Home » Türkçe » Kuran Çalışmaları » KURANDAKİ HAC
| KURANDAKİ HAC [message #35626] |
Sun, 09 April 2006 01:53  |
 |
hanif Messages: 66 Registered: March 2006 |
Beginner |
|
|
Cihadmı ? çapulcukmu adlı makalemizde, müslüman olmayan toplumlara savaş açarak islamı tebliğ etmenin kuran dışı olduğunu belirtmiştik. Peki bunun başka bir yolu yokmu? Elbette var
İşte bu noktada karşımıza hac kavramı çıkıyor
Hac kavramının tartışma anlamında olduğuna dair kurandan referanslar
Bakara 76 وإذا لقوا الذين ءامنوا قالوا ءامنا وإذا خلا بعضهم إلى بعض قالوا أتحدثونهم بما فتح الله عليكم ليحاجوكم به عند ربكم أفلا تعقلون
76- Üstelik iman edenlere rastladıklarında inandık derler, birbirleriyle başbaşa kaldıkları zaman, "Rabbinizin huzurunda aleyhinize delil olarak kullansınlar diye mi tutup Allah'ın size açıkladığı gerçekleri onlara da söylüyorsunuz? Hiç aklınız yok mu be?" derlerdi.
Bakara 139 قل أتحاجوننا في الله وهو ربنا وربكم ولنا أعمالنا ولكم أعمالكم ونحن له مخلصون
139- De ki: "Allah hakkında bizimle tartışmaya mı gireceksiniz? Oysa O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size. Şu kadar var ki, biz O'na ihlas ile sarılıyoruz.
Bakara 258 ألم تر إلى الذي حاج إبراهيم في ربه أن ءاتاه الله الملك إذ قال إبراهيم ربي الذي يحيي ويميت قال أنا أحيي وأميت قال إبراهيم فإن الله يأتي بالشمس من المشرقفأت بها من المغرب فبهت الذي كفر والله لا يهدي القوم الظالمين
258- Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrahim'le tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, ona: "Benim Rabbim odur ki, hem diriltir, hem öldürür." dediği zaman: "Ben de diriltir ve öldürürüm." demişti. İbrahim: "Allah güneşi doğudan getiriyor, haydi sen onu batıdan getir!" deyince o inkâr eden herif şaşırıp kaldı. Öyle ya, Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.
Al-i Imran 20 فإن حاجوك فقل أسلمت وجهي لله ومن اتبعن وقل للذين أوتوا الكتاب والأميين ءأسلمتم فإن أسلموا فقد اهتدوا وإن تولوا فإنما عليك البلاغ والله بصير بالعباد
20- Buna karşı seninle tartışmaya kalkışırlarsa de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte kendimi Allah'a teslim ettim". Kendilerine kitap verilenlere ve (kitap verilmeyen) ümmîlere de ki: "Siz de İslâm'ı kabul ettiniz mi?" Eğer İslâm'a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah kulları görendir.
Al-i Imran 61 فمن حاجك فيه من بعد ما جاءك من العلم فقل تعالوا ندع أبناءنا وأبناءكم ونساءنا ونساءكم وأنفسنا وأنفسكم ثم نبتهل فنجعل لعنة الله على الكاذبين
61- Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra da lanetleşelim; Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim".
Al-i Imran 65 ياأهل الكتاب لم تحاجون في إبراهيم وما أنزلت التوراة والإنجيل إلا من بعده أفلا تعقلون
65- Ey Kitap ehli! İbrahim hakkında niçin tartışıyorsunuz? Oysa Tevrat da, İncil de ondan sonra indirilmiştir. Siz hiç düşünmüyor musunuz?
Al-i Imran 66 ها أنتم هؤلاء حاججتم فيما لكم به علم فلم تحاجون فيما ليس لكم به علم والله يعلم وأنتم لا تعلمون
66- İşte siz böylesiniz. Haydi biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız, ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Enam 80 وحاجه قومه قال أتحاجوني في الله وقد هدان ولا أخاف ما تشركون به إلا أن يشاء ربي شيئا وسع ربي كل شيء علما أفلا تتذكرون
80- Kavmi onunla tartışmaya başladı. O da onlara dedi ki: "Beni doğru yola eriştirdiği halde Allah hakkında benimle tartışıyormusnuz? O'na ortak koştuklarınızdan hiç korkmuyorum, ancak Rabbimin dilediği şey hariç. Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Hiç düşünmez misiniz?"
Mümin 47 وإذ يتحاجون في النار فيقول الضعفاء للذين استكبروا إنا كنا لكم تبعا فهل أنتم مغنون عنا نصيبا من النار
47- Hele ateş içinde birbirlerini tartışırlarken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara: "Hani bizler size tabi idik. Şimdi siz bizden bir ateş nöbetini savabiliyor musunuz?" derler.
