazretleri izin vermedi bu evliliğe.

Neden mi? Çünkü bunlar bir de aralarında cemaatlere ayrılırlarmış. İkisinin tarikatı temelde aynı ama cemaati farklıymış.

"Olmaz" dedi gerizekalı şeyh. Onlar da ikilemeden koyun gibi "tamam" dedi.

Şimdi ikisi de kendi cemaatlerinden birileriyle evlendiler, çoluk çocuğa karıştılar. Merak etmeyin mutlular. Ya da öyle gözüküyorlar.

Garip bir aşk hikayesi işte...
Re: Yasemin COŞKUN nam-ı diğer ycoskun [message #38663 is a reply to message #38066 ] Fri, 11 August 2006 11:32 Go to previous messageGo to next message
  mehdi  is currently offline mehdi
Messages: 7
Registered: July 2006
Location: Turkey
Beginner

Demekki lazlarda arami imiş.
Ynt: Yasemin COŞKUN nam-ı diğer ycoskun [message #38665 is a reply to message #38396 ] Fri, 11 August 2006 13:13 Go to previous messageGo to next message
  Derya  is currently offline Derya
Messages: 182
Registered: December 2004
Location: Hollanda
Writer
Sevgili Yasemin, hayat hikayeni bizlerle paylastin ve kayboldun ortalardan... Nerelerdesinn..

Zaten sevgili lacosta'da uzun suredir yok...

Insallah iyisinizdir...

selam ve dua ile,
Ynt: Yasemin COŞKUN nam-ı diğer ycoskun [message #38716 is a reply to message #38665 ] Sun, 13 August 2006 22:47 Go to previous messageGo to next message
  ycoskun  is currently offline ycoskun
Messages: 796
Registered: August 2005
Location: Türkiye
Dependent
Derya kullanıcısı, Cum, 11 Ağustos 2006 23:13 tarihinde yazmıştı:

Sevgili Yasemin, hayat hikayeni bizlerle paylastin ve kayboldun ortalardan... Nerelerdesinn..

Zaten sevgili lacosta'da uzun suredir yok...

Insallah iyisinizdir...

selam ve dua ile,

Merhaba,

2 haftalık bir tatile çıkmıştım.

Kaldığımız yerden devam ederiz.

Bu arada, ben daha önce pek çok mail ve özel iletimin ardından Lacosta ile iki kere görüşebildim.

O da "forumu özlediğini ilk fırsatta geri döneceğini ancak bir grup misafiri olduğunu ve onlarla ilgilenmek zorunda olduğunu" belirtmişti.

Umarım en kısa sürede foruma döner.

İlgine teşekkür ederim Derya.

------------------------------------------------------------ -

Mehdi demiş ki:

Demekki lazlarda arami imiş.

Arami mi?

Mehdi Kardeş,

Pardon ama, ne alaka?

Aramilerle bir bağım varsa cidden öğrenmek isterdim.

Hele bi alakayı izah et de, ben de öğreneyim. Rolling Eyes


Re: Yasemin COŞKUN nam-ı diğer ycoskun [message #39163 is a reply to message #38716 ] Mon, 28 August 2006 21:25 Go to previous message
  Edip Yuksel  is currently offline Edip Yuksel
Messages: 3143
Registered: June 2002
Location: Arizona
Independent

Merhaba Yasemin:

Gecikmeli de olsa hayat hikayenin devamını okudum. Maşallah. Sen yürekli ve zeki bir dostsun. Umarım bu anıları bir kitapta toplayıp başkalarıyla paylaşırız. Ben de İnglizce aldığım anılar da var. Çok ilginç bir kitap olacak.

Selam,
Edip


Edip Yuksel; J.D.
www.yuksel.org
www.19.org
www.islamicreform.org
19@19.org
Previous Topic:Bu da benimki
Next Topic:hişşşt! kimse duymasın
Goto Forum:
  


Current Time: Sat Jul 5 06:36:29 MST 2008
.:: Contact :: Home ::.

Powered by: FUDforum 2.7.4.
Copyright ©2001-2006 FUD Forum Bulletin Board Software