Türkiye’nin En Yavuz Hırsızı Mustafa Sağ

Share

Kendini ilahiyatçı olarak tanıtan Mustafa Sağ adlı bir sahtekar, Mesaj’ın sadece kapağını değiştirip ismim yerine kendi ismini koyup mealin ismini Evrensel Çağrı olarak değiştirdi ve 2006-2010 yılları arasında birkaç kez aynen yayınladı. Kitabın mizanpajına ve virgülüne bile dokunmadan. Dahası, Hürriyet Gazetesi, Tempo Dergisi, Yeni Şafak Gazetesinde yayımlanan birkaç makale ve haber mealimi o sahtekâra mal ederek övdü veya eleştirdi.

Kuran Çevirimi Çalan
Sahtekar bir İlahiyatçı ile İlgili
TEKZİP

21 Mayıs 2007

Mustafa Sağ adındaki bir sahtekar, ilk basımı 1999 yılında yayımlanan MESAJ çevirimin sadece kapağını değiştirip üzerine ismini koydu ve ilk basımını 2006 yılında yaptığı bu kopyayı Hürriyet Gazetesi, Yeni Şafak, Tempo Dergisi yazarları başta olmak üzere binlerce kişiye kendi eseri imiş gibi yutturdu. Sonraki basımlarda ifadeleri değiştirip hırsızlığı gizlemeye çalışmış…

Emin Çölaşan
Kitaplar Arasında
Hürriyet, 31 Mayıs 2006
http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=4501303

Özdemir İnce
Nur Suresi, 31. Ayet (24:31)
Hürriye, 26 Aralık 20007
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/7921304.asp?yazarid=72

Hayrettin Karaman
Kuranda Başörtüsü
Yeni Şafak, 30 Aralık 2007
http://yenisafak.com.tr/yazarlar/?i=8567&y=HayrettinKaraman
Yeni Şafak, 31 Aralık 2007
http://yenisafak.com.tr/yazarlar/?i=8629&y=HayrettinKaraman

“Birinci yazım üzerine ABD’de yaşayan Edip Yüksel’den bir mail aldım. Sayın Yüksel bu mektubunda uzun uzadıya dert yanarak, sayın İnce’nin yazısında sözü edilen mealin kendisine (E.Yüksel’e) ait olduğunu, M. Sağ’ın haksız olarak bu meali kendisine mal ettiğini anlatıyor. Bu alma, çalma meselesini incelemek bizim işimiz değil, ama böyle bir iddianın bulunduğunu da yazmam gerekirdi, yazdım. Adı geçen meal kime ait olursa olsun, Nur suresinde geçen “hımâr” kelimesine “başörtüsü değildir demenin” yanlış olduğunu yukarıda açıklamış oldum.”

Ertuğrul Özkök
Artık Kuran’ı Anlıyorum
12 Haziran 2009
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/11849391.asp?yazarid=10&gid=61

Ertuğrul Özkök
Bunu Emin Çölaşan bile demedi
Hürriyet, 10 Haziran 2011
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=18000392&yazarid=10

Ertuğrul Özkök
Bu kainatın en bağışlanamaz günahı sevişmek mi
Hürriyet, 19 Şubat 2012
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19951453.asp

Kendini ilahiyatçı olarak tanıtan Mustafa Sağ adlı bir sahtekar, Mesaj’ın sadece kapağını değiştirip ismim yerine kendi ismini koyup mealin ismini Evrensel Çağrı olarak değiştirdi ve 2006-2010 yılları arasında birkaç kez aynen yayınladı. Kitabın mizampajına ve virgülüne bile dokunmadan. Dahası, Hürriyet Gazetesi, Tempo Dergisi, Yeni Şafak Gazetesinde yayımlanan birkaç makale ve haber mealimi o sahtekara malederek övdü veya eleştirdi. Bilginize.