Allahın son Resulü o binayı turlayarak hac yapmadı
Tevbe suresi
- Allah'dan ve Resulü'nden bir ültimatomdur bu, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere:
Hacda iki zıt kutup vardır demiştim.Müminler ve müşrikler.Yukakarıdaki ayettegörüldüğü gibi bir tarafta Allahın resulü, diğer tarafta müşrikler
2- Bundan böyle yeryüzünde dört ay daha istediğiniz gibi gezip dolaşın. Şunu da bilin ki, Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Allah kâfirleri mutlaka perişan edecektir.
3- Büyük hac günü Allah ve Rasulü tarafından insanlara bir ilandır ki, Allah da Resulü de müşriklerle yapılan antlaşmalara artık bağlı değildir. Eğer hemen tevbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Yok yine tevbeden yüz çevirirseniz biliniz ki, Allah'ı yıldıracak değilsiniz. Kâfirleri acı bir azap ile müjdele.
Resulullah ne yapıyor burda o binanın etrafını mı dolanıyor, yoksa müşriklere meydan okuyarak tartışıyormu.?
Burda karşımıza bir kavram daha çıkıyor.Büyük hac. Büyük hac olduğuna göre küçük hacda olur.
4- Ancak kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklerden size olan ahitlerinde hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiçbir kimseye yardımda bulunmamış olanlar bunun dışındadır. Siz de onlarla olan antlaşmanızın hükümlerine antlaşma süresinin sonuna kadar uyunuz. Muhakkak ki, Allah müttakileri sever.
Müslümanlarla yaptığı anlaşmaları bozan müşriklere ancak savaş ile meydan okuyarak hac/tartışma yapılır. Yani tartışmanın en son noktası
Küçük olan hacda ise sadece mesaj iletilir
5- Şu haram aylar bir çıktı mı artık o müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, hapsedin ve bütün geçit başlarını tutun. Eğer tevbe ederler ve namaz kılıp zekatı verirlerse onları serbest bırakın. Muhakkak ki, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
6- Eğer müşriklerden biri aman dilerse, ona aman ver. Ta ki, Allah'ın kelâmını dinlesin. Sonra onu güvenlik içinde olduğu yere kadar gönder. Çünkü bunlar gerçekten de bilgisiz bir kavimdirler.
7- O müşriklerin Allah katında ve Resulü katında herhangi bir ahdi nasıl olabilir? Ancak yasaklara itaate göre antlaşma yaptıklarınız var ki, bunlar size karşı doğru durdukça siz de onlara doğru olun. Allah sakınanları elbette sever.
Hz İBRAHİM VE İSMAİL HANİF Mİ, DUVARCI USTASI MI?
Bakara 127- Ve ne vakit ki İbrahim, Beyt'in/Tevhidin temellerini yükseltmeye başladı, İsmail ile birlikte şöyle dua ettiler: Ey Rabbimiz, bizden kabul buyur, hiç şüphesiz işiten sensin, bilen sensin.
Bu ayetteki beyt kelimesini mecazi olarak değil maddi anlamda alırsak, o zaman Put kıran Hz İbrahimi duvarcı ustası olarak kabul etmemiz gerekir.Hz İbrahim bir taraftan kutsallaştırılan cansız nesneleri kıracak, hatta bunun için ataşe atılacak, sonrada kalkacak put öyle olmaz böyle olur dercesine kupik bir bina yapacak,Yüce Allahta bunu onaylayarak ayetlerle bize haber verecek.Bu çelişki olur
Bu ayette söz konusu temel Rum 30 da
Rum 30..Öyleyse sen yüzünü bir hanif olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışında hiç bir değişme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.
Hz İbrahim salt estetik görünümleri için o putları kırmış olamaz
Zaten bir sonraki ayetlerde bu beytin (İlahi sistemin) ne olduğunu anlamak mümkün
Bakara128- Ey bizim Rabbimiz, hem bizim ikimizi yalnız senin için boyun eğen müslümanlar kıl, hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun eğen müslüman bir ümmet meydana getir ve bize ibadetimizin yollarını göster, tevbemize rahmetle bakıver. Hiç şüphesiz Tevvâb sensin, Rahîm sensin.
Bakara129- Ey bizim Rabbimiz, bir de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki, onlara senin âyetlerini tilavet eylesin, kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin, onları arındırsın. Hiç şüphesiz Azîz sensin, hikmet sahibi Sensin.
Bakara 130- İbrahim'in milletinden, kendine kıyan beyinsizden başka kim yüz çevirir? Biz onu dünyada seçkin birisi yaptık, hiç şüphesiz o, ahirette de iyilerden biridir.
