Selam.
Bundan yıllarca önce idi

Babam Zeus çok inat bir adamdı.Ortalık ilahlardan geçilmiyordu.Ben çok güçlüydüm ama babam beni ölümlü yapmıştı

Alacağın olsun baba Sende öleceksin.
Derken M.S 30 yıllarında bir adam çıktı.O'na Allah'ın oğlu dediler.Çok kıskanıyordum doğrusu ama oda benim gibi ölümlüydü.
Sonra 600 lü yıllara doğru Tek ALLAH ,Bir Allah, Doğurmaz doğrulmaz Allah diyen sevgili peygamber geldi.79 temmuzunda bir karadeniz yaylasında dünyaya gelmiştim.Ehli sünnetin veya mezhepçiliği en güçlü çağa eriştiği anlarda hemde.İyi olmaya çalışıyordum ama içim hep huzursuzdu,kendimce sorguluyorum ama neyi sorguluyordum bilmiyordum.Kuran ise Arapçaydı ve duvarda asılıydı okunsada anlamıyordum ki?Allah'ım neden bu eziyet?diyordum.İsa'yı seviyordum benle aynı kaderi paylaşıyordu

Hristiyan mı olsam acaba dedim?
Ama ne olacaksam bunu aklım yeterince almalıydı.Arap harflerini öğrenip arapça öğrenmeye çalışıyordum.Ama nafile yetmiyordu.Derken elime bir meal geçti.Hep yasin süresi ilgilimi çekmiştir ölülere okunur ya.Okudum (70.ayetide çok ilginç)ve türkçe kuran okumak çok güzeldi.Bunu sevmiştim.Ama hadisler vardı hep karşımda.Kuran sanki bir efsane kitabı gibiydi.
Zamanla mezhepler üzerine tartışmanın içinde bulmaya başladım kendimi işin içine girdikçe sanki işin foyası ortaya çıkmaya başlamıştı.Sorguluyordum sorguladıkça da utanıyordum Allah'ım ne yapıyorum diye?
Sorguladığım şeyler Kuran'da gizli idi.
Ve elimde Kuran yürüyorum istediğim ebedi hayata.