***

Merhaba Emin kardeşim:

İlk basımı Ozan Yayınları tarafından 1999’da gerçekleştirilen ve şu ana kadar dört basımı yapılan ve piyasada tükendiği için beşinci basım için hazırlanan MESAJ adlı Kuran çevirimdeki birkaç kelimeyi değiştirip ekleyerek kopyalayan, arabaşlıklarımı ve dipnotlarımı yüzde yüz, bir kelimesini bile değiştirmeden kendine maleden bir ilahiyatçı maalesef sizi ve Tempo Dergisinin muhabiri Enis Tayman’ı kandırıp kendisi ve kitabı(m) hakkında haber bile çıkarabilmiştir. Aldığım habere göre benim kitabım bu adamın ismi altında baskı üstüne baskı yapıyormuş.

Mesaj adlı Kuran çevirim 1999 yılında Ceviz Kabuğu programında birkaç programın konusu olmuştu. Ayrıca, çeşitli dergi ve gazetelerde, internet sitelerinde hakkında birçok yazı yazılmış ve özellikle Yeni Şafak’ta yazan Dücane Cündioğlu seri makaleler ile kitabıma yönelik eleştiriler (çarpıtma ve yalanlarla karıştırarak) yayınlamıştı.

31 Mayıs 2006 tarihli Hürriyet Gazetesinde yayımlanan “Kitaplar Arasında” başlıklı makalenizde şunları yazmışsınız:

Sevgili okuyucularım, elimde çok ilginç bir kitap daha var. Şimdi onu okuyorum. İmam Hatip ve İlahiyat Fakültesi mezunu din adamı Mustafa Sağ‘ın yazdığı “Evrensel Çağrı. Kur’an Meali”. Kutsal kitabımızın birebir çevirisi ve gerçekçi yorumu. Umarım bu kitap ülkemizde bazılarının, özellikle örtünme ve sıkmabaş konusundaki yanlışlarını düzeltmede yardımcı olur. Eğer okurlarsa!

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=4501303&tarih=2006-05-31

Tempo dergisinde yayımlanan söyleşiyi de şu linkten okuyabilirsin:

http://www.tempodergisi.com.tr/kultur/11158/

Bu kitap hırsızını nihayet telefonla arayıp yaptığı şeyin ayıp olduğunu, kitabımı mizampajı dahil aynen kopyalayıp kendi adına COPYRIGHT yapmasının inanılmaz bir cüret olduğunu söyledim. Adam, kulaklarına inanamadı. “Edip bey, siz beni hayal kırıklığına uğrattınız. Kuran kimsenin malı değil, ben sizden teşekkür telefonu alacağımı bekliyordum…” gibilerden beni suçlamaya başladı. Böylesine cüretkar bir hırsız, hem de Kuran çevirisi hırsızı bir ilahiyatçıyla konuşmanın anlamsızlığını düşünüp, özür dileyip telefonu kapamak zorunda kaldım.

Ben Amerika’da yaşıyorum ve avukatlarla mahkemelerle uğraşacak vaktim yok. Zaten mehdi taslağı Adnan Oktar’ın Türk mahkemelerini kullanarak bir yıldır Türkiyelilere kapalı tutmayı başardığı www.19.org sitesini tekrar açtırmak için tuttuğum avukat birşey beceremedi. Mahkemenin sitemi kapatma gerekçesini oluşturan makale dört beş aydır siteden çıkarmama rağmen, mahkeme kararı tersine çevrilmesine rağmen, Mehdi efendinin ve müritlerinin kerametleri yüzünden olsa gerek  19.org sitesi hala kapalı.

Bu yüzden, ben gazetecilere ulaşmaya karar verdim ve intihal ile ilgili makalenizi görünce size göndermeye karar verdim. Bu konuda yazmayı düşünürseniz, size, Kuran mealimin eski baskısıyla bu ilahiyatçı sahtekarın, bu yavuz hırsızın kendi adına bastığı mealimin kopyalarını ulaştırabilirim.