Beyt kelimesinin bir bina değil, bir yaşam tarzı (sistem ) olduğunu bakara 130 daki millet kelimesi açıkça ortaya koyuyor.
Sen onların milletlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da senden asla hoşnut olmazlar.De ki: "Allah'ın kılavuzluğu erdirici kılavuzluğun ta kendisidir."İlimden sana ulaşan nasipten sonra bunların boş ve iğreti arzularına uyarsan, Allah katında ne bir Veli'n olur ne de bir yardımcın. (Bakara 120)
"Yahudi yahut Hıristiyan olun ki doğruya kılavuzlanasınız." Dediler.De ki: "Hayır, öyle değil.hanif, İbrahim milletinden olalım.O, müşrik olmadı." (Bakara 135)
Güzellikler sergileyerek ve özü-sözü doğru bir halde İbrahim'in milletine uyarak yüzünü Allah'a teslim edenden daha güzel dinli kim olabilir! Allah İbrahim'i dost edinmişti. (Nisa 125)
De ki: "Beni, dosdoğru yola Rabbim iletmiştir. Güçlü, pürüzsüz bir dine, hanîf olan İbrahim'in milletine. Müşriklerden değildi o." (En’am 161)
Toplumunun büyüklük taslayan kodamanları dediler ki: "Ey Şuayb! Ya kesinlikle milletimize dönersiniz yahutta seni ve seninle birlikte inananları kentimizden çıkarırız." Dedi ki: "Ya istemiyorsak; zor ve baskıyla mı?” (Araf 88)
"Allah bizi, kurtardıktan sonra tekrar ona dönersek yalan düzüp Allah'a iftira etmiş oluruz. Rabbimiz Allah istemediği sürece, sizin milletinize dönmemiz söz konusu olamaz. Rabbimiz, bilgice herşeyi kuşatmıştır. Allah'a dayanıp güvendik biz. Ey Rabbimiz! Toplumumuzla bizim aramızda hak ile hükmet. Sen, çözüm getirenlerin en hayırlısısın." (Araf 89)
Yûsuf dedi ki: "Rızıklanacağınız herhangi bir yemek size gelmeden önce onun yorumunu ikinize mutlaka bildiririm." Bu, Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Ben, Allah'a inanmayan ve âhireti de tamamen inkâr eden bir toplumun milletini terk ettim.” (Yusuf 37)
"Ve atalarım İbrahim'in, İshak'ın Yakub'un milletine uydum. Bizim herhangi birşeyi Allah'a ortak tutmamız söz konusu olamaz. İşte bu, Allah'ın bize ve diğer insanlara bir lütfudur. Ama insanların çokları şükretmiyorlar." (Yusuf 38)
Küfre sapanlar kendi resullerine şöyle dediler: "Ya tam bir biçimde bizim milletimize dönersiniz yahut da sizi yurdumuzdan mutlaka çıkarırız." Rableri de onlara şunu vahyetti: "Zalimleri muhakkak helâk edeceğiz.” (İbrahim 13)
Daha sonra sana şunu vahyettik: Bir hanîf olarak İbrahim'in milletine uy! O, müşriklerden değildi. (Nahl 123)
"Çünkü onlar sizi ellerine geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler yahut da sizi kendilerinin milletine döndürürler. O takdirde bir daha asla kurtulamazsınız.” (Kehf 20)
Hac 78- Allah uğrunda gerektiği gibi cihad edin. Sizi o seçmiş, babanız İbrahim'in milleti olan dinde sizin için bir zorluk çıkarmadı. Daha önce ve Kur'ân'da, Peygamberin size şahid olması, sizin de insanlara şahid olmanız için, size müslüman adını veren O'dur. Artık namaz kılın, zekat verin, Allah'a sarılın. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!
"Öteki millette işitmedik böyle bir şey. Bu bir uydurmadan başka şey değildir." (Sad Suresi 7)
Millet Nedir? Toplumun Milleti Ne demektir?
Toplumun milleti demek, toplumun din anlayışından kaynaklanan yaşam tarzı demektir. O toplumun inandığı değerlerden dolayı oluşan hayat stili demektir. Toplumsal müeyyideleri ,sınırlamaları demektir. O toplumun İman ettiği değerlerinden kaynaklanan toplumsal ilkeleri ve prensipleri demektir.
Bir Elçi mesaj ile geldiğinde toplumun yerleşik düzenine aykırı hareket etmektedir. Çünkü getirdiği mesajın toplumsal yansımaları vardır. Gündelik hayatı, yaşam tarzını kökten değiştiren ilkeleri vardır. Bu mesaj o toplumun kökleşmiş, kemikleşmiş sosyal, siyasi, ekonomik vd. dengelerini kökünden sarsmaktadır. Bu ise yerleşik düzenden nemalanan kodomanların huzurunu kaçırmaktadır.
