Domuzlaşmak

Hele “zihnimizi ne kadar geniş tutabilirsek o kadar daha iyi anlarız kutsal kitabı” sözü müthiş hikmetler içeriyor. Bunu yorumlamak için çok geniş yere ihtiyaç var. Zaten zihni geniş olanlar için bilgiyasayar ekranları çok dar. Bu yüzden Ali Kartal amca gibi zihni geniş olan arkadaşların yorumları bu daracık yerlerde paylaşılınca kot pantolonun arka cebine sokulan selpak mendili gibi buruşup kırışıyor. Ali amcaya daha geniş bir yer bulmalıyız .)

Hazret-i Şeytan (k.s.a) Şöyle Buyurdu

Hazret-i Şeytan (k.s.a.) şöyle buyurdu: “İslam aklı dini değil nakil dinidir. Vazifeniz Kuran’a itaat etmektir; Kuran’ı anlamak değil. Kuran’ı ölülere okuyunuz. Bir cemaate veya tarikata mürit olunuz. Cehennemi kadınlar dolduracaktır. Şefaat ya resulallah. Kuran yetmez. Kurancı sapıkları dinlemeyin. Ecdadınız Osmanlı muhteşemdi.”

EyedipadanadapideyE

Gerçi beni deccal sanan beyinsiz mukallitler ve müritler psikolojide ‘projeksiyon’ denen savunma mekanizmasıyla beni şeyhlerine benzetmek için arkadaşlarımı mürit olarak suçlamayı deniyorlar ama 50 küsur yaşındayım ve hala bir tek müridim olmadı. Ne kel ne de bodur. Ne rezil ne fodul. Ne şalvarlı ne de fistanlı. Hiçbir müridim olmadı. Müritlerim olsaydı aşağıdaki olayı bir keramet olarak göreceklerdi 🙂

Ortadaki çift

Filiz-miliz işlerinden anlamam ama bu manzara photoshop da olsa müthiş bir ironi. Resme baksak, soldaki çift sağdaki çiftten daha çok 30:21 ayetinde tasvir edilen çifte uygun görünüyor. Sağdaki çift, psikolojileri bozuk ruhbanların etkisiyle alabildiğine yabancılaşmış… Aslında her ikisi de toplum içinde iki uç ifadeyi dile getiriyor. Normali, bu ikisinin ortasındaki mutlu çift. Biri matematikçi diğeri de inşaat mühendisi. Ellerinde üç hafta boyunca birlikte inceleyip tartıştıkları “Üzerinde 19 Var” kitabı vardı. Ne var ki rivayetlere göre ortada elele ve başbaşa oturan mutlu çift, fotoğraf çekilmeden kısa süre önce Edip Yüksel’in MESAJ adlı Kuran çevirisini Edib’in yakın arkadaşı Ahmet’ten bir hediye olarak almak için ayrılmış.

Büyüden garantili korunma reçetesi

Büyüden korunmak için aşağıdaki üç şey yapılırsa büyü hemen bozulur:
1. Çarşamba günü dışarı çıktığında karşına çıkan 7’inci kişiye, kim olursa olsun 77 lira ver. Verdikten hemen sonra adamın yüzüne bir tokat atıp kaç.
2. Perşembe günü Eyüp Sultan Camisi avlusundaki güvercin pisliğinden 7 gram alıp onu gülsuyu ve bal ile karıştırıp pişirdikten sonra 7 kez salavat eşliğinde ye.
3. Cuma günü bir şeyhin sakal-ı şerifinden 7 kıl kopardıktan sonra o kılların uçlarını birbirine bağlayarak bir daire oluştur ve Cumartesi günü bir gün boyunca boynunda taşı.
Şeyhler çok mütevazı olduğu için mübarek kıl-ı şeriflerini vermek istemeyebilir… Bunun için şeyhin sakal-ı şerifinden 7 kıl-ı şerifi, şeyh fark etmeden, örneğin sakalı-şerifini öperken gizlice koparmalısın ki şeyhin himmeti olsun. Keramet böyle gerçekleşir…
Büyük ihtimalle yukarıdaki işlemler büyüyü bozmaya yetecektir. Eğer büyü bozulmazsa o zaman o büyü Eryeruh adlı cin kullanılarak yapılmıştır. Onu tamamıyla bertaraf edecek olan büyüyü sadece sana gizli olarak vermem gerecektir…

Vakit Gazetesinin Evrimi Hipotezi

AMİNE: “Sizin Akite karsı neyiniz var onu bilmek isterim, acaba Türkiye’de başla gazete var mı okuyacak ???” EDİP: Akite karşı neyimiz mi var? Ciddi mi soruyorsun? O zaman ben de ciddi olarak cevap vereyim: Akit milli+dini doğruları haykırdığı için daha sonra Vakit oldu ve yakında bu doğruları daha da iyi haykırmak için Nakit olacak!