Türkiye’de neredeyse adet haline gelen bu entelektüel ahlaksızlığa karşı sizin gibi yazarların mücadele vermesi gerekir.

Bu konudaki bir mektuplaşmamı sizinle paylaşıyorum. Umarım siz de bunu kamuyla paylaşırsınız.

Selam ve sevgilerimle,

Edip Yüksel
(USA) ….

***

MESAJ Çevirisini Sahtekarlara mı Devretmeliyim?

4 Mart 2007

GÖKHAN DOĞAN VE İSMAİL RACİ BAYER … : Selam Edip,

Mesaj’ın yeni baskısı olacak ha? Çok sevindirici bir gelişme! Herhangi bir konuda yardımımız olabilirse, göreve hazır olduğumuzu bilesin!

Bu yeni basımla ilgili bir fikrimiz var!

Yeni basılacak olan mealden, Dr. ön takısını değilde, Edip ismini komple kaldırsan daha iyi olur diye düşünüyoruz. Kitlelere ulaşmak adına bu şık hareketi yapabilirmisin Edip? Bırak senin adın olmasın! Daha öncede bahsetmiştim, isimlere karşı ciddi bir ön yargı var toplumda!

Amaç Mesajı yaymak ise ortaya bir grup adı sunulsa daha faydalı olmazmı? “Kuran Araştırmaları Grubu” güzel bir örnek teşkil ediyor. Kim bunlar diyene, araştırma grubu dediğinde şaşırıp kalıyor!

Gördüğümüz kadarıyla insanlarda şöyle ilginç bir kanı oluşmuş Edip; “kimin kuranını okuyorsun”!!! ) Sanki bin çeşit Kuran varmış gibi!

Senin ismin yerine, “Kuran Platformu” vb. gibi bir isim olsa, ön yargılı bakanlarında Mesajın içeriğiyle tanışma fırsatı olur diye düşünüyoruz..

Kuran’ın copyright’ı Allaha ait sonuçta, onu çevirenlerin ismi yazsa ne yazmasa ne? Yanlış düşünüyorsak düzelt lütfen!

Daha önceki mektubumda dediğim gibi, seni, isim olaylarını aşmış biri olarak değerlendiriyoruz! Rabbimiz seni gayretlerinden dolayı ödüllendirecek inşallah! Gel, samimi bir Kuran öğrencisi olarak, isim olayından vazgeç Edip! Bak bu isim olayı ileride seninde putlaşmana sebep olacak! Buna gönülden inanıyoruz. Gayret gösterip, isminin ne kadarını silebilirsen piyasadan o kadar hayırlı olacak ileriki günler adına! Akıl işletebilen ve ileride oluşacak tehlikeleri görebilen birisin sonuçta Edip, bu kardeşlerinin uyarısını dikkate al ne olur!

Gözümüzün açılmasına vesile etti seni Rabbimiz.. Biz senden çok şeyler öğrendik. Bunun için Rabbimize ne kadar teşekkür etsek azdır! Sende ileride doğabilecek bu olayların tedbirini şimdiden alabilirsen üzerine düşeni yapmış olursun.

Biz, senin kadar bilmiyoruz belki Kuran’ı, ama sürekli öğrenmeye gayret ediyoruz. Belki senin kadar anlayamıyoruz ama anlamaya gayret ediyoruz. Samimiyiz en azından! Rabbimiz şahittir buna!

Seni yönlendirenler ne tembihliyor, bu tenbihlerini neye dayandırıyorlar bilemiyoruz ama bildiğimiz bir şey varsa oda, ileride, sürekli eleştirdiğin topluluklardan birinin lideri olarak anılacağındır! Sen, belki bunun sorumluluğunu ileride yaşayacak olanlara yükleyebilirsin ve düşünüp akıl işletsinler diyebilirsin. Ama insanların önüne daha saf bir kaynak koymak varken, fazlalıkları siz ayıklayın demek ne derece doğru olur? Belki herkes bizim gibi düşünemeyebilir ilerde. Reşat’la tanışmadan önceki durumun, bizim seninle tanışmadan önceki durumumuzu düşün lütfen Edip!