Örneğin Sevgili Peygamberimize iman etmeyen Mekkenin İleri gelenlerinin umurunda olan ve olmayan konular nelerdi acaba? Tuzu kuru olanların rahatını kaçırmayacak bir din, bir mesaj onları Hz. Muhammed’e bu denli düşman eder miydi acaba? Mesele biraz da sosyal, siyasi, ekonomik dengelerin kökten sarsılması değil miydi? Mesela Kölelik sisteminin kaldırılması ihtimali yada onlarında eşit haklara sahip olması bile başlı başına Hz. Muhammed’e düşman olmak için yeterli neden olamaz mıydı?
Hz. İbrahim zamanındaki o dikili olan putlar acaba neleri simgeliyordu? O putların arkasında acaba ne gibi yüklemeler vardı? Hz. İbrahim o putları kırarken acaba o taş parçalarının arkasındaki hangi kokuşmuş inançları ve değerleri parçalıyordu? Hiçbir insan kendi eliyle yapmış olduklarına tapacak kadar gerizekalı değildir. Mutlaka o puta yüklemiş olduğu bir değer vardır. Putların simgelediği şeylerdir aslolan. Hz. İbrahim’in kavmi müşrikti yani Allah’a iman etmenin yanı sıra putlara da daha doğrusu onların simgelediklerine de tapınıyorlardı. Belki de Allah’a yakınlaştırsınlar diye, iyiniyetle yapıyorlardı bunu.
Hz. İbrahim’e karşı çıkanlar birkaç taş parçasına olan sevdalarından dolayı bunu yapıyor olamazlar. Birkaç taş parçası için onun ateşe atmış olamazlar. Yerleşik düzenin kodomanları acaba nelerden rahatsız oldular da bu düşmanlığı yaptılar? Aynen bunun gibi Hz. İsa’yı çarmıha germeye niyetlenen güruh da devrin kodomanları değil miydi? Ne vardı bu Allah’a şirksiz iman etmede. Ne vardı bu Lailahe illallah mesajında? Hangi dengeleri nasıl sarsıyordu bu mesaj? Nasıl sarsıntı bu ki Elçi ya öldürülüyor yada sürülüyordu memleketinden?
Dolayısıyla “toplumun milleti” tamlamasını; o toplumun inançlarından kaynaklanan yaşam tarzını,
“Hanif İbrahim’in Milleti” tamlamasından ise İbrahim’in hanif yaşam tarzını, hanif duruşunu, hanif bakış açısını, Allah’ı birlemeyi hayatının odağına oturtmayı ve böylece tavır belirlememek olarak niteleyebiliriz.
Yani kısaca içinde yaşanılan toplumundan ayrı, özgün bir sistem belirlemek ve ona göre davranmak. Aynı toplum içinde olabilirsiniz ama sizin yaşam tarzınız inandığınız değerlerden ötürü farklıysa siz farklı bir millettensiniz. İbrahim atamız gibi toplumunuzda Tek Başınıza bir ümmetsiniz
Hz İBRAHİMİN ÖNDERLİĞİ İNŞAAT SEKTÖRÜNDE Mİ ?
Bakara 124- Şunu da unutmayın ki, bir zamanlar İbrahim'i Rabbi, birtakım kelimeler ile imtihan etti, o, onları sona erdirince, Rabbi ona, "Ben seni bütün insanlara imam yapacağım." buyurdu. İbrahim, "Zürriyetimden de yap!" dedi. Rabbi ona "zâlimler benim ahdime nail olamaz!" buyurdu.
Bakara 125- Biz bu Evi, insanlar için toplanma yeri ve emniyetli kıldık. Siz de İbrahimin (hanif) onuruna arka çıkın/destek verin . Ayrıca İbrahim ile İsmail'e şöyle ahid verdik: "Evimi,saygı duyacak boyun eğecek ve itatat edecek topluluklar için temiz tutun!"