Uzatmaya deymez ok

CELAL BÜYÜKDOĞAN: ya buney ya OSMANLI DÖNEMİ GİBİ MUBAREK ((( DESTANMI YAZARSINIZ ))) NE ayıp ya kısa ve öz yazın birde arkadaşlar adam şimdi bunları okuyana kadar ömrü ve zamanı tükenmiştir kısa ve öz bukadar … uzatmaya deymez ok

EDIP: “uzatmaya deymez ok” Ok nereden çıktı? Okumamamın oku mu? Yayın oku mu? Okey’in oku mu? Yoksa ilk harfini kaybeden ok mu?
CELAL BÜYÜKDOĞAN: sen nasıl anlıyorsan okey dedim kısaltılmışı ise ok okey tabi anlaya bilene…
EDİP: Sanki bir eline tahta kılıç alıp dalmışsın buraya… Yani “heyt” diyeceğine “ok” demişsin. Güzel. Emredersiniz komtanım!
CELAL BÜYÜKDOĞAN: hahaha bak işte yine anlaman beni neyse ama beğen dim bu yorumunu kardeş..

Plajda Çatışma

Medeniyetler çatışmasına ilginç bir örnek. Çölde iki devenin kutupta bir kutup ayısıyla karşılaşması veya iki kutup ayısının bir deve ile çölde karşılaşması gibi bir olay. Kim kazanacak? Doğaya, ekolojiye en çok uyumlu olanı! Karşılaşmanın mekanı çöl mü yoksa kutup mu olmasına bağlı 🙂

Bulan ve Bulamayan

SEVAN: “Onun için ‘buldum’ diyen adamı derhal ve törenle çarmıha gereceksin. Kendi zararsız da olsa, müritleri şeytanın yeryüzündeki temsilcisi olacaktır çünkü.” (Facebook, 31 Aralık 2012). EDIP: “Onun için ‘bulmadım’ diyen adamı dinleyerek ‘buldum’ diyen adamı çarmıha gerdikten sonra, işlediğin suçun kefareti olarak ‘bulmadım’ diyen adamı da derhal törensiz ve sessizce yokluğa gömeceksin. Kendi zararsız da olsa, müritleri o adamın bulamadığı şey güneş gibi parıldarsa da kör davranacaklardır, çünkü. Ne ‘bulanın’ müridi ol, ne de ‘bul(a)mayanın’. Her koyun kendi bacağından asılır, her insan da kendi beyninden.” (Facebook, 31 Aralık 2012)

Gizli Servis

Evet bazı gizli servisler halkın dikkatini tevhid mesajına, Kuran mesajına çekmek için büyük gayret gösteriyorlar. Bu gizli servisler, halkı uyduruk rivayetler ve palavralarla uyutup afyonlayan din tüccarlarını ifşa ediyorlar. Ayrıca bu gizli servisler Amerikan emperyalizminin ve Siyonizmin kanlı yüzünü, uluslararası şirketlerin insanlığa ve çevreye karşı işlediği suçlar hakkında da halkı bilgilendirip uyarmaktadır.
Madem sordun, artık bu sırrı ifşa edeceğim:
Yirmi altı yıldır Akıllarına İhanet Edenleri Uyarma Ofisi (AİEUO) adlı gizli servise çalışıyorum. Yakında, bu servisin alt grubu olarak kurulacak Geviş Getiren Geyikler Gibi Gezinen Güdümlü Geri Gafalıların Göbeklerini Gizli Gizli Gıdıklayıp Gıcıklama Görevlileri (14G) adlı gizli bir servis için de çalışacağım. Gerçi mesaimin karşılığını almıyorum ama bu gizli işleri çok seviyorum. Peki sen hangi gizli servise çalışıyorsun 🙂