Gel bu erdemli davranışı göster ve forumdaki insanların fikrini alarak yeni bir isim bulalım! Bizim aklımıza “Kuran Platformu” yada “Kuran Birliği” gibi isimler geldi. Üzerinde düşünülürse çok güzel bir isim bulunabilir.

Belki bize kızacaksın ama sonuçta seninde bizimde amacımız “Mesajın” yayılması diye düşünerek, samimi düşüncelerimizle yazıyoruz bu mektubu!

İnsanlar şok olsun Edip, isimsiz bir meal olsun! Bak göreceksin,
bu ufak ayrıntı mesajın yayılmasına çok büyük katkı sağlayacak!

Kardeşlerin
Gökhan ve Raci
Herkese Selam!

Not:
Kapak olarak 1, 2 ve 3 numaralar çok çekici ve anlamlı geldi gözümüze! “Kuran’dan şifre arayan enflasyonu” nu dikkate alırsak, diğer kapak resimleri pek hoş gelmedi gözümüze!

GÖKHAN VE RACİ:

Mesajlarda belirttiğim detaylar çok önemli. Senin adına olan olumsuz gelişmeler bizi çok üzüyor bilesin! Hem söz konusu olan Allahın Kitabı! Ceviz kabuğu programında olanları hala aramızda tartışıyoruz. Hala daha hafızamızdan silinmedi o program. Seni yönlendiren kişiler bazı olayları iyi koklayamıyor maalesef!

Biz halktan insanlarız Edip. Komikte adamlarız hani:) Her tipten adamı az cok tanıyoruz!  Sen bizleri tam tanımıyorsun belki, o yüzden söylediklerimizi tuhaf karşılayabilirsin! Ama biraz akıl işletirsen söylediklerimizde haklılık payı bulacaksın! Sonuçta zeki bir insansın! Konuyu enine boyuna düşün Edip! Inanki “sizin Kuran bizim Kuran” muhabbeti başladı memlekette! Bir şey söylüyorsun, sizin adam öylemi yazmış diyorlar! Ya da bu konuda sizin adam ne diyor diyorlar? Abi olaylar gittikçe sarpa sarıyor. Bizde sıkıntıya düşüyoruz. Edipçi demesinler diye senin adını gizliyoruz. Sizin tarikatın adı ne diye soran var:)

Senin hanımın adını ver yada bir grup ismi ver kitaba! Ne olacak Edip? Kuran Araştırmaları Grubu çok güzel bir format yakaladı abi bunu göz ardı etme! Mahmut Arıkanı tanırım. Zamanında epey muhabbetimiz vardı. Sonra bilmem ne oldu görüşemez olduk! En son görüşmemizde Mahmut’a sitem etmiştim. Abi bunca yıldır Ankarada yaşıyorsun, Ulusa inmemişsin daha diye! Sen diyebilirsin belki şimdi, Ulusu görmese ne olur diye? Bende derimki sana, öyle okuldan eve-evden okula nasıl bir yaşam diye? Halkı tanımak lazım, millet ne yer ne içer ne konuşur, neyi sever, neye söver diye merak edip öğrenmek lazım! Halktan kopuk projeler başarıya ulaşırmı sence? Mesajı yaymaya çalıştığın kitleyi tanımak lazım! Senin amacın mesajın elit bir kitleye yayılması ise nasıl istiyorsan öyle yap ama geniş kitleye yayın yapmak için bazı değişiklikler şart! Biz bunu az bir tebliğ geçmişimizle görüyoruzda 114 Der deki arkadaşlar nasıl göremiyor hayret! Bunlar hiç tebliğ yapmıyormu acaba diye düşünmeden edemiyor insan!