Allahin emri; Siz de İbrahimin (hanif) onuruna arka çıkın/destek verin
Allahın bu emri nasıl yerine getirilecek.Müşrik arapların; İbrahimim ayak izleri diye uydurdukları o makete salya sümük sürerek mi,o putun önünde namaz kılarak mı, yoksa onun bize kuranda anlatıldığı şekilde mücadelesini aynen sürdürerek mi
Bakara 258- Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye, Rabbi hakkında İbrahim'le tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, ona: "Benim Rabbim odur ki, hem diriltir, hem öldürür." dediği zaman: "Ben de diriltir ve öldürürüm." demişti. İbrahim: "Allah güneşi doğudan getiriyor, haydi sen onu batıdan getir!" deyince o inkâr eden herif şaşırıp kaldı. Öyle ya, Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez
Hac;sadece müslümanları ilgilendiren bir mesele değil.tartışabilmek için mutlaka muhatabın olması gerekir.Kuranda bize emredilen hac;Hz İbrahimin onurlu tevhid mücadelesini sürdürmek.Sakın bana kimse günümüzde bu nasıl yapılır diye sormasın. Uyduruk kutlu doğum haftası için olmadık etkenlikler tertip eden bu toplum iterse ondan daha alsını tertip edebilir.
Uluslar arası düzeyde dev tartışma konferansları tertip ederek,kurani gerçekleri müslüman olmayan toplumlara sunmak.Hakikati arayan ama buna rağmen bilmeyen insanlar böylece bu konferanslara katılarak doğruyu elde etme imkanına sahip olacaklar.
3 gün sürecek bir organize olduğu için gelen misafirlere ikramda bulunulacak. Allahın rızık olarak yarattığı hayvanlar kesilerek ziyafet verilecek.Aynen atamız İbrahimin kendine gelen misafirlere ikramda bulunduğu gibi
Hud 69- Andolsun ki, İbrahim'e de elçilerimiz müjde ile geldiler ve "selâm" dediler, o da "selâm" dedi ve hemen gidip onlara kızartılmış bir buzağı getirdi.
Hac 28- Ta ki kendilerine ait birtakım menfaatlere şahid olsunlar;Bilinen günlerde Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlara O'nun adını ansınlar. Siz de onlardan yiyin, yoksulu, fakiri de doyurun.
Gelelim beyt/ev kelimesine.Yüce Allah gerçekten müthiş bir benzetme yapmış. Maddi evler insanları sıcaktan soğuktan ve birtakım olumsuzluklardan korur.Allahın evide işte bu işlevi görüyor.Yani emniyetli olması.
Peki nasıl bir emniyet bu
Ali İmran 96- Şüphesiz insanlar için ilk ortaya çıkarılan ev, bekke ile bereketli ve bütün âlemlere hidayet olandır
Bir bina nasıl olursa alemlere hidayet olur.Kurandan başka bir hidayet kaynağımı var ?
Ali İmran 97- Onda apaçık ayetler, İbrahim'in (hanif) onuru vardır. Oraya giren emniyettedir. Ona bir yol bulabilenlerin evi tartışması Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse, şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir.
Maddi bir evin nesi tartışılacak.Estetik güzelliği mi, yoksa mimari yapısı mı? Diğer bir husu ise Allahın vaadı
İşte Allahın vaadı.Oraya giren emniyettedir.Maddi bir bina bu emniyeti sağlayabilri mi ?
Hem kaldı ki hiç bir kimse istesede istemesede mekkedeki o binanın içine giremiyor,sadec etrafını dolanıyorlar.Peki Allahın vaadı ne oldu.? Alllah oraya giren emniyettedir diyorsa demekki bu ev,hem girilebilir hemde dünyadaki tüm insanları içine alabilir mahiyette olmasi gerekmez mi?? Aksi takdirde Yüce Allahı ne dediğini bilmeyen yerine koymuş olmazmıyız?
Kuranın bütünlüğüne göre bakalım bu emniyet nasıl bir şey
Fussilet 40- Âyetlerimiz hakkında doğruluktan ayrılıp inkâra sapanlar bize gizli kalmazlar. O halde ateşe atılacak olan mı daha hayırlıdır, yoksa kıyamet günü emniyet içinde gelecek olan mı? İstediğinizi yapın. Şüphesiz ki Allah, yaptığınız şeyleri hakkıyla görür.
Hicr 45- Allahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve pınarların başındadırlar.
Hicr 46- Onlara: "Selametle emniyet içinde oraya girin" denir.
Enam 80- Kavmi onunla tartışmaya başladı. O da onlara dedi ki: "Beni doğru yola eriştirdiği halde Allah hakkında benimle mücadele mi ediyorsunuz? O'na ortak koştuklarınızdan hiç korkmuyorum, ancak Rabbimin dilediği şey hariç. Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Hiç düşünmez misiniz?"
Enam 81- "Hakkında hiçbir delil indirmediği halde, siz Allah'a ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuklarınızdan nasıl korkarım?" Eğer bilirseniz söyleyin, bu iki topluluktan hangisi emniyet içinde olmaya daha layıktır?
Enam 82- İman edenler ve imanlarına zulüm ile karıştırmayanlar... İşte emniyet içinde olanlar bunlardır ve doğru yolda olanlarda onlardir.