Niyetimiz yaptığın güzel mealin kitlelere ulasmasi! Sen bunu ne isimle yayınlarsan yayınla biz yine senin meali dağıtacağız. Ama şunu bilesin, sana tepkili olanlara Mustafa Sağ isimli olanı veriyoruz. Sonuçta meal senin meal:) ama sana gıcık adam okumuyor seni, bu adamın ismini duymamış okuyor! Birde bu adamın meal seninkinden ucuz:) Senin meal 15 ytl, bu adamınki 9,5 ytl. Meşhur Kitap evleri gıcık kaptı bize:) Bizi görünce hemen kaç adet diye soruyorlar:)) Alıştılar abi bize!

Belki analizlerimizde yanılıyoruzdur, bilemiyorum ! Sen abimizsin sonuçta, değerlendirmek ve bizi düzeltmek sana düşüyor!

Burda saat şu an gecenin 3’ü oldu. Gözümden uyku akıyor!

Selam
Gökhan
Not: Yahu seni iyiki tanımışız ha! Wallahi ilginç bir insansın! Senden çok çey öğrendik! Maşallah!

 

EDİP:

Selam Gökhan ve Raci:

Senin önerin üzerinde düşünüyorum. Yarar ve sakıncalarını tartıyorum. Siz, çevirinin yazarı olarak ismimi çıkarmamın, daha doğrusu gizlememin, olumlu yönünü bana gönderdiğiniz iki mektubunla çok iyi ifade etmişsiniz. İyiniyetinizi takdir ediyorum ve bu konuyu tartışmaya açtığınız için size teşekkür ediyorum. Yararlarını tekrarlamayacağım. Ancak, bu yöntemin bazı sakıncaları olabilir. Şöyle ki:

  1. Doğru, ismime karşı alerji belli bir kesimde mevcut. Bu kesimin bana olan düşmanlığı ahlaki veya kişisel nedenlerle değil. Aksine düşmanlarımın önemli bir kısmı benim ahlaki meziyyetlerim konusunda olumsuz düşünceye sahip değil. Bana olan düşmanlık dini sadece Allah’a özgüleme mesajını dile getirmem.
  2. İsmime alerji duyan bir grubun etkisinde olan birisi ismim çıkarılsa bile, okuduğu Kuran mealinin “uygunluğu” hakkında grubun lider kadrosundan bilgi veya direktif alacaktır. Dini cemaatler bu konuda çok otoriterdirler.
  3. İsmime alerji duyan dini bir grupla alakası olmayan ama yine de ismime allerji duyan çok kişi olduğunu sanmıyorum.
  4. Mesaj çevirisi şu ana kadar dört beş baskı yaptı. Bu saatten sonra, onunla olan ilişkimi gizlemeye çalışmam birçok kişinin dikkatinden, özellikle ismime allerji duyan cemaatlerin dikkatinden kaçmayacaktır.
  5. Bu gizleme işlemi benim hakkımda ve Mesaj hakkında yeni bir suçlamaya imkan tanıyacaktır. Beni entrika ile gizli faaliyet gösterdiğimi ve insanları aldattığımı ileri sürebileceklerdir.
  6. Kitapları yazarın ismiyle değerlendiren ve ismime allerji duyan önyargılı birisi “bilmediği bir grup veya yazar” tarafından yayımlanan bir kitabın gerçekten kimler tarafından yayımlandığını da merak edip araştırmaz mı?
  7. Ben hayatta olduğum sürece bu çeviriyi geliştireceğim. Örneğin, İnglizce çevirinin dipnotlarında, Türkçe çeviride olmayan çok güzel tartışmalar var. Dahası Tevrat ve İncil’le karşılaştırmalar var. İleride inşallah onları Türkçe çeviriye transfer etmeyi düşünüyorum. Tüm bunlar, çevirinin copyright hakkı ile korunmasını gerektiriyor. Bu hakkı kaybetmek istemiyorum.
  8. Bugün Mehmet Sağ adındaki sahtekâra göz yumarsam, yarın bu çeviriyi makaslayıp kafalarına göre yeni çeviriler oluşturup ondan para kazanmak isteyenlere de göz yummak zorunda kalacağım. Allah’ın bana nasip ettiği bir nimet konusunda o nimeti sahtekârlardan koruma sorumluluğum yok mu diye ciddi ciddi tereddüt ediyorum. Dahası, ismimi Mehmet Sağ olarak değiştiren çeviri (ki daha görmedim) eğer sizin de iddia ettiğiniz gibi benim çevirimden pek farklı değilse o zaman yakında Mehmet Sağ ı ismine karşı da ambargo konmayacak mı? Bu tavır bir kurum ismine karşı da gelişebilir.
  9. İnsanlar maalesef krnolojiyi unutuyorlar. Dahası, en açık gerçekler zaman içinde yalanlarla değiştirilebiliyor. Eski kitaplarımdan alıntılar yaparak kendilerine maleden bazı kimselerin kitaplarını ve yazılarını okuyan bazılarından hakkımda haksız yere “hırsız” iftiralarına maruz kaldım. Bu tür bir iftiraya kendimi bile bile maruz bırakmam Allah’ın istediği bir tavır mı? Adalet mi bu?
  10. Allah’ın mesajı benim bu tür bir sahtekârlığa göz yummam ile mi yayılacak? Mesaj işitilebilmek için bu tür bir yönteme mi muhtaç?
  11. Geçmişte senin önerdiğin biçimde hareket ettim. Birkaç yıl Adnan Oktar’a hocalık ettim. Kimliğimi gizleyerek. Sırf mesajın insanlara iletilmesi niyetiyle… Benden öğrendiklerini kendisindenmiş gibi müritlerine aktaran bu sahtekarın islam adına işlediği rezaletler birçok genci ve aileyi mahfetmiş durumda. Kuran mesajını iğrenç siyasi taktikleri, şehevi arzuları ve mehdilik saplantısı için suistimal etmekte… Maalesef ben saf saf onun bu gizli ajendasına iğrenç tavrına hizmet eden biri durumuna girdim. Aynı tavrı tekrar göstermeyi düşünmüyorum. Ben kendi niyetimi biliyorum ve ondan sorumluyum. Niyetini bilmediğim ve kendisinden sorumlu olmadığım birilerinin, hele hele benim entellektüel birikimimi kendisine maledecek kadar entellektüel birikimden ve dürüstlükten nasip almamış birilerinin şahsi veya dini ajandasına hizmet etmemeliyim diye düşünüyorum.
  12. Allah bizlere melek elçiler değil, toplum içinde insan elçiler gönderdi. Hani insanlar insan elçilere gıcık kapıyor, onları iftiralara muhatap ediyor, onları kıskanıyor, veya insan elçileri putlaştırıyor diye Allah kitapları melekler yoluyla veya yağmur gibi gökten indirmedi. Aksine, insan elçilere karşı oluşabilecek allerjiyi veya onların lehinde uydurulabilecek abartılı iddiaları sınavın bir parçası ve gereği olarak kullandı, kullanıyor. Allah senin önerini onaylasaydı, elçilerine, hele tevhidi tavırlarından dolayı toplumun egemen kesimleri ve dinadamaları tarafından yaşadıkları toplumda isimleri kötüye çıkarılan elçilerine maske takmalarını veya mesajı sahtekârlara devretmelerini emrederdi.

Birileri gerçeğe, bilgiye ve hikmete; o gerçeği, bilgiyi, ve hikmeti iletenin dedikodu ve cehalet marketindeki şöhretine göre tavır takınacaksa; ve gerçeği, bilgiyi, ve hikmeti ona göre değerlendirecekse; o kişi o gerçeği, bilgiyi ve hikmeti almaya layık hale gelmemiştir demektir. Allah’ın elçi/kitap yoluyla gönderdiği ayetleri almanın bazı ön koşulları var. Bu ön koşullar insan diliyle ifade edilen ayetler alınmadan insan doğasındaki ilahi ayetlere uyularak elde edilir. Aklını kullanmayan insanlara gökten kitap indirilse bile takdir etmezler. Kalabalıkları kıble edinen insanlar akıllarını kullanmayan insanlardır. Kalabalıkları sorgulama feraseti ve cesareti gösterdikten sonra bir insan sözel mesajı almaya layık olur.