Enam 83- İşte bunlar, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Muhakkak Rabbin hikmet sahibidir, bilendir.
Tüm bu deliller karşısında beytin maddi bir bina olmadığını,yüce Allahın sistemi olan islam olduğunu çok rahat bir şekilde söyleyebiliriz.Dolayısıyla Allahın evi olan islama girenler hem bu dünyada bir takım kötülüklerden uzak bir şekilde erdemli bir hayat yaşarlar hemde cehnneme azabından emin olurlar.
İşte Allahın bize emrettiği bu,bizlerden istediği bu.Delil getirerek ve tartışarak bayram havası şenliği içinde İslamı başka toplumlara götürmek,ulaştırmak. Bunun içinde dev organiyasyonlar tertip etmek.Sakın kimse nerde diye sormasın
Yer önemli değil.Her ülkede ayrı ayrı yapılabilir. İlla dünyanın tek bir yerinde yapılacak diye Allahın bir emri yok
Şimdi gelelim haccın kurallarına
196- Ömrünüzde tartışmayı Allah için tam yapın. Eğer bunlardan alıkonursanız, o zaman kolayınıza gelen bir hediye. Hediye ulaşacağı yere varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden hasta olana veya başından bir rahatsızlığı bulunana oruç veya sadaka yahut da bir fidye gerekir. Kim ömründe tartışmayı tamamlarsa, ona da kolayına gelen bir hediye (gerekir). Bunu bulamayana ise üç gün tartışma esnasında, yedi de döndüğünüzde ki tam on gün oruç tutması lazım gelir. Bu hüküm, ailesi yasaklara itaate hazır olmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah'ın azabı gerçekten çok şiddetlidir.
Yukarıda görüldüğü gibi haccın müddeti 3 gündür
203- Bir de sayılı günlerde Allah'ı zikredin kim iki gün içinde dönmek için acele ederse ona günah yoktur. Kim geri kalırsa ona da günah yoktur. Ama bu, takva sahipleri içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki, siz ancak O'nun huzuruna varıp toplanacaksınız.
197- Tartışma, bilinen aylardadır. Her kim o aylarda tartışmayı kendisine farz ederse; artık tartışma esnasında kadına yaklaşmak,günaha dalmak ve kavga etmek yoktur. Siz hayırdan ne işlerseniz, Allah onu bilir. Kendinize azık edinin.Şüphesiz ki azıkların en hayırlısı Allah korkusudur. Ey akıl sahipleri! Benden korkun!
198- Rabbinizin lütfunu istemenizde size bir günah yoktur. tanışmadan sonra yasak şiarda Allah'ı zikredin. O'nu, size gösterdiği şekilde zikredin. Doğrusu siz, bundan önce gerçekten sapmışlardandınız.
199- Sonra insanların akıp geldiği yerden siz de akıp gelin. Allah'tan bağışlanmanızı isteyin. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
200- Nihayet bu kurallları (menasikekum) tamamladığınızda, önceleri babalarınızı andığınız gibi, hatta daha kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan kimisi: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver!" der. Onun için ahirette hiçbir kısmet yoktur.
Eğer hala akllınız yatmadı ise şu soruları cevaplandırın
Salt kurandan delillerle, cansız nesnelere (puta) tapmmanın nasıl bir ritüel olduğunu açıklarmısınız
Diğer müşrik toplumların pagan ritüelleriyle,kabe ziyareti ritüeli arasındaki farkı,yine salt kurandan delilerle isbat edebilirmisiniz??
Sizin inandığınız İlah;cansız putlar/nesneler arasında ayırım mı yapıyor??
Onlar müşrik olup cehennemi hak ederken,sizi ayrıcalıklı kılan ne ??
Nesne kıran ve bunun için ateşe atılan Hz İbrahim,bunu salt estetik görünümleri veya şekilleri için mi yaptı ?
Sizin inandığınız Kuranda çelişki varmıdır.Eğer olmadığına inanıyorsanız maide 90 daki dikili taşlardan uzak durma farzı ile,kabenin dikili taş olmasını nasıl bağdaştırıyorsunuz ?
Kaç tane kabe var )
başınızı ile ayaklarınızı iki kabeye ( ilel ka,beyn) kadar meshedin maide 6
Yüce Allah daha başka ne desin ki. Kabenin bir bina değil ayak bileği olduğunu söylüyor. Müşrik araplar Kurandan bu kelimeyi çalıp kendi yaptıkları puta (kupik bina) takmışlar hala anlayamıyormusunuz ?
|
|
|
| Re: KURANDAKİ HAC [message #35639 is a reply to message #35626 ] |
Sun, 09 April 2006 13:15   |
 |
Kutsal Ruh Messages: 1490 Registered: February 2003 |
Dependent |
|
|
Allah razı olsun, da bu islam arap değil, siyon işidir, israeli denenlerin işidir. Hatta belki de roma ajanlarının islamıdır. arap ya da türk değildir.