Kısacası, geçmiş tecrübelerime, adalet prensibine ve Allah’ın mesajını tebliğde kullandığı sünnetine aykırı davranarak MESAJ çevirisini sahtekârların mali, dünyevi veya dini amaçları için istismar etmelerine müsaade etmeyi doğru bulmuyorum. Mehmet Sağ adındaki kişi her kimse ondan Mesaj’ı kendi adına yayınlamasını durdurmasını isteyeceğim.

Bir kurum adı kullanmaya gelince, yukarıda 4üncü, 5nici ve 12’inci maddelerde ifade ettiğim gibi olumlu yaklaşmıyorum; ama bu konuyu arkadaşların tartışmasına açıyorum.

Selam,
Edip

***

MESAJ çevirisinin 2011 yılı baskısı için kitabın Sunuş’unda Teşekkür bölümünün sonuna bu sahtekarlıkla ilgili bir not ekledim. Ancak, MESAJ’ın 4’üncü baskısı elime ulaşınca o notu görmedim… Maalesef Ozan Yayıncılık benden habersiz aşağıya aldığım notu sansürlemiş… Meğerse, Türkiye’nin en yavuz hırsızı olan Mustafa Sağ’ın akrabalarının işlettiği matbaa ile iş yapıyorlarmış… İşleri bozulmasın diye bu hırsızlığa göz yumdukları gibi bu konuyla ilgili düştüğüm notu da yayımlamamışlar… Bu konuyla ilgili yaptığım şikayetleri neden dinlemediklerini, neden bu hırsızı mahkemeye vermediklerini de öğrenmiş bulundum… Sonradan bu sahtekarı mahkemeye vermesi için tuttuğum avukat son olarak şu bilgiyi verdi:

Mustafa Sağ davası 18 Eylül’de bilirkişi raporu geldi ilk 2 kitapta intihal var ama son Ladybirds yayıncılıktan kitapta intihal yok diyor. Raporu Ensar sana göndersin. Ayrıca son kitapta intihal olmadığını Cemal ve Ensar da onayladı. Adam özellikle senin mealinden farklı bir meal hazırlamış. İlk 2 kitapta intihal olsa bile yapabileceğimiz bir şey yok çünkü kitap 2005 yılında yayınlanmış ve sen intihalden haberin olmasına rağmen hukuki yollara başvurmamışsın. İstanbulda o kadar dostun var birisine rica etsen bir avukat adamı mahkum ettirirdi ama haklısın Edip mazlumdur ve Edip’te hiç suç yoktur. Basın savcısı davadaki bilirkişi raporunu istedi elden götürüp vereceğim ve bu raporla gazetelere başvuralım sende yardımcı ol.

İnanılmaz ama bir Türkiye gerçeği… Onbeş yıldır kitaplarımı yayımlayan Ozan Yayıncılık tarafından sansürlenen notu aşağıda:

Not: Kendini ilahiyatçı olarak tanıtan Mustafa Sağ adlı bir sahtekar, Mesaj’ın sadece kapağını değiştirip ismim yerine kendi ismini koyup mealin ismini Evrensel Çağrı olarak değiştirdi ve 2006-2010 yılları arasında birkaç kez aynen yayınladı. Kitabın mizanpajına ve virgülüne bile dokunmadan. Dahası, Hürriyet Gazetesi, Tempo Dergisi, Yeni Şafak Gazetesinde yayımlanan birkaç makale ve haber mealimi o sahtekâra mal ederek övdü veya eleştirdi. Bilginize.

 

Share