Bu islam , islama sokulan kavimleri çökertmek için tanrı adına yapılmış bir senaryodur.
Kurana uygun hiçbir şeyi yok, sen de bunu anlatmışsın zaten . Cihat dedikleri türkün boynuna (roma) yahudileri tarafından islam kullanılarak vurulmuş bir yulardır. Cihat savaşları ipneliği, müslümanları kırmak için tuzak savaşlardır.
Yüce Kuran: Way o nemaz kılanların haline, ki nemazlarından gaflet içindedirler; haybeye nemaz kılarlar, salatsızdırlar, Riyakardırlar ve gösteriş yaparlar. İşte bunlar dini yalanlarlar; Kuran dinini inkar ederler.(Ref.Bkz:Yüce Kuran, Maun Suresi)
|
|
|
| Re: KURANDAKİ HAC [message #35649 is a reply to message #35626 ] |
Mon, 10 April 2006 00:42   |
|
| hanif wrote on Sun, 09 April 2006 01:53 |
... hala anlayamıyormusunuz ?
|
Kendi adıma; bu yazınızla, düşünce ufkuma sağladığınız açılımdan dolayı teşekkür ederim...
|
|
|
| Re: KURANDAKİ HAC [message #35708 is a reply to message #35649 ] |
Thu, 13 April 2006 09:51   |
|
Bir gün arkadaslarla sohbet icin dört köseli bir masa etrafinda toplanmistik. Arkadasin biri bir seyler anlatirken bende kendi kendime kalemimle önümdeki kagidi karaliyordum. Belirli bir sürec gectikten sonra ihtiyactan dolayi, taharethaneyi ziyaret etme mecburiyetim olustu. Kalemimi dört köseli masa üstünde birakarak müsade istedim ve ihditiyacimi gidermek icin oradan ayrildim. Dönüsüm esnasinda kalemimi birakmis oldugum yerde bulamadim ve gayet dogal olarak oradaki arkadaslara benim kalemim nereye gitti diye sordum. Arkadaslar hep bir agizdan söz birligi etmiscesine senin kalem HACI oldu dediler. O anda beynimde bir seyler yerinden oynadi !!!! ve kendi kendime söyle dedim. Ben simdi kalemimi bulmak icin mekkeyemi gitmek zorunda kaldim ! daha sonra biraz düsündüm. Mekke yolu oldukca ezziyetli bir yol hemde masrafli, kaybettigim kalemin degeri cekecegim ezziyet ve masrafa degip degmeyecegini karsilastirdim. Düsündüm tasindim tasindim düsündüm sonunda cikar yol olarak yan bakkaldan gidip yeni bir kalem almayi kendim icin en uygun yol buldum. O gün bu gündür o kalemle dört köseli masa üstünde karalamalar yapiyorum . Bitince tekarar bakkaldan yeni bir kalem alacagim.......
Kalemimi tekrar eldeedebilmek icin bu masrafsiz yolu tercih etmemden dolayi o yilki bütcemde acik olmadigi gibi bereketlilik oldu. Bana kalan o para ile güzel bir yaz tatili yaptim. Artan ilede kis tatili düsünüyorum.
Selam.
"Insanlarin bizim ayetlerimize kesin bir bilgiyle inanmadiklarini onlara söyler" Neml 82
|
|
|
| Ynt: Re: KURANDAKİ HAC [message #42611 is a reply to message #35708 ] |
Thu, 07 December 2006 18:54   |
|
Mevcut Putperest uygulamalara bu senede koşmayı düşünen HACI adayı iddiasında bulunanlara son kez uyarı yapıyorum...
Kuran'daki Hacc ile şimdikinin uzaktan yakından alakası yoktur.
Bir öğrenciye burs verin,hayırlar işleyin yapacağınız harcamayla.
Sevgiler...
O,İNSANA BİLMEDİĞİNİ ÖĞRETTİ!
|
|
| | |
| Ynt: Re: KURANDAKİ HAC [message #42786 is a reply to message #42747 ] |
Tue, 12 December 2006 09:01   |
|
Sevgili Zazacan,
Hacc da dikkat edersen Elçi kendine yani Mesajına çağırıyor.Tebliğ içeriyor ve bu tebliğin tüm insanlığa duyurulması isteniyor.
Beyt:Bu elçinin tebliğini duyurduğu mekandır.Kendi evi dahi olabilir.Kuranda Beyt:İslam dini ve diğer sistemleri dahi ifade etmekte.Örümceğin evisinin zayıf olmasındaki misal gibi:)
Şimdi ki hacc , peygamber mezarlığı ve bir kübik ev ziyareti şeklinde artı putperest ritüeller(şeytan taşlama,hacerül esved vs)içermektedir.Umuyorum insanlar bu hatalarından dönerlerde güzel ve verimli Hacc(Tebliğin yapıldığı mesajın tartışıldığı bir kaynaşma ve panayır ortamı şeklinde büyük konferanslar)uygulamaları yapılır.
Peygamberin nasıl bir halka nasıl bir tebliğ yaptığını algılamak adına , haccı,putçuluğun en etkin yerinde yapmak ve bunu gerçekleştirmeyi daha çok isterim.Yani Mekke'de.
Selam
O,İNSANA BİLMEDİĞİNİ ÖĞRETTİ!
|
|
|
| Re: Ynt: Re: KURANDAKİ HAC [message #42840 is a reply to message #42786 ] |
Wed, 13 December 2006 18:52   |
 |
safbilgi Messages: 356 Registered: November 2006 Location: İST |
Thinker |
|
|
2:196 Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve buna benzer nedenlerle) kuşatılırsanız, artık size kolay gelen kurban(ı gönderin). Kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Kim sizden hasta ise veya başından şikayeti varsa, onun ya oruç ya sadaka veya kurban olarak fidye (vermesi gerekir). Güvenliğe kavuşursanız, hacca kadar umre ile yararlanmak isteyene, kolayına gelen bir kurban(ı kesmek gerekir). Bulamayana da, hacc'da üç gün, döndüğünüzde yedi (gün) olmak üzere, bunlar, tamı tamına on (gün) oruç vardır. Bu, ailesi Mescid-i Haram'da olmayanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah, muhakkak cezası pek çetin olandır.
5:95 Ey iman edenler! İhramlı iken avı öldürmeyin. İçinizden kim onu kasten öldürürse öldürdüğü hayvanın dengi (ona) cezadır. (Buna) Kâbe'ye varacak bir kurban olmak üzere içinizden adalet sahibi iki kişi hükmeder (öldürülen avın dengini takdir eder). Yahut (avlanmanın cezası), fakirleri doyurmaktan ibaret bir keffârettir, yahut onun dengi oruç tutmaktır. Ta ki (yasak av yapan) işinin cezasını tatmış olsun. Allah geçmişi affetmiştir. Kim bu suçu tekrar işlerse Allah da ondan karşılığını alır. Allah daima galiptir, öç alandır. (Diyanet)
Selam Dostlar
Hudeybiye barış antlaşması yapıldıktan sonra her sene muslumanlarda Kabe etrafında kurulan bu panayıra katıldılar.Orda putperestlerle yaptıkları tartışmalar sonucu Mekke dırenç gösterılmeksızın fethedıldı.Peygamberımızın hacca katılmaya yani haram aylarda kurulan bu panyıra katılmayı istemesının en buyuk sebebı buydu.
Haram aylar Araplarca bılınen bır kavramdı,bu aylarda savas yapılmaz tum putperestler putperestlık merkezı olan ve her kavmın putundan örnek taş barındıran Kabenın etrafında panayıra katılırlardı.Hudybıye ant sonrası muslumanlarda bu Kabe etrafındaki hacca katıldılar,hacc esas putperestlerle tartışarak yapılır bunu unutmayalım.Oyuzden Maide 95 teki iman sahıplerıne hıtap ederken Kabeye varacak kurban bizi yanıltmasın,Kabenın kutsal degıl tam tersi put merkezı olduğuna ve oradakılerle hacc yapıdığına yanı tartışıldığına kanıttır,muslumanlarca kesılen kurbanlar hacca katılan herkesın yemesı içindir,Allah adına kesılır,Kabe adına degıl..
Bize düşense Mekkedeki şirk ve cınayetı temizleyıp ,Kurandaki İslamı getirmek sonrada tum dunya dınlerını ve ateıstlerı hacca tartışmaya çagırmaktır.
[Updated on: Wed, 13 December 2006 18:56]
|
|
| |
| Re: KURANDAKİ HAC [message #46773 is a reply to message #35649 ] |
Wed, 16 January 2008 07:25  |
|
| Randevu wrote on Mon, 10 April 2006 00:42 |
| hanif wrote on Sun, 09 April 2006 01:53 |
... hala anlayamıyormusunuz ?
|
Kendi adıma; bu yazınızla, sağladığınız açılımdan dolayı teşekkür ederim...
|
|
|
|
Goto Forum:
Current Time: Sat Jul 5 12:13:33 MST 2008
|